Gazete REDGericiliğin gündemi

Gericiliğin gündemi

18.-19. yüzyıl koşulları…Ülkenin ismi “Hasta Adam”a çıkmış, son 200 yıldır meydan savaşı kazanamamış, düşman her cephede ezmiş geçmiş, devlet durmadan toprak kaybediyor… Elin oğlu buhar makinesini bulup sanayi devrimini yapmış, telgrafı, demiryolunu icat etmiş, tüm dünyayı keşfedip fethetmiş, zenginlikleri ülkesine taşıyor ve gücüne güç katmaya devam ediyor… Sen bu gelişmelerin hiçbirine uyum sağlayamadığın için adamların karşısında yamyassı pestil olup duruyorsun…

Böyle bir durumda mantıklı bir insanın düşüneceği, herhalde, bu ülkeyi nasıl düze çıkarırım, çağı nasıl yakalarım, ordumu ve donanmamı nasıl geliştirebilirim, toprak kaybını ve çöküşü nasıl durdururum gibi şeylerdir. Fakat sen tutup da şeriat diye, İslam diye ayaklanıyorsan kafanda ciddi bir sorun var demektir! Telgraf isterim, demir-çelik fabrikaları isterim diye ayaklansan anlarım. İmparatorluğun çöküş dönemindeki gerici isyanlarını okurken bunlar geçiyor aklımdan.

Bugünün Türkiye’sinde yaşayan ortalama akla sahip bir insandan da benzer şeyler beklersin. Ülkem bilişim devrimini nasıl yakalar, nasıl emek yoğun üretimden katma değeri yüksek üretime dayanan bir ekonomi kurulur, kentler nasıl daha yaşanır hale getirilir, ülke iç barışını nasıl kurar, daha eşitlikçi ve daha insancıl bir düzen nasıl kurulur gibi konulara yoğunlaşmasını mesela… Yok, sen milleti nasıl camide toplarım, kadınların başını nasıl kapatırım derdindeysen seni de aynı mikroskop altına koymak gerekir.

Geçmişteki gerici ayaklanmalara katılanların torunları 2016 Türkiye’sinde yaşamaya devam ediyorlar. Fakat o zamanlara göre çok daha güçlüler ve ülkenin dümeni onların elinde… Dün olduğu gibi bugün de çağı yakalamak gibi bir gündemleri yok. Ortada dağ gibi sorunlar dururken dinsel inanış ve yaşam biçimini egemen kılmak tek dertleri. Türkiye, Mısır, Tunus, Cezayir… İktidara gelen bütün gericilerin gündemi aynı…

İmkanım olsa ulemanın önde gelenlerini tek tek dolaşır, şöyle sorular sorar ve yanıtları derlerdim; “Hoca efendi, sence siber savunma gücü kurmak için nasıl bir yol izlemek gerek?.. Yapay zekalı robot teknolojisini nasıl edinebiliriz?..” Çok matrak yanıtlar çıkacağından eminim.

Şuna inanıyor olabilirler mi acaba?.. Bütün kadınlar başını örtse, bütün camiler namaz kılanlarla dolsa taşsa, kimse bir damla içki içmese, insanlar dinin buyruklarını sımsıkı takip etse teknolojik devrim yaparız… Ve dini de bunun için bir araç olarak mi görüyorlar? İşin aslı bunları konu ettiklerini bile sanmıyorum. Konu etseler bir fikirleri olurdu ve beyan ederlerdi mutlaka. Öyle bir işe yarayacağından emin olsam herkesten çok ben çalışırdım İslamizasyon için.

Biz ülke için en hayati olan konuları gündeme alamıyoruz. “Alim” rolü kesmek toplumun en cahil ve ahlaken en zayıf kesimi ulema sınıfına kalıyor kala kala. Cahil toplumda en çok müşteri de onlarda var, Aziz Sancar’da değil.

Ülkenin bugün ve dün her alandaki geri kalmışlığını, öykündükleri yüzyıllar boyunca nasıl ezildiğini durmadan gündemde tutmalıyız. Çare bulunması için değil, bu adamlar asla bulamayacağı için…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,989BeğenenlerBeğen
16,915TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol