Kabe, vergi, kavga…

Sokağa çıkma yasağında, oturduğumuz yerde, “özel iletişim vergisi” oranı artırıldı. Bu sırada yoğun bir “Sapıklar Kabe’ye saygısızlık etti” tartışması başladı!..

RED analiz – 1999 Körfez depreminin ardından depremin yaralarını sarmak için getirilen ve “deprem vergisi” diye bilinen, ardından “Özel İletişim Vergisi” diye kalıcı hale getirilen verginin yüzde 7,5 olan oranı yüzde 10’a yükseltildi.

Sosyal medyada vergi oranının yükseltilmesine tepkiler yükseliyordu ki, Boğaziçi Üniversitesi’nden yeni bir tartışma iktidarın imdadına yetişti: Bir kısım LGBTİ+, “resim sergisi düzenlemek suretiyle” Kabe’ye “saygısızlık” yapmıştı!

Ortada bir saygısızlık yoktu. “Kabe resmi yere atıldı” diye yaygara koparıldı ama aslında resim yere atılmamış, panoda sergilenirken, Boğaziçi Üniversitesi İslami Araştırmalar Kulübü’nden bir şahıs resmi yere atıp fotoğrafını çekmişti.

“Kabe’ye yılan resmi çizdiler, üstüne LGBTİ+ bayrağı astılar” yaygarası da yalandı. Resim, Anadolu’da yaygın olan Şahmeran figürü üzerinden “günah”la ilgili bir mesaj verme kaygısı taşıyordu.

Ama yaratılan yaygara içinde bütün bunlar boğuldu. “Saygısızlık” olarak gördükleri tam olarak nedir, kimse anlayamadı ama bir Kabe kapışması hızla yayıldı. Öğrenciler gözaltına alındı.

Sosyal medyadan taşıp yandaş medyaya, oradan tekrar sosyal medyaya bir “mübarek mekanları koruma ve kollama harekatı” yayıldı.

AKP iktidarı, onun öne çıkan isimleri, medyadaki ve sosyal medyadaki yaygaracı “trol”leri sürekli aynı yöntemi kullanıyor. Halkın sofrasından ne zaman yeni bir lokma çalınsa, yaygara koparacakları bir “kutsallık” icat ediyorlar.

İçişleri Bakanlığı’ndan Diyanet İşleri Başkanlığı’na, Valilik makamına kadar tüm devlet kurumları da ateşe benzin döküyor, düşman yaratıyor, hedef gösteriyor, yok yere kavga çıkarıyor.

Yapılan bu ucuz numarayı herkes fark ediyor, kavrıyor ama aynı ucuzlukla yaygaracıları ve cühela takımını konsolide etmeyi başarıyorlar.

Boğaziçi’nden yükselen Kabe tartışması, bir taşla birkaç kuşun vurulduğu bir kapışma doğurdu. Cinsel yönelimleri farklı kişilere “sapık” diye saldırma imkanı, rektörlük makamının rezaletle el değiştirmesinin üzerini biraz daha örtme imkanı, halk açlığa daha fazla sürüklenirken getirilen yeni vergileri gözden kaçırma imkanı…

Bunu yalanlarla, alçakça yürütüyorlar.

Öte yandan, artık açıkça görülüyor ki, AKP iktidarının ve genel olarak dincilerin eline malzeme vermemek lazım. En küçük bir fırsatı büyütüp provokasyona çeviriyorlar.

Her “kutsallık” tartışmasında, halkın beslenme, sağlık, insanca yaşama hakkını tartışmaya başlamak, “kutsal sömürüsü”ne izin vermemek büyük önem taşıyor.

Önceki İçerikOtuza kadar yolunuz var!
Sonraki İçerikBir Nazi cinayeti…

Son Haberler

İzmir’de niye sel olur?

Depremlerin arka arkaya sarstığı İzmir, bir de su baskınlarıyla uğraşıyor. Bu nasıl bir şehir plancılığıdır, Şehir ve Bölge Plancısı deneyimli bir uzman isyan ediyor. ...

“Nedim beni konuşturmasın…”

CHP'li Özgür Özel, sosyal medyada Süleyman Soylu ile bir olup "al gülüm ver gülüm" kendisine saldıran Nedim Şener hakkında ağır ithamlarda bulundu. RED haber -...

“Ahlaksız sizsiniz!..”

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş konuştu: RED TV - "Artık TBMM'nin bir LGBTİ bayrağı var!.." "Sizin atadığınız kayyum rektörü Boğaziçi'nin kedileri bile istemiyor!.." "LGBTİ...

Bıçak kemikte!

İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Eskişehir, Antalya, Bursa, Samsun, Adana ve Edirne'de halk sokağa çıkıyor. Polis şiddetine, kayyumlara, gözaltı ve tutuklamalara karşı her yerde anayasal...

İzmir’i sel de vurdu

RED TV - Depremlerle sarsılan İzmir, dün gece yağan yağmurun ardından bu sabaha da selle uyandı. Kentte trafik felç oldu. Çalışanlar işlerine gidemedi. https://youtu.be/48Gsbd_fw9E