Gazete RED“Kel” demeyeceğiz, ne diyeceğiz?

“Kel” demeyeceğiz, ne diyeceğiz?

Yepyeni bir mevzumuz oldu: Bundan “kelli”, sırma saçlı mı diyeceğiz?

RED Haber – Adana Barosu’na kayıtlı avukat Tugay Bek hakkında sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek soruşturma başlatılması bugün sosyal medyada büyük yankı buldu.
Neredeyse saat başı ilginç “hakaret davası haberlerine” muhatap olan memleketimizde bu soruşturmanın daha fazla ilgiyle karşılanmasının sebebi avukat Turgay Bek’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya “kel kafalı bakan” demesi nedeniyle açılmasıydı.

Duvar’ın haberine göre Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla açılan soruşturma kapsamında 3 Ocak’ta ifadeye çağrılan Bek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı üç paylaşımdan sorumlu tutuldu.

Bek’in Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne atanan kayyımın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya kuyumcudan 600 bin liralık hediye aldığına ilişkin bir paylaşımı da soruşturma dosyasına girdi.

Tugay Bek paylaşımında, “Halkın iradesinin yok sayılması anlamına gelen bu hukuksuzluğa yönelik itirazlar ekose ceketli, kel kafalı bakanın emrindeki polisler tarafından şiddetle bastırılıyor” ifadelerine yer verdi. Bek, Savcılığın bu paylaşımda Soylu için kullandığı “kel kafalı bakan” tabirini hakaret saydığını belirtti.

Bu garip soruşturmanın neticesinde “yüce yargımız” ne tür bir karar verir bilinmez ama Türk Dil Kurumu’na göre kel, “saçı dökülmüş olan kimse” anlamına geliyor. Yani burada hakaret unsuru olarak görülecek bir durum yok. Ama madem soruşturma sebebi olarak görülüyor, o zaman soruyoruz; biz halk olarak bundan kelli kele sırma saçlı mı diyeceğiz? “Saçı dökülmüş olan kimse” desek mahkemelere düşmekten kurtulabilecek miyiz? Kel olmak ayıp mı ki hakaret olsun? Ayrıca kele “kabak” denen yörelerimizdeki vatandaşlarımızın hakları ne olacak?

Bir de son ve tehlikeli soru: Süleyman Bey’in saçı nerede?

“600 bin liralık hediye” kısmına ise hiç girmiyoruz tabii…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,818BeğenenlerBeğen
17,098TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol