Gazete REDHonduras: Hileli seçim isyanı

Honduras: Hileli seçim isyanı


Honduras’ta Uluslararası İşçi Birliği – Dördüncü Enternasyonal partisi PST ‘mahalle nöbeti’nde…

Dünyada suç oranının en yüksek olduğu ülkelerden biri olan, yoksulluk ve yolsuzluklarla boğuşan Orta Amerika ülkesi Honduras’ta 26 Kasım Pazar günü devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Seçimlerde kazanmasına kesin gözüyle bakılan sol popülist Diktatörlüğe Karşı Muhalefet İttifakı adayı Salvador Nasralla karşısında iktidarda olan ve anayasa değişikliği sayesinde ikinci kez seçime giren sağ Ulusal Parti adayı Juan Orlando Hernandez (JOH) ile 2009’da darbeyle koltuğundan indirilen eski devlet başkanı Liberal Parti adayı Manuel Zelaya vardı.

Oylamalar başladığından itibaren gelen haberler bizim için tanıdıktı: Ölülerin yerine oy kullanılması, kimliksiz kullanılan oylar ve seçim sandıklarının bir saat öncesinden kapatılması!.. Seçimler sırasında gelen gelen olumsuz haberlere rağmen oylar sayılmaya başladığında her şey yolundaydı, 28 Kasım Salı günü oyların yüzde 70’i sayıldığında muhalefetin adayı Nasralla, Hernandez’in 5 puan önündeydi ve zafer kesindi.

Sonrasında aniden elektrikler ve internet 36 saat boyunca kesildi. Geldiğindeyse Hernandez kılpayı bir şekilde kazanmıştı, Hernandez yüzde 42,92 Nasralla ise yüzde 41,42. Seçimlerden sorumlu Yüksek Mahkeme’ye göreyse fark çok daha açıktı ve ortada açıklanmayan 5 bine yakın tutanak vardı.

Kullanılan tüm devlet imkanlarına rağmen seçimlerdeki hile ayan beyan ortadaydı. Bu sonuçlarla da yıllardır baskıcı ve işbirlikçi iktidar altında kıvranan Honduras halkı sokaklara çıktı ve ülke kaynamaya başladı.

2000’lerin başından itibaren Latin Amerika genelinde yükselen sol popülist dalga boyunca ABD emperyalizminin baskısı altında olan Honduras’ta 2006 seçimleriyle Manuel Zelaya iktidara geldi. Yaygın yoksulluk ve suça karşı sosyal devlet reformları gerçekleştiren, Venezuella ve Bolivya gibi ülkelerle dayanışmaya giren Zelaya ABD’de büyük bir rahatsızlık yarattı.

2008 ekonomik krizi sonrasında reformların aksamasıyla birlikte halk arasında Zelaya iktidarının popülerliği düşerken, 2009 seçimleri öncesinde Zelaya anayasayı değiştirerek seçimlere ikinci defa girmenin yolunu açtı. Zelaya’nın yeniden iktidar olma ihtimaline karşı seçimlere saatler kala ABD destekli bir darbe gerçekleşti ve Zelaya ülke dışına çıkarıldı.

O tarihten itibaren ülkede başlayan kargaşa hiç durulmadı. Darbeci askerlerin yerini bıraktığı iktidar önce orduya af çıkardı, ABD üssüne izin verdi, ardından da hızla bir talan ekonomisi kurarak sosyal devleti tasfiye edip, ülke kaynaklarını emperyalist şirketlere peşkeş çekmeye başladı. Ülke yağmalanırken karşılaşılan her direnişte halk direnişinin önderleri katledildi. Honduras suçun katlanarak arttığı bir ülke haline geldi. Uyuşturucu ticaretinin sözde önlenmesinde ABD’nin çok önem verdiği ortağı olan Honduras’ta uyuşturucu üretimi patlama yaptı, devlet başkanı Hernandez’in kardeşi ve ülkenin güvenlik bakanı dahil bir çok üst düzey ismin adının karıştığı uyuşturucu ticareti skandalları ortaya çıktı.

30’dan fazla ölü!

Bu kadar yozlaşmış bir iktidara karşı Filistin asıllı eski bir tv programcısı, spor yorumcusu olmasına rağmen sol popülist Salvador Nasralla’nın kazanması beklentisi kesindi. Fakat seçimin hileli sonuçlarının Yüksek Mahkeme tarafından tanınmasına karşı halk seçim sonuçlarına sessiz kalmadı ve sokaklara çıktı.

Duruma hakim olamayan Hernandez iktidarı 1 Aralık’ta OHAL ilan etti ve 10 gün boyunca temel anayasal hakların askıya alındığını duyurdu. Şiddeti artan gösteriler yandaşlarla girilen çatışmalar ve mahallelerde tutulan nöbetlerle büyüdü. 4 Aralık’a gelindiğindeyse polis içinde bir çataama meydana geldi, ABD tarafından toplumsal olaylara karşı özel eğitim verilmiş polis birimi açıklama yaparak halka karşı saldırılarda yer almayacaklarını açıkladı. 5 Aralık günü ülke genelinde Genel Grev çağrısı yapılarak ve kitlesel grevler başladı. Gösterilerde yılın son günlerine dek 30’dan fazla eylemci hayatını kaybetti, yüzlerce de yaralı var.

HONDURAS’TA ENTERNASYONAL’İN TAVRI

Birbirinden bu kadar uzak iki ülkenin bu kadar benzer süreçler yaşaması hiç şaşırtıcı değil. Emperyalizm nüfuz ettiği her yerde kendi işbirlikçi iktidarlarına iktidara tutunmayı öğretiyor. Bugün Hernandez hiçbir toplumsal meşruluğu olmadan yalnızca iletişim imkanları ile ordunun kontrolünü elinde bulundurarak ve ABD desteği sayesinde iktidara tutunuyor. Bir yanda hem ticari bağlar nedeniyle iktidarda kalmaktan vazgeçemezken uyuşturucu ticareti suçlamalarıyla da iktidara mahkum. İktidarla özdeşleşmiş, zor kullanarak tutunabilen bir iktidar görüntüsüne bu topraklar alışık. Başkanlık sistemiyle yönetilen iki ülkenin hikayesi ortak, biri ‘fiili’ olsa da… Seçim hilelerinden elektrik kesintilerine kadar tanıdık bir durum bu.

Honduras’ta yaşananlar Türkiye’de yaşanan 16 Nisan Referandumu Süreci’nin sonuçları üzerine yeniden düşünme imkanı tanıyor. Bu süreçte edindiğimiz birikimle Honduras’a bakıp çıkarabileceğimiz sonuçlar var.

  • Diktatörlüğe karşı halkın ortak direncini oluşturabilmek.

Toplumun çeşitli kesimlerinde oluşan muhalefetin doğru bir siyasi eksenle birleşik bir siyasi zeminde toplanamaması hareketin Honduras’ta bölünmesine sebep oldu. Benzer politik programlarla ortak tabana hitap eden Nasralla ve Zelaya yüzde 41 ve yüzde 16 alarak iktidardaki Hernandez’e fırsat tanımış oldu.

  • Dikta hukukuna güven olmaz, iktidar sokakta değişir.

Toplumdaki geniş muhalefetin sandığa yansımasına rağmen burjuvazinin hukuku kendi çuvalına sığmaz. Sandıkta sindirilmeye cevap sokakta verilir. Bugün Honduras’ta halk seçimlerin hesabını sokaklarda sordukça seçimlerin meşruiyeti sorgulanıyor, iktidar sarsılıyor. Bugün Honduras’ta iktidarı değiştirecek olan oyların yeniden sayılması değil halkın kitlesel seferberliği ve sokaktaki mücadelesi olacak.

  • Müzakere mücadeleyi kurutur.

Bugün iktidara oynayan tüm adaylar devlet başkanıyla uzlaşma peşinde koşarken Honduras halkının mücadelesine “sakin olma çağrısı” yapıyor. Çünkü halkın siyasi özneleri aşan eylemliliği onları daha çok korkutuyor. Halbuki mücadele yükseldikçe ve eylemler yükseldikçe iktidar günbegün zayıflıyacak, itidal çağrılarıysa iktidara toparlanma şansı tanıyor. Muhalefet partileri iktidardan çok halkın örgütlü gücünden ve sonsuz öfkesinden korkuyor.

  • Dış destek ancak ikincil önemdedir, esas olan halkın örgütlü mücadelesidir.

Bugün Hernandez iktidarı ABD desteğine sahiptir fakat halkın yükselen protestoları karşısında eli kolu bağlıdır. Halkın sokaklardaki mücadelesinin karşısına koyabileceği gücü zayıf. Emperyalist destek mahalle sokaklarındaki barikatlarda bir karşılık bulmuyor

Uluslararası İşçi Birliği-Dördüncü Enternasyonal (UİB-DE)’nin Honduras partisi olan PST (Sosyalist İşçi Partisi) tam da bu doğrultuda mücadelenin içerisinde. Hernandez iktidarının acilen alaşağı edilmesi ve Hernandez ile Yüksek Mahkeme üyelerinin yargılanarak cezalandırılması için Ulusal İsyan Grevi örgütleniyor. Honduras halkı yalnızca kendi gücüne güvenerek, müzakeresiz biçimde hesap sormaya hazırlanıyor.

Honduras’tan Türkiye’ye çıkartılacak dersler çok. 2017 iki başkanlık örneği ve dersleriyle geride kaldı, 2019 ise yaklaşıyor. Talana, yoksulluğa ve yolsuzluğa dur demek için katedecek uzun bir yolumuz, çıkaracak derslerimiz var.
Kaynak: ENTERNASYONAL

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,153BeğenenlerBeğen
17,019TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol