Gazete REDKızılay kanımızı da satmış!

Kızılay kanımızı da satmış!

-Güncellendi-

“Kan stokunun kritik seviyenin altına düştüğünü” açıklayan Kızılay, meğerse vatandaştan topladığı kanı yabancı ülkelere satmış!

RED Haber – Geçtiğimiz günlerde Kızılay kurumu elinde bulunan kan stokunun “kritik seviyenin altına” düştüğünü açıklamıştı. Türkiye tarihinde böyle bir açıklamayı kimse hatırlamıyordu.

Şimdi de tüm televizyonlarda zorunlu kamu spotu yayınlanıyor ve devlet eliyle Kızılay’a kan isteniyor. Fakat istenen kan bağışı seviyesine ulaşılamıyor.

Peki bu nasıl oldu?

Çünkü Kızılay’ı da siyasete alet ettiler. Hatta siyasetin de ötesinde, iktidar ve tarikatların ilişkilerine bulaştırdılar. Kan veren duyarlı kesim Kızılay’a tüm güvenini kaybetti. Üzerine bir de “kan satışı” haberleri geldi…

Evet, mevcut yönetim, Türkiye’nin en güven duyulan kurumlarından Kızılay’ın itibarını yerle bir etti. Tarikat vakıflarının çantacılığını yapmaya başlayan Kızılay Başkanı, vergi kaçakçısı yandaş sermaye ile tarikat vakıfları arasındaki para trafiğini kurum üzerinden yürütmeye başladı.

Kendisine Boğaz’da binlerce dolarlık yalı kiralayan ve parasını kuruma ödeten Kızılay Başkanı Kerem Kınık, halkın pek çok farklı kesiminden tepki topluyor. Kurumun itibarı yerlerde sürünüyor.

Lüks yalıya binlerce dolar kira veren ama depremi fırsat bilip para toplamaya girişen Kızılay, Ramazan dolayısıyla da halktan fitre parası istemeye başladı. Tam da bu sırada, aynı Kızılay’dan, “Kanımız kalmadı” açıklaması geldi.

“Kritik seviyenin altına düşen kan stoku” açıklaması, Türkiye’de kan ihtiyacı olan hastalardan ciddi paralar talep edildiği haberlerinin ötesinde, geçtiğimiz süreçte Kızılay’ın yurtdışına kan satma tartışmalarını akla getirdi.

Bir dönem Kızılay Hukuk Müşavirliği yapan eski CHP milletvekili Haluk Pekşen, Kızılay’ın yurtdışına kan sattığını açıklamıştı.

Kızılay tarafından inkar edilmeye çalışılan açıklamaya Pekşen sert bir açıklamayla yanıt vermişti:

“Kızılay başkanı diğer yandan üzerine elzem olmayan işlere bulaşarak gerçekleri gizlemeye kalkmıştır. Hazır konu açılmış ve kendisi de halk gerçeği öğrenmesin diye işin içerisine girmişken soralım. Kızılay’ın SGK kurumundan herhangi bir alacağı var mıdır? Kızılay’ın SGK kurumundan alacağının nedeni nedir? Hazır konu açılmışken soralım: Kızılay Genel Müdürü, Genel Müdür yardımcıları ve danışmanların maaşları ne kadardır? Bağışçılardan toplanan kandan elde edilen trombosit, plazma ve eritrositler nerededir? Kızılay başkanı benden özür dilemez ise, onun yalancı ve iftiracı olduğunu mahkeme ilanına bağlayıp tüm dünyaya ifşa edeceğim.”

Haluk Pekşen, insan kanından üretilen ve kanser hastalıkları tedavisinde kullanılmak üzere yurt dışından ithal edilen ilaçlar için her yıl ortalama 3 milyar dolar para ödendiğini de sözlerine eklemişti.

Pekşen, “Kızılay topladığı kanı, Plazma, Eritrosit, Trombosit olarak ayrıştırarak kullanıma sunmakta ve maalesef Türkiye’de kanser ve diyaliz ilaçları üretimi olmadığı için kullanım fazlası kan ürünleri haraç mezat yurt dışındaki tekellere satılmakta ve oradan ilaç olarak milyarlarca dolar ödenerek ithal edilmektedir” diye kan satışına dair iddialarını detaylandırmıştı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,152BeğenenlerBeğen
17,018TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol