Gazete REDKuzu’nun gürültüsü!

Kuzu’nun gürültüsü!

Hırsız, katil, dolandırıcı ve yolsuz tiplerin bir ‘anayasa profesörü’yle kanka olmaları ne ilginç bir tesadüftür.

  • ÖZGÜR TOPSAKAL

AKP’nin “okumuş”larından sayılan Burhan Kuzu, partisinin en ilginç isimlerinden biri aynı zamanda. Sosyal medyadaki aktifliğiyle de dikkat çeken Kuzu, bozuk ve yazım yanlışlarıyla dolu Türkçesiyle alay konusu oluyor.

Desteksiz atmaları, şaibeli akademik kariyeri, takipçilerine verdiği seviyesiz yanıtlar ve hepsinden önemlisi kanun kaçaklarıyla kurduğu yakın ilişkilerle de adından sıkça söz ettiriyor Burhan Bey.

Bu durumda haliyle Kuzu’nun profesörlük unvanı da insana tuhaf geliyor.

Peki, Burhan bey bu unvanı nasıl alabildi? Kendi iddiasına göre daha erken profesör olabilirmiş ama okul içindeki “komünist bir çete” Burhan Bey’in profesörlüğünü engellemiş. Bu iddia Kuzu’nun orantısız yalanlarından biridir.

Gerçek şudur ki Burhan Bey profesör unvanı alabilmek için başka bir kitaptan intihal yani aşırma yapmıştır.

Jüri tarafından profesörlük başvurusunun reddedileceğini anlayan Kuzu, kendi isteğiyle başvurusunu geri çektiğinden bahsetmeyip mağdur ayağına yatmayı tercih ediyor.

Tarafsızlığı tartışma konusu olan başka bir jüri tarafından yıllar sonra profesörlük unvanı almasına alıyor ama profesörlük öyle isminin başına konulunca olunabilecek basit bir şey değil. Yaşam tarzı, dünya görüşü, entelektüel bilgi birikimi önemlidir.

Oysa Kuzu’nun davranışlarından, alay konusu olan yazım yanlışlarından, nezaketsizliğinden ve üslubundan profesör olmadığı hemen anlaşılıyor. Akşama kadar liseli ergenler gibi sağa sola seviyesiz yorumlar yazan profesör olur mu?

Öte yandan, intihal iddiasını gündeme getiren Mahmut Tanal’a “H.S.” şeklinde yanıt veren Kuzu, “82 Anayasası’nı ben yazdım” diyerek orantısız bir yalana daha imza atıyor. 82 Anayasası yazılırken araştırma görevlisi olduğunu Burhan bey unutabilir ama arşiv hatırlatır.

Burhan Bey’in bir özelliği de mafyöz, dolandırıcı, yolsuz kişilerle kurduğu ne idüğü belirsiz ilişkiler ağıdır.

Uyuşturucu baronu ve suç örgütü lideri Zindaşti‘yi önce tanımadığını iddia etmiş, Zindaşti’yle fotoğrafı ortaya çıkınca gerçeği itiraf etmek zorunda kalmıştır. Ortaya çıkan whatsapp yazışmalarına göre mesele bir fotoğraftan çok daha fazlasıdır. Zindaşti için Burhan Bey’in yargıya müdahale etmeye kalktığı ve adeta seferber olduğu görülmektedir.

Hayrola Burhan Bey neyin telaşı bu? Yine dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek’le Burhan Kuzu arasında geçen telefon konuşması ise tam bir faciadır. Görüşmede Gökçek işlediği bir suçun para cezasına çevrilmesi gerektiğini anlatıyor ve Kuzu’ya kanun teklifi vermesi için ricacı oluyor. Kuzu ise bu teklife olumlu yaklaşıyor.

Aynı görüşmede Gökçek, belediye başkanları için de dokunulmazlık getirilmesi gerektiğini belirtiyor.

“Suç işleyen soluğu sizin yanınızda alıyor Burhan bey, ne iş?” demekten kendini alamıyor insan.

Kuzu’nun, dolandırıcılıktan İsviçre’de hapis yatmış Sabah Gazetesi İsviçre temsilcisi Mehmek Çek‘le de fotoğrafı görülüyor. Aynı Mehmet Çek kurduğu bir vakıf aracılığıyla Kızılay adını kullanarak yasa dışı para toplama iddialarıyla gündeme gelmişti. O da Burhan Bey’le bir karede görülme şerefine erişebilenlerden.

Kıymetli profesörün fotoğraf albümünde başka hangi kriminal tipler var dersiniz?

Tabii ki Fethullah!.. Kuzu’nun Nurcu örgütlenmenin elebaşı Gülen’le de fotoğrafı ortaya çıkıyor ve kendisi sosyal medya hesabından akşama kadar ona buna ‘Fetöcü’ damgası vurmaya kalkıyor.

Hayat, Doğu Perinçek’in Kürtçe türkü söylemesi kadar enteresan.

Hırsız, katil, dolandırıcı ve yolsuz tiplerin bir ‘anayasa profesörü’yle kanka olmaları ne ilginç bir tesadüftür.

Ayrıca Burhan Bey’in çok siyasi yaşamında çok ilginç tespitler yer alıyor. “Sol iktidar mı oldu ki yolsuzluk yapsın?” sözü itiraf değilse nedir?

Koltuk beklentisini ise gizlemiyor ve bu konuda ‘Reis’ine ince bir sitem yolluyor. Kendisini atıl durumda hissediyor olmalı ki sabah akşam imla hatalarıyla dolu twitler atıyor Burhan Bey.

O pek kıymetli düşüncelerinden halkımızı mahrum bırakmıyor sağ olsun…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,818BeğenenlerBeğen
17,097TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol