Gazete REDKadınlar işsiz kalırsa…

Kadınlar işsiz kalırsa…

Kız çocuklarımızın ‘bağımlı birey’ olmadan özgürce yaşama hakkına sahip çıkalım…

  • DİDEM BERKES

Covid-19 salgınından önce Türkiye içinde bulunduğu ekonomik kriz ve cinsiyet eşitsizliği nedeniyle gittikçe artan bir kadın işsizliği yaşıyordu.

Ülkemiz dünya toplumsal cinsiyet eşitsizliği listesinde bulunan 153 ülke arasında 130. sırada bulunuyordu.

Koronavirüs salgını sırasında bütün dünyada en çok etkilenen grup her yaş, ırk ve dinden kadınlar oldu.

Koronavirüs salgını, toplumsal cinsiyet eşitsizliği dahil olmak üzere her çeşit eşitsizliği ortaya çıkardı ve bütün dünyada kadın istihdam oranlarının düşmesine neden oldu.

2020 yılı itibarıyla işbaşında olmayan kadınların sayısı bir yılda 5 katına çıktı ve böylece Türkiye’de kadın işsizliği de inanılmaz boyutlara ulaştı.

Yeni yayınlanan İstanpol/COVID-19 Salgınının Kadınların Çalışma ve Hane Yaşamı Üzerine Etkileri ve DİSKAR / COVID-19 Döneminde Kadın İşgücünün Görünümü raporlarındaki rakamlara bakarsak bu kadın işsizliğini ulaştığı tehlikeli boyutu anlayabiliriz.

Mart 2019-Mart 2020 arası kadın işgücü yüzde 11, kadın istihdamı ise yüzde 9 azaldı. Covid-19 döneminde revize geniş tanımlı kadın işsizlik oranı yüzde 45,3 olarak hesaplandı.

Kadınlar erkeklere göre işgücünden daha fazla çekildi: TÜİK verilerine göre toplam işgücü son bir yılda 2 milyon 235 bin azalarak 32 milyon 339 binden 30 milyon 104 bine geriledi. Bu azalışa cinsiyet bazında bakıldığında kadın işgücünde daha büyük bir daralma söz konusu.

Son bir yılda toplam işgücü yüzde 6,9 ve işgücündeki erkeklerin sayısı yüzde 4,9 azalırken işgücündeki kadınların sayısı yüzde 11,1 oranında azaldı. Kadınlar işgücü piyasasından çekildi, daha fazla istihdam dışına çıktılar ve iş aramaktan vazgeçtiler.

Her dört kadından sadece biri istihdamda: Mart 2019 ve 2020 arasındaki son bir yıllık dönemde istihdam edilenlerin toplam sayısı 1 milyon 662 bin azalarak 26 milyon 133 bine geriledi.

İstihdam edilen erkeklerin sayısı bir yılda 858 bin azalarak 18 milyon 11 bine, kadınların sayısı ise 804 bin azalarak 8 milyon 122 bine geriledi.

Son bir yılda istihdam edilenlerin toplam sayısı yüzde 6, istihdam edilen erkeklerin sayısı yüzde 4,5 azalırken istihdam edilen kadınların sayısı ise yüzde 9 azaldı.

Kadınların istihdam oranı bir yılda 3 puan azalarak yüzde 28,5’ten yüzde 25,5’e düştü. Böylece çalışma çağındaki her dört kadından sadece biri istihdama katılmış oldu.

Revize geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 45,3 olarak hesaplandı: Kadın işsizliği hem dar hem geniş tanımlı işsizlik türünde erkeklerden daha yüksek seyrediyor.

DİSK-AR’ın kullandığı geniş tanımlı işsizlik metoduna göre Mart 2019’da yüzde 27,3 olan kadınlarda geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 32,1’e yükseldi. ILO’nun eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı metodundan yararlanarak hesaplanan Covid-19 etkisiyle revize geniş tanımlı işsizlik oranı ise Mayıs 2020’de genelde yüzde 39,4, erkeklerde yüzde 35,2 ve kadınlarda yüzde 45,3 olarak gerçekleşti.

İşbaşında olan kadınların sayısı son bir yılda yüzde 21 azaldı: Covid-19 döneminde kısa çalışma ve ücretsiz izin uygulamalarının yoğunlaşmasıyla birlikte işbaşında olanların sayısında ciddi düşüşler meydana geldi.

Mart 2019’da 8 milyon 663 bin olan işbaşındaki kadınların sayısı Mart 2020’de 1 milyon 818 bin azalarak 6 milyon 845 bin oldu. İşbaşında olan kadınların sayısı bir yılda yüzde 21 oranında azaldı.

Bu raporları incelediğimizde kadın işsizliği bu hızla artmaya devam ederse kadınların iş hayatından silineceğini görüyoruz.

Bu raporları hazırlayan uzmanlar çözüm önerilerini de raporlamış.

Sonuçta hiçbir sorun çözümsüz değildir. Ama niyet önemli değil mi?

Şu anda kadınların Cumhuriyetin ilanı ile elde ettikleri kazanımların ellerinden alınmaya çalışıldığı bir politik ortamda, 4+4 sistemi ile kadınlar eğitimden uzaklaştırılırken, İstanbul Sözleşmesi iptal edilmeye çalışılırken ve kızların çocuk yaşta evlendirilmesi için çabalar devam ederken  ‘kadın işsizliği’ ile mücadele edileceğine dair bir ‘niyet’ göremiyorum.

Kadın işsizliği, kadının toplum hayatından dışlanması, bir kişiye ’bağımlı insan’ statüsüne düşmesi, kadın cinayetleri, tecavüzleri ve çocuklarla ilgili çeşitli toplumsal eşitsizliklerin temelini oluşturur.

Politikacıların en büyük derdi ‘kadın işsizliği’ değil, öyle olsa kendi kadrolarında kadınlara erkeklerle eşit ölçüde yer verirlerdi.

Kadın dernekleri, akademisyenler, avukatlar, gazeteciler, çeşitli örgütler dışında kadın işsizliğinin ulaştığı tehlikeli boyutları vurgulayan meslek grubu ekonomistler. Cüneyt Akman, İbrahim Kahveci, Atilla Yeşilada, Murat Muratoğlu ve daha birçok ekonomist bu konuyu sürekli gündeme getiriyor. Kadınların iş gücünde eşit temsili olmadan kalkınmanın ve demokrasinin gerçekleşmeyeceğini anlattıkları onlarca yayın yapıyorlar çünkü rakamlardan anlayan adamlar olarak tehlikenin çok farkındalar.

2020 yılı itibarıyla çalışma çağındaki her dört kadından sadece birinin çalışabilmesi, şimdi daha çocuk olan ve önümüzdeki yıllarda işe girmesi gereken milyonlarca kadının çoğunun işsiz kalacağının işaretidir.

Bu ağır problemin çözülmesi için her kadın ve erkeğin bu konuda çabalaması ve hem iktidara hem de muhalefete toplumsal bir baskı oluşturması gerekiyor.

Sosyal medyada bu konuları gündeme getirerek, bu raporları paylaşarak, anlatarak, dilekçe yazarak, partilere telefon ederek, mesaj atarak, yürüyüş düzenleyerek, ilgili kurum ve kuruluşlara maddi, manevi destek olarak … bu hayati problemi sürekli gündemde tutalım.

Lütfen kız çocuklarımızın ‘bağımlı birey’ olmadan özgürce yaşama hakkına sahip çıkalım. Bu sorumluluk hepimizin.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,153BeğenenlerBeğen
17,019TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol