Gazete REDKibir dilinin yıkıcılığı

Kibir dilinin yıkıcılığı

Özellikle sosyal medya ortamlarında kendine yer bulan; kibirli diliyle kendini dev aynasında gören; kargadan başka kuş tanımayan; kimseleri beğenmeyen “en sosyalist” bir kesimin varlığı’ bırakın sıradan halkı, bilinçli insanları bile irrite ediyor.

Yazdıklarını okuduğumuzda bu arkadaşların ülke gündemini belirleyip yönlendirecek bir politik güce sahip olduklarını düşünüyoruz haliyle. Gerçekteyse bırakın ahkamcıları, tüm sosyalistlerin toplamı yüzde bir bile değil.

Referandum süreci, bu kibir budalası kesimin daha pervasız ve saldırgan bir dille ahkam kesmesini de beraberinde getirdi. Referandum sürecini küçümseyip, solcuların sonuç için MHP ve AKP seçmenine dönük olumlu mesajlar yollamasına şiddetle karşı çıkıyorlar. Bunu bir acizlik olarak kodluyorlar.

Vay efendim, MHP’liden, AKP’liden mi medet umacağız?! Sanırsınız tek başlarına sonucu belirliyorlar da yanlarına ortak beğenmiyorlar! Hele bunların bir de boykotçu versiyonu var ki, o konuya hiç girmeyelim, sadece düşman başına deyip geçelim.

Bağıra bağıra gelen ve bir de rıza devşiren faşizm kitlenin önüne sandığı koymuşken, kibir sadece faşizme hizmet eder. Antifaşist mücadele, çok ince birliktelikleri, çok ince ittifaklar politikasını gerektirir. Bunu sağlamak için de çok ince bir diplomasi dili elzemdir.

Hiçbir politik oluşum tek başına ve burnundan kıl aldırmayan kibirle antifaşist mücadeleyi kazanamaz. Bu süreçte AKP ve MHP ile bağ kurmuş ama şimdi faşizmin onayına evet demeyecek olan -çoğu emekçi- bir kitle mevcuttur. Bu kitle ister bilinçli, ister bilinçsiz olsun faşizmin kitle desteği olmayı kabul etmiyorsa elbette hem ilgiyi hem de kucaklanmayı hak ediyordur. Bu da arı sokacı gibi bir dille olmaz. Küçümseyerek, yok sayarak gerçek yok edilemez. Somut durum analizi yapmak bizi çözüm yoluna daha çabuk ulaştırır. O somut durum analizi bize “HAYIR”ın netleşmenin öncüsü, önceli olduğunu gösteriyor. Ülke alenen faşizme destek verenler ve vermeyenler olarak ayrışıyor. Bir kesim sarayın kapı kulluğunu benimseyip diğerlerine yaşamı dar ederken, öteki kesim özgür yurttaşlıkta ısrar ediyor. Karmaşa yerini netliğe, yeni bir politik çıkışa, antifaşist mücadelenin örgütlenmesine bırakıyor. Bu da ‘armudun sapı, üzümün çöpü’ diliyle yapılamaz. Süslü ‘devrim’ lafları ve ustalardan başka koşullar için söylenmiş lafların alıntılanması ile yapılan kibirli, üstenci sözüm ona tahliller ancak saraya saki yapar…

Somut durumun somut tahliliyle politika oluşturulsa zaten bu günlere böyle cılız gelmezdik. O halde her şeyi yerli yerine oturtmak gerekiyor. Bunun bilinen en kestirme yolu da gerçekçi olmaktan geçiyor. Seçeneğimiz, hayırı en geniş halk kitlelerine benimseterek, ‘evet’in siyasi yapısını bu kitleye teşhir edebilmektir. Sonucu bugün kararsız diye adlandırdığımız ve bizim onlara yaklaşımımızla yön seçecek kitle belirleyecektir.

Bu kitle ile kavga etme lüksüne sahip değiliz.

Eğer mesele bu kibir budalalarınca anlaşılmadıysa şöyle ifade edelim: Sonuç ‘HAYIR’ olursa kazanacağımız psikolojik üstünlük çok değerli olacak ve ‘evet’ çıkması halinde ise pek çok kesimde bir psikolojik çöküntü hakim olacaktır. Bu durumda kimileri elbette kendi tekkelerinde sol ibadete devam edeceğini düşünüyor olabilirler, ancak bizce o ibadeti ancak camide yaptırırlar. Bırakın sağa sola çatarak kibir üfürneyi de kim ne yaparsa yapsın ve HAYIR kazansın.

Önceki İçerikDevlet ne işe yarar?
Sonraki İçerikKim kazanacak?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,822BeğenenlerBeğen
17,108TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol