Gazete REDJaponya’nın depremden kurtulma sırrı

Japonya’nın depremden kurtulma sırrı

RED Haber – Japonya, dünyada en ciddi depremlerin yaşandığı kuşakta. Üstelik depremler sonrası oluşan dev dalgalara, ‘tsunami’ye de açık.

Geçtiğimiz yüzyılın başlarında, 1923’te yaşanan Büyük Kanto Depremi, Tokyo civarındaki Kanto ovasında ne var ne yoksa yıktı. Japonya tarihindeki en kötü deprem olarak anılan bu depremde 142 bin 800 kişi öldü. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Hiroşima’ya atılan atom bombası 140 bin insanın hayatına mal olmuştu.

Japonlar depremlerden öğrendi ve gereğini yapmaya çalıştı. Deprem izolasyonlu binalar inşa etmeye başladılar. Bu nedenle büyük depremlerde giderek daha az yaşam kaybı yaşanmaya başladı.

Bir örnek teşkil etmesi bakımından Türkiye’deki Van depremiyle Japonya’daki Kumamoto depremini karşılaştırdığımızda durum net olarak anlaşılıyor. 2016’da yaşanan Kumamoto’daki deprem 7.0 büyüklüğündeydi ve 50 kişinin ölümüyle sonuçlandı. Kumamoto’nun nüfusu 1 milyon 748 bindi. 2011 Van depremi ise 6.7 büyüklüğündeydi ve 601 kişinin ölümüyle sonuçlandı. Van’ın nüfusu depremin olduğu yıl yaklaşık 1 milyon kişiydi.

Japonlar depremden öğrenip depreme dayanıklı binalar inşa ederken ve çürük binaları yıkıp yenilerini inşa ederken, önemli deprem kuşaklarındaki Türkiye en ufak bir ders çıkarmadı. Depreme hazırlık için toplanan vergiler iç edildi. Çürük binalar olduğu gibi duruyor, toplanma alanları peşkeş çekildi, yerlerine alışveriş merkezleri yapıldı!..

DEPREME DAYANIKLI BİNALAR İNŞA ETMEK ZOR MU?

Depreme dayanıklı binalar, yer sarsıntılarının yani sismik dalgaların enerjisini, hareketini binaya mümkün olduğu kadar hissettirmeme esasına göre inşa ediliyor. Buradaki temel prensip, binaların depreme karşı direnç göstermektense depremle birlikte ama kontrollü bir şekilde hareket etmesini sağlamak.

Bunun için en yaygın kullanılan teknolojilerden birisi sismik izolatörler (sismik yalıtımcılar). Japonya’daki en yaygın dayanıklı bina tipi, deprem izolatörleri olan binalar. 1981’den sonra inşa edilmiş tüm yapılar sismik izolasyon yapı standartlarına uygun olarak depreme dayanıklı inşa edilmek zorunda.

Gökdelenler gibi çok katlı binalarda yaygın olarak kullanılan deprem izolasyonu ya da sismik izolasyon sistemi yapınn zeminine entegre bir şekilde inşa ediliyor. Zemine kurulan sarsıntı emici yapılar (izolatörler) sayesinde deprem dalgalarının binaya ulaşması engelleniyor. Sarsıntı emici yapılarda lamine lastik, kurşun, yaylar, amortisörler ya da bilyeli yataklar kullanılabiliyor. Sismik izolasyon teknolojisiyle inşa edilen binalar depreme dayanıklı diğer binalara oranla deprem dalgalarını 3’te 1 ile 5’te 1 oranında iletiyor.

Bu teknolojiyle bina inşa etmek devasa bir ek maliyet anlamına gelmiyor. Ne var ki, Türkiye’deki aç gözlü ve cahil müteahhitler maliyetten kısmak maksadıyla daha inşaat aşamasında yeterli iş güvenliği tedbiri almadıkları için işçilerin iş cinayetine gitmesine sebep oluyorlar. İnşaatı yaptıktan sonra gidecek canları mı umursayacaklar?!

Türkiye bu yüzden insan hayatının sudan ucuz olduğu bir ülke işte…

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,984BeğenenlerBeğen
16,906TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol