Kravatlı Haydutlar-1

Yankilerin “kesik attığı” F-35’ler, silah sanayii, işe yaramazlık, rüşvet ve soygunun “medeni” halleri…

  • CEM ASLAN

Bir ülke düşünün… Nüfus artışı ve köyden kente göç durmuş. Arazilerin hepsi kapatılmış. Konut ihtiyacı kalmamış. Kamu binalarının hepsi bitmiş. Bütün yollar, havaalanları yapılmış. Bütün köylere elektrik çekilmiş. Üstüne baraj yapacak dere kalmamış…

Devleti soymak için elinde bir tane başlıca araç kalır; silah endüstrisi

Çünkü ortaya koyduğunuz ürünün göze hitabı güçlüdür. Halktan beğeni alır. Ulusal gururu ve özgüven duygularını okşar. Seçimlerde iyi propaganda malzemesi olur. Yolsuzluklara fırsat yaratır. İhtiyacı yapay olarak sınırsız derecede şişirmek, teknik ve siyasi gerekçelerle kılıfına oturtmak kolaydır. Karşı çıkanı hain, işbirlikçi falan ilan edersin gider. Gerçek bir savaş çıkmadıkça bir halta yaramadığı da anlaşılmaz. Maliyet ve etkinik karşılaştırmasından da çokları anlamayacağı için değirmen tıkır tıkır döner…

Amerika’da trafik polisinin eline on dolar sıkıştırıp geçmek hayal bile edilemez. Fakat kapitalizmin her çeşit iklimsel ortamda yolsuzluk ürettiği de bir gerçektir.

Alt düzeydeki memurun basit rüşvetler alması gibi tavuk hırsızlıkları piyasa hukukunun geliştiği ülkelerde ortadan kaybolur. Onun yerine soygunu yasal ve teknik kılıfa oturtan malı küfeyle götüren kravatlı hırsızlıklar gelişir.

Finans sektörü örneğin, anayasaya kadar bütün kanunları yazan zaten onlar. 2008’deki kurtarma paketlerini hatırlayın. Bunun en iyi örneklerinden bir başkası da silah sanayicileridir ve dünyanın en iyi sağmal inekleri de Amerikan vergi mükellefleridir.

Lockheed Martin diye bir havacılık şirketi var Amerikalıların. İsmini karıştığı uluslararası bir rüşvet skandalından biliyoruz. F-104 diye hem savaş meydanında işlevsiz hem de güvenliği çok zayıf bir uçak yapmışlardı 70’lerde. Ürettikleri 2 bin 500 uçağın yarısı kullanım ömrü boyunca ciddi bir kazaya karıştı. İsmi uçan tabuta çıktı aletin. Yüzlerce pilot bunlar yüzünden öldü. Sadece Almanya’da 115 pilot hayatını kaybetti F-104 kazalarında.

Bu aleti satmak için rüşvet dağıtmışlar bol keseden. Almanya’dan Japonya’ya, Suudi Arabistan’a kadar yerel bürokrat ve siyasetçilere belli komisyonlar ödeyerek satmışlar. Hz. Türkiye’ye de sattılar elbette. Bizim de çok insanımız öldü bu uçakların karıştığı kazalarda. Ama skandalın bir tek Türkiye ayağı aydınlanmadı. Şaşırdık mı?

Şimdiler başka bir iş peşindeler. Bu yazıyı yazmak oradan geldi aklıma.

Duymuşsunuzdur, F-35 diye başka bir uçak yaptılar. Birim maliyeti 100 milyon dolara yakın!

Acayip bir şey, ilk görüşte takoz sanırsın! Fiyatını görünce iyiden iyiye merak sardı. Üstüne biraz okuma yaptım, yorumları taradım. Olay aydınlandı kafamda.

Yok efendim kara kuvvetleri şu özellik olsun demiş, Pentagon bunu demiş, Beyaz Saray onu demiş, deniz kuvvetleri uçak gemisine inip kalksın demiş derken uçak şişmiş şişmiş kıçını çekemeyen obez Amerikalı’nın birine benzemiş. Birim fiyatı da “doğal olarak” 100 milyon dolarlara çıkmış.

Ee elbette, ne kadar çok şey “istersen” fiyatı da o denli tuzlu olur.

İki ton altın eder yahu 100 milyon dolar. Uçaktan anlamam ama bizim de anladığımız konular vardır bu hayatta. Devletlerden nasıl para tokatladıklarını iyi bilirim mesela bir inşaatçı olarak. Burada ihtiyaç kabartma tozu ile şişirilmiş besbelli. Ayrıntısını şeytan bilir.

Yapana sorarsan görünmez uçak, radara yakalanmıyor, sesten hızlı. Onun için takoz olması, yani manevra yapamaması önemli değilmiş.

Pabucuma anlat bu hikayeleri. Onda biri kadar para etmeyen eski nesil bir uçak bir yaklaşırsa yakınına görürsün madaralığı.

F-117 de görünmez uçaktı sözde. Sırplar 60’lardan kalma roketle vurdular. Sonra, “Özür dileriz görünmez olduğunu bilmiyorduk” diye dalgalarını geçtiler.

Bu devirde sır diye bir şey mi var? Rakiplerin projede çalışan birkaç mühendisi, subayı satın alırlar, olmadı bir kaçının bilgisayarını patlatırlar, tamamdır. Daha test uçuşunu yapmadan her şeyi öğrenip seni ebeleyen sistemi geliştirmişlerdir emin ol. Belki senin uçağa harcadığın paranın yüzde biriyle yapmıştır o sistemi.

Vietnam’da Yankee’nin koca B-52’lerini kelepir otomobil parası füzelerle sapanla karga vurur gibi vurdulardı. Bir operasyonda 32 tane düşürdü bir keresinde Vietnamlılar. Bombardıman devam etseydi ABD, Sovyetler karşısındaki nükleer caydırıcılığını kaybedecekti.

100 ton yakıt ve bomba yüklü bir uçağın karanlıkta yanarak düştüğünü düşünün. Enayiysen gece aydınlatmasına gider böyle milyarların. İçinde insan olmasa ne hoş manzara dersin!

Şu anda Amerika Türkiye’nin sipariş ettiği F-35’leri vermiyor, 2 milyar dolar para ödendiği halde. “Parası ödense de kafamıza eserse uçakları teslim etmeyiz” diye bir madde var demek sözleşmede. Bizim taklavata attırılan imzalara zaten şeytan bile şaşar.

Hiç takılmayın bunlara. Eninde sonunda verirler uçakları. Dahası Türkiye’deki yozlaşmışlığı, bürokratların kolay “ikna” edilebilirliğini, ülke liderliğinin siyasi baskılara ve şantaja açık durumunu düşününce eminim ki ileriki yıllarda 200-300 tane daha iteklerler.

Önceki İçerikSarhoş yazı
Sonraki İçerikMuğla, Dalaman’da iş cinayeti

Son Haberler