Gazete REDKredi kartına da taksit yapın!

Kredi kartına da taksit yapın!

Mardin Kızıltepe’de 7 yıl önce çıkan bir kavga sırasında İbrahim Kılıç adlı öğretmeni öldüren polis memuruna verilen para cezası 24 ay takside bölündü!

2012 yılında iki aile arasında çıkan kavganın ardından yaşanan olaylarda 30 yaşındaki matematik öğretmeni İbrahim Kılıç’ı öldüren polis memuru İ.K.’ye önce 10 bin 100 TL. para cezası verildi. Gerekçeli kararında Kılıç’ın ölümünü “hukuka uygun” bulan mahkeme, para cezasını 24 ay takside böldü.

Mezopotamya Haber Ajansı’ndan Ahmet Kanbal’ın olayın detaylarını anlatan haberini aşağıda paylaşacağız. Ancak öncelikle kahraman polis teşkilatımızın daha nice “destanlar” yazması için yüce yargımıza bazı önerilerimiz de var:

Madem öyle; halka düşman edilen polisin işlediği cinayetlerde kredi kartı da geçsin. Hatta karta taksit de yapılarak kolay ödeme imkanı tanınsın. Polisimiz “üç öldür, bir öde”, “önce öldür, üç ay sonra öde” “cinayette damping” gibi kampanyalarla daha da yüreklendirilerek bonus da kazansın. Nasıl olsa ölen biziz, yani halk! Sizin canınız can, bizimki patlıcan! Öyle değil mi ama; neticede adaletiniz, bunu gerektirir. Elinizi korkak alıştırmayın böyle!

OLAYIN GEÇMİŞİ
Mardin’in Kızıltepe ilçesinde, 20 Şubat 2012 tarihinde iki aile arasında alacak meselesi nedeniyle kavga çıktı, Kavgaya karışan Abdulkadir Karaaslan ifadesi alınıp, serbest bırakılmak üzere İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğünde Emniyet Müdürlüğü önünde bir süre sonra karşı aileden bir grup toplandı ve bunun üzerine polisler grubu dağıtmak için gaz bombaları kullanarak, havaya ateş açtı Bu sırada polis memuru İ.K.’nin silahından çıkan kurşun İbrahim Kılıç’ın ensesine isabet etti ve Kılıç yaşamını yitirdi.

Olaya ilişkin polis memuru İ.K. hakkında 2015 yılında “kasten öldürme” suçlamasıyla dava açıldı. Mardin 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2016 yılına kadar devam eden davada, sanık polis İ.K. hakkında beraat kararı verildi. Ancak, Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi yerel mahkemenin verdiği kararı bozdu.
Yeniden başlayan yargılamada sanık polis memuru İ.K., “Kalabalığı dağıtmak için havaya ateş açmak istediğim sırada biri elime vurdu ve silahım ateş aldı” sözleri ile kendini savundu. İddia makamı ise, “Sanığın görevli bulunduğu esnada havaya ateş etmek istediği ancak maktul ile birlikte olay yerinde bulunan şahısların sanığın boğazına sarılması ve sanığa yumruk vurması nedeniyle sanığın meşru müdafaa sınırları içinde eylemde bulunduğu, sanığın meşru savunma halinde olay bütünlüğü dikkate alındığında mazur görülecek heyecan, korku ve telaştan elinde bulunan silahın ateş almasını sebebiyet verdiği, sanık hakkında üzerine atılı suçtan dolayı ceza verilmesine yer olmadığı” yönünde mütalaa verdi.

CİNAYETTE TAKSİT İMKANI!
Mahkeme, polis memuru İ.K.’yi “taksirle öldürme” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, daha sonra vermiş olduğu cezada 1/3 oranında indirime giderek, cezayı 1 yıl 8 aya düşürdü. “Sanığın geçmişi ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkilerini lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul eden” mahkeme, 1/6 oranında daha indirim uygulayarak, cezanın 1 yıl 4 aya düşürülmesine karar verdi.Yaptığı indirimlerle de yetinmeyen mahkeme, “Sanığın kişiliği, sosyal ekonomik durumu ile suçun işlenmesindeki özellikleri” dikkate alarak, cezayı 505 gün adli para cezasına çevirdi. Mahkeme, ayrıca 10 bin 100 TL para cezasının 24 ay taksitle ödenmesine karar verdi.

HUKUKA UYGUN CİNAYET!
Mahkeme kısa bir süre önce de gerekçeli kararını açıkladı. Kılıç’ın nasıl vurulduğunun sanık polis memuru İ.K.nin “savunmaları ile anlaşıldığını” belirten mahkeme, kolluk kuvvetlerinin olayları engellemekte yetersiz kalması, kalabalık içerisinde silah kullanan kişilerin bulunması durumunda “Polis Vazife ve Salahiyeti Kanunu’nun (PVSK) 16’ncı Maddesi” kapsamında silah kullanma yetkileri olduğunu savundu. Mahkeme, kararının devamında, “Silah kullanma yetkisinin haiz olduğundan silah kullanmada hukuka uygunluk nedeninin bulunduğu” ifadesini kullandı. Mahkeme, polis memuru İ.K.ye “taksirle öldürme” suçundan ceza verme gerekçesi hakkında ise, “Sanığın hukuka uygun olarak kalabalığı dağıtmak üzere silahını havaya kaldırdığı sırada birinin eline vurması sonucunda silahın ateş alarak maktulün vurulması olayında ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran sebeplerde sınırın taksirle aştığı anlaşıldığı” iddiasında bulundu.

AİLENİN AVUKATI: YAŞAM HAKKI ÖNCELİKLİ OLMALI!
Kılıç ailesinin avukatı Erdal Kuzu, kararın kolluk kuvvetlerinin karıştığı olaylarda yargının cezasızlık uygulamalarının devamı olduğunu belirtti. Türkiye’de yargının her daim kolluk kuvvetlerinin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren sivillerin yaşam hakkını ikinci plana attığını belirten Kuzu, “Yargı bu tür kararlar vermeyi sürdürdükçe bu ülkede daha çok insanımız benzer şekilde yaşamını yitirecek. Bu kararlar polislerin çekinmeden silah kullanmaya devam etmesinin önünü açmaktan öteye gitmiyor. Son zamanlarda gündeme gelen yargı reformu tartışmasında PVSK ilk elden düzenlenmesi gereken kanun iken, yaşam hakkının öncelenmesi gerekiyor” diye konuştu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,988BeğenenlerBeğen
16,911TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol