Gazete RED‘Gezi davası’ yılan hikayesi!

‘Gezi davası’ yılan hikayesi!

HSK ‘Gezi davası’nda beraat kararı veren mahkeme heyeti hakkında acil bir inceleme ve soruşturma izni çıkardı. Ortalık iyice karıştı.

RED Analiz – gazete.red‘de ‘Gezi davası’nda verilen ‘beraat’ kararının hemen ardından sıcağı sıcağına ‘Beraat’in anlamı başlıklı bir analiz yayınlamıştık. Söz konusu analizde iki olasılıktan söz ediliyordu.

Birinci olasılık, Tayyip Erdoğan’ın yüzünü yine ‘Batı’ya dönme girişiminden söz ederken, ikinci olasılık şu şekilde tarif ediliyordu:

“Abdullah Gül’ün duruşmanın hemen öncesinde ‘Gezi’yle gurur duyduğunu’ açıklaması gibi tuhaf durumlar yaşandığına dikkat çeken kimileri, devlet içinde bir kanadın harekete geçerek duruma el koymak istediğini öne sürüyor.

Bu yaklaşım, iktidarın sallantıda olduğunu savunuyor.

Her halükarda, önümüzde duran beraat kararıyla Türkiye’de yeni bir siyasi sürecin başlayacağını söylemek kehanet sayılmaz…”

Türkiye’de mahkemelerin siyasi gelişmelerden bağımsız bir karar almayacağını herkes biliyor.

Beraat kararının ardından, Osman Kavala’nın tahliye edilmeksizin bir parodi çevrilerek gözaltına alınması, gün içinde de Tayyip Erdoğan’ın “İçeride olan malum zat dün verilen kararla beraat ettirilmeye çalışıldı” ifadeleri iktidar bloğunda bir çatlak olduğunu ortaya koyuyor.

Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun ‘Gezi davası’ mahkeme heyetinde yer alan hakimler için derhal inceleme ve soruşturma izni çıkarmış olması söz konusu çatlağın varlığına işaret ediyor. Bu çatlak, bir çatışma ve tasfiye sürecinin yaşanma olasılığını büyütüyor.

Tayyip Erdoğan’ın hem partisinde hem de devlet kadroları içinde bir tasfiye sürecini başlatması, Türkiye’deki rejimin baskıcı karakterinde seviye yükselmesi anlamına gelir mi?

Büyük ihtimal budur.

Rejimin baskıcı karakterinin karşısında durabilecek parlamento içi ya da sınıfsal bir muhalefetten söz etmenin çok da kolay olmadığı söylenebilir. CHP, Kemal Kılıçdaroğlu’nun tüm “FETÖ’nün siyasi ayağı” çıkışlarına rağmen, iktidarın hukuksuzlukları karşısında etkili bir karşı koyuş sergilemekten uzak görünüyor. Tersine, Tayyip Erdoğan bizzat Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef gösteriyor.

Osman Kavala’yı aşan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun şahsında karşısındaki en önemli muhalefet partisi konumundaki CHP’yi itham etmeye varan yeni bir ‘cadı avı’nı başlatmayı bile planlıyor olabilirler. Zira Türkiye’nin içine sürüklendiği ekonomik felaketi en azından öteleyebilmek ve bu felaketin kendilerini süpürmemesini temin edebilmek için tüm muhalefet potansiyelini baskılamak zorundalar. İş Bankası’nı zimmete geçirmek de bu saldırının ‘bonus’u olacaktır.

Tayyip Erdoğan bu muhtemel saldırı harekatından başarıyla çıkabilir mi?

Bu soru, Tayyip Erdoğan’ın ve ekibinin tartıştığı sorudur ve yanıtı da muhalefetin dirayetine bağlıdır. Tüm muhalefet ciddiyetle ve sorumlulukla Türkiye’yi bekleyen büyük tehditlere karşı nasıl bir yanıt verilebileceğini düşünmelidir.

Önceki İçerikY kromozomun senin olsun!
Sonraki İçerikTek tek basaraktan…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,152BeğenenlerBeğen
17,023TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol