Gazete REDİzmir’de niye sel olur?

İzmir’de niye sel olur?

Depremlerin arka arkaya sarstığı İzmir, bir de su baskınlarıyla uğraşıyor. Bu nasıl bir şehir plancılığıdır, Şehir ve Bölge Plancısı deneyimli bir uzman isyan ediyor.

  • K. ŞAHİN

Yukarıdaki video İzmir’in süreç içinde  “planlı” bir şekilde nasıl yağmalandığının ve talan edildiğinin resmidir…

Hiç mi doğal yapı analizini yapan bir adamınız, hiç mi topoğrafya okuyan bir harita teknikeriniz, hiç mi 1/50 000, 1/25 000 1/5000 ölçekli harita-plan okuyabilen bir şehir plancınız yoktu?!

İzmir’in bütün değerlerini, tarihini, doğal zenginliğini, tarımını, turizmini, denizini, suyunu, tarihsel süreç içinde çalışan, üreten bütün emekçilerin alın terini soyup soğana çevirdiniz!

Bunun karşılığında İzmir’e reva gördüğünüz manzara bu mu?!

Sakın bizim zekamızı küçümseyerek “doğal felaket” demeyin buna…

Dünyanın en kurak ülkelerinden birisi olan Türkiye’nin bir şehrinden bahsediyoruz.

Bir şehir, yağmur asla yağmayacak, seller asla akmayacak, deprem asla olmayacak, rüzgar asla esmeyecek, göç asla olmayacak tezi üzerine kurulmaz.

Bu yağmurdan sonra ortaya çıkan manzara, sizin bu bölgedeki hırsızlığınızın, bu bölgeyi nasıl elbirliği ile talan ettiğinizin ve yağmaladığınızın kanıtıdır.

Depreme, yağmura, rüzgara felaket boyutu ile bakarak bize artık hikaye anlatmayın.

Deprem dünyanın en muhteşem olaylarından biridir.

Deprem olmasaydı, bu güzel dağlar, bu ovalar, akan çağlayanlar, nehirler, aşkla izlediğiniz o güzel şelaleler oluşur muydu, bu güzellikler için bu kadar roman, kitap, şiir kitabı yazılabilir miydi?

Depremin öldürdüğü insan yoktur, depremi felaket boyutuna getiren şey insanın doğaya karşı yaptığı ve doğayı en ucuz yolla sömürme, ondan maksimum kâr elde etme güdüsü ve isteğidir.

Depremde ve selde dışarıda dolaşan kedi ve köpeklerin ve başka canlıların burnu bile kanamamıştır. Ölen hayvanlar bile insan etkinliğinin, insanların yaptığı yapıların içinde kenarında, kıyısında can vermiştir.

Yağmurda ölen bir bitki, bir canlı türü yoktur, öldüren şey insan yapısı ve insanın etkinliğinin doğaya aykırı bir şekilde inşa ettiği yapılar, ki bunlar rastgele ve bilinçsiz bir şekilde değil aksine planlı ve programlı bir şekilde yapılmaktadır.

Kısacası, ortada doğal bir olay vardır.

Ancak doğal bir felaket yoktur.

Felaket sizsiniz, sizin varlığınız, birliğiniz, sizin İzmir ve çevresindeki bütün değerleri ve doğal zenginlikleri, planlı, programlı bir şekilde sömürerek, yağma ve talan ederek, sermayeye ve paraya çevirmek, çevirdiklerinizide ortak olduğunuz kişilerin, şirketlerin hesabına, kasasına aktarmak ve hak etmediğiniz zenginliklere sahip olmaktır.

Bütün mesele budur…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,393BeğenenlerBeğen
17,560TakipçilerTakip Et
1,390AboneAbone Ol