Gazete REDKatliam gününden daha fazla polisle 10 Ekim Katliamı davası

Katliam gününden daha fazla polisle 10 Ekim Katliamı davası

Ankara’da 10 Ekim 2015 tarihinde IŞİD tarafından gerçekleştirilen, 103 kişinin katledildiği ve yine yüzlerce kişinin yaralandığı katliam davasının “güvenlik bahanesi” ile  51. duruşması Sincan Cezaevi Yerleşkesi Mahkeme Salonunda başladı.

Duruşmaya katliamda yakınlarını kaybeden ailelerin yanı sıra, çok sayıda vatandaş, HDP ve CHP’li milletvekilleri ve STK’lar katıldı.

Sincan Hapishanesi Yerleşkesine girmeden önce, araçlar durdurularak tek tek arandı. Cezaevi kapısında aileler uzun süre bekletildikten sonra, 10’lı gruplar halinde ve ince aramalardan geçirildikten sonra içeri alındı. Duruşma salonuna çakmak, kalem ve telefon sokulmadı. Mahkeme heyeti, duruşmanın izlenmesi için sarı basın kartı sınırlandırması getirdi ve sarı basın kartı olmayan gazeteciler içeri alınmadı. Bu arada arama karmaşasından dolayı yüzlerce kişe salona giremedi. Ailelerin dışarıda kalması mahkeme heyeti ile avukatlar arasında tartışmaya neden oldu.
Salonda avukatlar, milletvekilleri, aileler, basın mensupları ayrı ayrı yerlere oturtuldu.
Katliamda yaşamını yitiren Cemal Avşar’ın kızı Ayşegül Avşar 18 yaşından küçük olduğu gerekçesiyle duruşma salonuna alınmadı.
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 51. duruşmada karar açıklanması bekleniyor. 19’u tutuklu 36’sı firari 96 sanığın yargılandığı davada iddia makamı sanıklar hakkında ağırlaştırılmış örgüt üyeliği arasında cezalarla sanıkların cezalandırılmasını istedi. 9 sanık hakkında 101 kez ağırlaştırılmış müebbet, firari 16 sanığın dosyasının ayrılmasını istemişti. Müşteki avukatları ve aileler ise suçlamanın sadece sanıklarla sınırlı tutulamayacağını, olayda sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin de cezalandırılmasını istiyor. Mahkeme heyetinin bu duruşmada karar vermesi bekleniyor.

Dava avukatları, adil bir yargılama yapılmadan 31 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan duruşmada sonlandırılmasından endişe ettikleri davada, savcının 12 Haziran 2018 tarihinde sunduğu esas hakkındaki mütalaaya ilişkin olarak mahkemeye 26 Temmuz 2018 günü sundukları beyanlarında şu noktanın altını çiziyorlar:

“Dosya toplanması gereken deliller bakımından halen eksiktir ve tamamlanmamıştır. Henüz toplanmamış deliller bulunmaktadır. Mahkeme heyetinin bağlantılı dava dosyalarından ve kurumlardan talep ettiği bazı belgeler henüz dosyamıza gelmemiştir.”

Henüz gerekli deliller bile toplanmadığı ve kamu görevlilerinin sorumlulukları es geçildiği için avukatlar, ısrarla döne döne şu vurguyu yapıyor: ‘Bu dava böyle bitemez!”

Kaynak: haber ajansları

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,988BeğenenlerBeğen
16,911TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol