Gazete REDKıbrıs vatandaşına Ankara’da dava açıldı!

Kıbrıs vatandaşına Ankara’da dava açıldı!


Evet, bu da oldu, Kıbrıs vatandaşı gazeteci Şener Levent’e TC savcısı dava açtı! Yetmedi, Kıbrıs polisi gidip Şener Levent’e “tebligatta bulundu”!

Trajikomik vakayla ilgili olarak Şener Levent’in Afrika Gazetesi’nde kaleme aldığı yazı şöyle:

ANKARA’DA MAHKEME Mİ VAR BAY SAVCI?
Kolaj ustası sevgili dostum Senih Çavuşoğlu bakın ne yapmış…
İki Kuzey Koreli asker…
Ve aralarında kat kravat ben…
İki koluma yapışmışlar götürüyorlar beni…
Şöyle yazmış Senih:
-Sonunda bu da oldu… Ünlü lider Kim Jong Un’un saç traşını eleştiren Şener Levent az önce tutuklanıp Kuzey Kore makamlarına teslim edildi…
Kuzey Kore’nin Kim Jong’u…
Amerika’nın King Kong’u…
Bizim de King Long’umuz var…
Uzun adam…
Ben Lefkoşa’da yazarım…
O Ankara’da bana dava açar…
Oralarda mahkeme mi var?
Söyleyin…
Varsa hemen gideyim…
Boynum kıldan ince…
Adaletten kaçanın kaşığı kırılsın…
Yargılasınlar beni…
Ben haklıya haklı, haksıza haksız diyebilen yargıçların adaletine hayranım…
Mahkememizin bütün salonlarında yargılandım…
Böyle yargıçlar da gördüm…
Gerçekten gördüm…
Adaletimize güvenim varsa, onların sayesinde var…
Güce boyun eğmeyen şerefli yargıçlar…
Muhterem Ankara savcısı…
Sende öyle yargıç, öyle mahkeme mi var?
Öyle yargıçların olsa, bugün hapiste olan binlerce masum insan dışarıda, dışarıdaki suçlular da içerde olmaz mıydı?
Sen değil misin Selahattin Demirtaş gibi şerefli bir adamı milletvekili koltuğundan alıp içeri tıkan makam?
Tecavüzcüleri serbest bırakıp mağdur kadınları daha da mağdur eden…
Savcı değil, olsa olsa molla olursun sen…
Söyle…
Senin adaletine nasıl güveneyim?
Sen masum insanları hapse göndererek bunca suç işlerken…
Yani asıl hesap vermesi ve yargılanması gereken sen iken beni nasıl suçlarsın?
Söyle…
Suçum ne?
İşgalciye işgalci demek mi?
İşgalci demeyip de ne diyeyim?
Bir ülkeyi işgal ve istila edenlere ne denir ki başka?
Bak, bizim için yeni bir sözlük hazırlama inceliğini gösteren arkadaşlar bile başka bir söz bulamamışlar bunun yerine…
Ama işgal altındakiler bundan rahatsızmış…
Rahatsız ise ne yapayım…
İşgal sözünden rahatsız olacaklarına keşke işgalciden rahatsız olsalardı…
44 yıl geçti…
Kurtarıldıklarını sananların aklı başına gelmedi mi hala?
Sana işgalci dediğim için mi yargılayacaksın beni?
Yargıla…
Dedim ve yine derim…
Kıbrıs’ta da işgalcisin…
Suriye’de de…
Kıbrıs senin mi?
Senin değil…
Afrin senin mi?
Senin değil…
Nasıl ki Paris Hitler’in değildi, bunlar da senin değil!
Neden kurtarıcı muamelesi yapıyorlar sana?
Hiç düşünmedin mi?
Onlar senin silah zoruyla zaptettiğin topraklara ganimet diye kondular…
Bu toprakları kendi aralarında nasıl paylaşacaklarını şaşırdılar…
Şu sahillere, şu dağlara tepelere bak…
Çalınmış topraklardaki villalara bak…
Bir onuru olanlar bile bu onuru senin sayende kaybettiler…
Kimlikleri de gitti, kişilikleri de…
Senin sayende zengin oldular…
Şu arka bahçene döktüğün ne varsa kabullendiler…
Sana ezan gibi günde beş kere şükran çekiyorlarsa ne sandın?
Senin neden hiç buradan gitmeni istemiyorlar?
Çaldıklarını kaybetmesinler diye…
Sana bekçi köpeği muamelesi yaptıklarının farkında değil misin?
Karıştırma beni onlarla…
***
Belli ki unutmuşsun Bay Savcı…
Ben Türkiyeli değilim…
Kıbrıslıyım…
Sana biat edenlerden değil, seni suçlayanlardanım…
Anlaşılan Kıbrıslılara hiç güvenmiyorsun…
Hele mahkemelerimize ve yargıçlarımıza hiç!
Ama senin ülkende yapacağın yargılamanın da bizim için hiçbir değeri yok…
Dua et ki burada sana itaat eden bir polisimiz var…
Ve Ankara’dan gönderdiğin davayı gelir bana okurlar…
Senin burada işgalci olduğunu kanıtlar bu ancak…
Sen başka hiçbir yerde hiçbir polise bunu yaptıramazsın…
***
Ben fikri ve vicdanı hür bir insanım Bay Savcı…
Sen ise faşizmin bir kulusun…
Memleketine özgürlük gelene kadar savcısın ancak…
Bense kalemimi kırmam hiçbir zaman!

Şener Levent
Afrika
2 Ağustos 2018

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,988BeğenenlerBeğen
16,911TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol