Gazete REDKahrolsun bağzı demokrasiler!

Kahrolsun bağzı demokrasiler!


2013 ve 2016 yazları… İki ayrı kitle, iki “Demokrasi nedir?” anketi…

  • ASLI ARAS

Bazı ülkelerin demokrasisi niteliksiz, bilgisiz, beceriksiz insanları hiç hak etmedikleri makamlara taşıyan yozlaşmış bir demokrasi. Böyle ülkelerde vatandaşlara demokrasi seçimden seçime oy vermekten ibaretmiş gibi öğretiliyor. Bunun böyle olmaması gerektiğini ifade edene, hak arayana sorgusuz sualsiz suçlu olarak bakılıyor.

Halbuki bu yozlaşmış demokrasi, halka sadece padişahı seçtiriyor. Üstelik bunu bile yanıltmacayla, sandık skandallarıyla… Geri kalan her şey padişahlık sistemi gibi işliyor. Padişah dilediğini istediği makama getiriyor. En düşük profilliyi vezir, en cahili rektör, en dalkavuğu bakan, şoförünü vekil, kendine dahi hayrı olmayan en ödleği general yapıyor.

Üstelik sistem sadece mevcut iktidar zamanında değil, neredeyse ezelden beri bu şekilde çalışıyor. Bugünkünün dünkünden farkı sadece hırsına yenilmişliğin ve güç sarhoşluğunun verdiği göze soka soka yapma cüretkarlığı…

Böyle ülkelerde yaşam sürenler olanı biteni seyrederek hiçbir şeyi düzeltemez. Adaletsizliği önleyemez, toplumdaki haksızlıklardan kaynaklanan öfkeyi durduramaz.

Demokrasinin olmazsa olmazları vardır fakat bu ülkelerde bunlar yoktur. Ne bağımsız medya, ne bağımsız yargı, ne namuslu seçim sistemi… Bu yüzden gelen gitmek, koltuğa çöken kalkmak bilmez.

Bu ülkelerde muhalefet de var tabii. Muhalefet liderinin sorumluluğu iktidar yanlısı olmayıp eleştiren kitleyi doğru temsil etmek olmalı, değil mi? İktidarın koruyup kollamadığı, sermayedarların ezdiği emekçi sınıfın varlıklarını savunmak, Meclis’te seslerini duyurmak ve haklarının garantörü olmak…

Ama bazı ülkelerdeki muhalefet liderleri defalarca seçim kaybeder, mitinglerde aslan gibi kükreyip halkın gazını alırken, Meclis kürsülerinde ezilir. Bunların oyları düşer ama parti içi özeleştiriye kulak tıkar, liderlik koltukları konu olunca alternatif isimleri afaroz eder…

Bu ülkelerde bağımsız medya yoktur. Muhalif kalemler en basit, ucuz, sahte sebeplerle, iftiralarla içeri atılır, sindirilir ve susturulurlar. Böylece iktidarın başarısızlıklarını, yolsuzluklarını takip edip halka duyuracak kimse kalmaz. İktidar başarısızlığını halktan böyle namussuzca gizler, kendi kurduğu havuz medyasında, güdümlü kalemlerden çıkan şişirme haberlerle, hamasetle, kendini ‘dünya lideri’ gibi gösterir.

Böylece bütün dünyanın kendilerini kıskandığına inanan tuhaf kalabalıklar bir araya gelir.

İktidar gerçekte cereyan edenleri ne kadar iyi saklayabilir ve halkı ne kadar iyi kandırabilirse o kadar çok seçim kazanır hale gelir.

Bu nasıl demokrasidir?

Böyle işte…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,154BeğenenlerBeğen
17,031TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol