İkinci dalgadan korunmak…

Durmam yazarım demiştim. Dünden kalan bir konu birkaç kişinin kafasına takılmış, onu açmak istedim…

  • T. AKMAN

McDonald’s dünyanın en büyük şirketlerinden biri. Şirketin iş modeli ise hamburger satıp zengin olmak değil; bildiğiniz gayrimenkul yatırımcılığı!..

Nispeten değersiz, henüz değerlenmemiş bir konum seç, araziyi satın al, restoranı hazırla ve franchise yatırımcısına kirala. Karlılığının yüzde 80’i bu modelden gelen şirketin modeline benzer bir model daha kurulamadı.

Elon Musk’ın tüm gelecek planlarının arkasında bir kilit problem yatıyor: Enerji. İnsan vücuduna eklenecek her çip, sensör ve 5G iletişim cihazının çalışabilmek için enerji ihtiyacı var.

Enerjiyi kablosuz taşımak henüz uzak bir hayal, dolayısı ile eski bir dosta ihtiyacımız var: Piller.

Günümüzde yoğunlukla kullanılan pil teknolojisi olan Lityum-İyon (Li-Ion) pillerde, sıvı lityum iyonlarının iki kutup arasındaki hareketiyle enerji üretiliyor. 90’ların başında geliştirilen bu teknoloji, insanoğlunun bir sonraki adıma geçmesi için köprünün ilk ayağıdır ve önemi nedeni ile üç mucidi, 2019’da Nobel Kimya ödülüne layık görüldü.

Elon Musk’ın yeniden canlandırdığı araştırmaların, pil teknolojisini ileriye taşıyabilmek için maddi bir motivasyona ihtiyacı vardı ve Tesla araçlarının devasa pil ihtiyacı ideal bir havuç oldu.

Bugün pil teknolojisini ileriye taşıyabilecek herkes zengin olacak ve kablosuz enerji iletimine geçilene kadar pil pazarı katlanarak ve değişerek büyümeye devam edecek.

Şu andaki sıvı Li-Ion teknolojisi çok pahalı ve çok güvenli değil. Sadece güvenlik nedeni ile katı Li-Ion ya da daha ucuz olacağı için Lityum-Sülfür (Li-S) teknolojileri denense de Li-Ion tahtını sallayacak aday Katı Hal (solid-state) piller.

Bugün sadece Amerika’da pil konusunda çalışan 10 yıl öncesine göre 3 kat daha fazla bilim insanı var. Hepsi de kazalarda yanmayacak ve patlamayacak, çok kısa sürede şarj olacak, arabayı ağırlaştırmamak için hafif olacak, yüksek güç üretecek ve bir arabayı en az 1.000 km şarjsız taşıyabilecek bir pil (Kutsal Kâse) peşinde.

Bunun hepsinin birden olması mümkün değil ama endüstriyel casusluk, Musk’ın burnunu sokması (en az 35 yıl geciken Nobel ödülü bir şans değil herhalde; ödül alanlardan biri 97 yaşındaydı!) ve Duracell gibi sektörün gelişmesini engelleyen devlerin devreden çıkartılması ile 2030’a kadar kullanılabilir bir seviyeye gelecektir.

Bu yeni pil teknolojisinin haklarını ve geleceğini elinde tutmak için tüm imkanları ve elit dostlarını seferber eden Musk’ın Tesla’sı da McDonald’s gibi göründüğünden farklı bir iş yapıyor.

Bugün Tesla araçlarda kullanılan Li-Ion teknolojisini evlere de taşıyan Musk’ın pillerinde kullanılan bazı “hileler” (izin verilenden fazla kobalt kullanmak) ve yol güvenliği kanunlarının sınırlarını zorlamak cezasız kalıyorsa yine bu dostların sayesinde.

2017 Eylül’ünde İrma kasırgası Florida’yı vurmaya başladığında eyalette alarm verildi ve insanların evlerini boşaltması istendi. Başlayan büyük göçte Tesla sahipleri büyük bir sorunla karşı karşıya kaldı.

Ortalama 325 kilometre menzilli arabaları ile kat etmeleri gereken 375 kilometre mesafeye ulaşamıyorlardı. Tesla birden bir güncelleme yayınlayarak, bir süreliğine araçların menzilini 50 kilometre daha uzatıverdi. Bu mucizenin nasıl gerçekleştiği hiçbir zaman konu edilemedi, sorgulanamadı.

“Çocuğum ileride ne olsun?” sorusuna “pil mühendisi” olsun diyebilirim; önü en parlak mesleklerden biri.

Tabii ki çocuğunuzu virüsten korumanız gerekli öncesinde!..

İKİNCİ DALGADAN KORUNMAK

Türkiye Haziran’ın ilk haftasında virüste ikinci dalgaya girmişti. Bu konu çok ısrarla yazılmasına rağmen algı operasyonu devam ettiği için bayramdan sonra konu bitmiş davranışındaydı.

Dün itibarı ile resmi rakamlarla da ikinci dalga başladı. Lütfen ama lütfen tehlikenin büyüklüğünü unutmayın ve eski alışkanlıklarınıza dönmeyin.

Günde 5 bin, 10 bin vaka gibi rakamlara dönmek çok zor ve çok uzak değil. Ben Türkiye’de vefat sayılarının neden düşük olduğunu açıklamaya çalışırken beni tatmin eden bir araştırmaya ulaştım.

Özetle D vitamini eksikliği, CoVID-19’u yok etmek için hazır olmayan bağışıklık sistemlerimizin saldırısının yarattığı “sitokin fırtınası”nın ana sebebi olarak düşünülüyor. Mantığa ters bir şekilde ölümlerin en yoğun yaşandığı yerler çok güneş alan coğrafyalar (Güney Amerika, Akdeniz ülkeleri, vb.), ancak oranla az yaşandığı yerler de az güneş alan coğrafyalar (İskandinavya, Rus coğrafyası, vb.).

Mantık şu: güneşin çok olduğu yerlerde yaşlılar güneşe çıkmıyor, güneşin az olduğu yerlerde ise her güneş gördüklerinde dışarıdalar. Türkiye’de güneşi seviyoruz ve bu da bizi koruyor.

65+ lütfen güneşten yararlansın; her sabah saat 10:30-11:00 arası güneş alsalar ve C vitaminini yüksek tutsalar vaka sayısı artsa da vefat sayılarını çok düşük tutmaya devam edebiliriz.

Son Haberler

RedHack geri döndü!

Kızıl hackerlar AKP'li belediyelerin web sitelerine kayyum atamaya başladı!.. RED Haber - Türkiyeli devrimci hacker grubu RedHack bir dizi AKP'li belediyenin sitelerini hackleyerek "Size kayyum...

Belçika: “Onları Tayyip besliyor…”

"Tayyip Erdoğan'ın teşvik ettiği İslamcılar Belçika için başlıca tehditlerden biri..." RED Haber - Christophe Lamfalussy, geçtiğimiz günlerde Belçika La Libre gazetesinde Devlet Güvenlik Servisi (VSSE)...

Korona günlerinde turizm

Koronavirüs tüm dünyada turizmi vurdu. Bazı ülkeler büyük gelir kaybına uğruyor. Turizmin geleceği meçhul. RED Haber - Koronavirüs nedeniyle dünya turizmi ağır bir tehdit altında....

Trump solculara ‘faşist’ dedi

Müzisyen Neil Young, geçtiğimiz cuma Beyaz Saray'ın Bağımsızlık Günü'nü kutlayan Rushmore Dağı etkinliği sırasında müziğini kullanan Başkan Donald Trump’a sinirlendi. Trump ise 'solcu faşizmi'...

Bir acayip Japon treni

Japonya’da deprem sırasında yol almaya devam edebilen, dünyanın en hızlı ‘mermi tren’i hizmete girdi. RED Haber - Japonya'nın en yeni ‘mermi tren’i sadece daha hızlı...