Kemal Kılıçdaroğlu’na açık mektup

Kemal Bey,

Malum, her türlü provokasyon girişimine rağmen Pazar günü Kartal’da “Teslim Olmayacağız!” mitingini gerçekleştirdik. 10 Ekim 2015’de Ankara Garı önündeki katliamdan sonra emekçilerin, solcuların İstanbul’da düzenlediği en büyük kitle gösterisi oldu bu. Demek ki ihtiyaç vardı…

CHP, miting öncesinde il yönetiminden Genel Merkez’e kadar pek çok makamın bilgisi ve ilgisi dahilinde bu mitinge katılma kararını görüştü, katılacağını beyan etti, bu bizi sevindirdi. Zira, ne yazık ki, ülkemiz KaçAk Saray diktatörlüğü altında bir uçuruma sürükleniyor ve bizim bu gidişatı durdurmak için CHP’ye gönül ve oy veren kesimlere ihtiyacımız var.

Lakin siz son anda talimatlar çıkarmış, CHP’lilerin mitingden çekilmesini istemişsiniz. Bizlerle yan yana görüntü vermek istememişsiniz.

Kemal Bey… Sizi şahsen tanımam ama görebildiğim kadarıyla makul birine benziyorsunuz. O yüzden sormak istiyorum, bizimle yan yana görünmekten ne diye çekiniyorsunuz?

Siz Yenikapı’da, çocuk tecavüzlerinin kaide haline geldiği ENSAR Vakfı’nın hamisiyle aynı sahnede arzı endam eylediniz. Şimdi çocuk tecavüzlerini meşrulaştıran yasaları Meclis’e getirenler, Yenikapı’da kol kola girdiklerinizdir. Peki, çocuk tecavüzlerine karşı mücadele edenlerle yan yana görüntü vermek sizi niye bozuyor?

Reza Zarrab’ın önüne yatanların partisiyle, Bahçelievler’den Maraş’a pek çok katliamın altına imza atanların partisiyle yan yana geliyorsunuz; birlikte, el ele tutuşarak fotoğraflar çektiriyorsunuz. Hadi, diyelim “siyaset icabı”… Peki, çocuklarına para sıfırlatmayanlarla, tek sermayesi emeği olanlarla yan yana görüntü vermek sizi niye üzüyor?

Pazar günü Kartal’daki mitingde Berkin Elvan’ın annesi, babası sahneye çıktı. “Teslim Olmayacağız!” diye haykırdılar. Siz Berkin Elvan’ın katilleriyle yan yana görüntü vermekten çekinmiyorsunuz da, Berkin Elvan’ın annesiyle, babasıyla yan yana durmaktan niye utanıyorsunuz?

Kemal Bey… Siz arsızla, uğursuzla gayet kolay yan yana geliyorsunuz; artık kimden tavsiye alıyorsanız, elin gericisini bize cumhurbaşkanı adayı olarak bile sundunuz. Lakin iş, “Hırsıza, katile, tecavüzcüye teslim olmayacağız!” diyenlerle yan yana durmaya gelince, kusura bakmayın ama, bin dereden su getiriyorsunuz. Ayıptır…

Öğreniyoruz ki, CHP “Provokasyon olabilir” gerekçesiyle son anda mitinge katılmaktan caymış! Bunun doğru olmadığını hepimiz biliyoruz Kemal Bey. Doğrusu şudur: Siz, “Ben çobanım, bu milleti sürü gibi görüyorum” diyerek saltanat peşinde koşan diktatörün üç-beş provokatörüne teslim oldunuz. Hadi daha açığını söyleyeyim, gazetelerinde mitingi hedef gösteren Kabataş yalancılarından ve Aydınlıkçı hainlerden korktunuz.

Kemal Bey… Kusura bakmayın ama bu ürkeklikle bırakın emekçilere, ezilenlere umut olmayı, ana muhalefetçilik bile oynayamazsınız. Nitekim, sizin talimatınızla miting alanından ayrılan CHP’li sayısı bir avuç bile değildi. Size rağmen, binlerce CHP’li yanımızda durdu, “Biz de teslim olmuyoruz!” diye haykırdı.

İşte bu nedenle, size yüzünüzü sağa dönmeyi kim tavsiye ediyorsa, on-lar-dan bir an önce kurtulmanızı öneriyorum. Size Ekmeleddin’i kakalayanlar, ABD’yle ya da AKP’yle aranızı hoş tutanlar, “Aman ha!” tellalları bu halkın, bu memleketin derdine tek bir deva sunamaz. Salon siyaseti yaparak diktatörlüğü ve karşıdevrimi durduramazsınız. Ya mücadele edeceksiniz yahut havluyu atacaksınız. Bu şekilde devam ederseniz, solunuzda kimse kalmadığında sizin kapınıza gelecekler ve o zaman hem memleketin, hem de sizin haliniz perişan olacak…

Kemal Bey… Son olarak bir hususu vurgulamak isterim. Emin olun, sizin birlikte görüntü vermek istemediğiniz bizler, sizinle birlikte görüntü vermeye can atmıyoruz. Biz bu memleketin geleceğini kurtarmak, çocuklarımıza yaşayabilecekleri özgür bir ülke ve nefes alabilecekleri topraklar bırakmak için gericiliğin yenilmesi gerektiğini, bunu büyük bir eylem birliğiyle başarabileceğimizi düşünüyoruz. CHP’ye bu büyük eylem birliği için ihtiyacımız var. Yoksa, konu bir “fotoğraf” meselesi değildir.

Kemal Bey… Demem o ki, tarihsel bir görevle karşı karşıyasınız. Görmezden gelirseniz ağır bir vebal altına gireceksiniz. Önümüzdeki süreçte sorumluluk bilincinizin ağır basmasını umuyorum.

Selamlarımla…

Hakan Gülseven / 21.11.2016

Hakan Gülseven’in miting alanında yaptığı değerlendirmeyi izlemek için: TIKLAYIN

Son Haberler

Grev 205’inci gününde ama işçiler yalnız!

Yenibosna Yeditepe Tır Garajında faaliyet gösteren Samsun Çorum Nakliyat Ambarı (SONER AYDAR) işçilerinin işverenin sendika düşmanlığına karşı başlattığı grev 205'inci gününde, ancak işçiler yalnız! RED...

Korona testlerinde AKP’lilere kıyak!

Koronavirüs salgınıyla ilgili yeterli önlemleri almamakla eleştirilen AKP iktidarının koronavirüs testlerinde de kendilerine öncelik tanıdıkları iddia ediliyor! RED HABER - İstinye Devlet hastanesi çalışanı...

“Ekonomik refah” can alıyor!

Koronavirüs salgınında gerekli önlemleri almayan ve işçileri köle şartlarnda çalışmaya mecbur eden sermaye düzeni can almaya devam ediyor. İşçi örgütlerine göre Temmuz ayında en...

“Her yer korona, her yer sömürü!”

Koronavirüs salgını sermaye sahiplerinin işçiyi kâr hırsıyla nasıl acımasızca sömürdüğünü her gün açığa çıkarıyor! Vestel, Kumtel ve Dardanel fabrikalarında ölüm ve vakalar artarken işçiler...

Çok insan ölecek

Bugüne kadar yazdığım hemen her şey, sadece kötü senaryo dahilinde gerçekleşiyor ve bu beni çok üzüyor. T. AKMAN İnsana ne düşüneceğini şaşırtan, çok keyifsiz bir...