Gazete REDGenç umutsuzluk…

Genç umutsuzluk…

Yeni mezun bir mühendis meslektaşımla karşılaştım yakın zamanda. İyi bir okulu bitirmiş. “İş bulman kolay oldu mu?” diye sordum. “Pek kolay olmadı” dedi.

“Mezuniyetten sonra 8 ay sürdü. Başvurduğun yerlerin çoğu yanıt bile vermiyor ya da gülünç ücretler öneriyorlar.”

“Arkadaşların nerelerde peki?” dedim.

“Diğer okul arkadaşlarım için de geçerli bu dediğim. İstanbul’da iş bulabilen ancak asgari ücretle girebildi işe. Onlar da aldıkları paranın bir kısmını elden geri veriyorlar. Hepsi yurtdışına kapağı atma derdinde…”

Manzarayı getirin gözünüzün önüne…Adam 2300 lirayı çekiyor bankadan sonra 500-600’ünü elden patrona geri veriyor.O da iş bulacak kadar şanslı ise.

Ücretin bir kısmını patrona elden geri vermeyi Kürt illerinde yaygın bir uygulama olarak bilirdik. Bu yüzden bölgesel asgari ücret düzenlemesi önerilmişti bir aralar. Fakat “Batı” illerine yayıldığını yeni duyuyorum.

İşin garip yanı bu sözünü ettiğim çocuklar yüzde 1-2’lik dilimlere giren öğrenciler. Kısacası onca çalışma ve başarıdan sonra bile orta halli bir yaşam seviyesi yakalamak imkansız artık. Eskiden dar gelirlilerin tek sınıf atlama umudu “eğitimde başarılı olmak” idi. Şimdi o yol da kapandı. Artık baban varlıklı değilse kendini kurtarmak için seçeneklerin ya bir yol bulup AKP’ye yanaşmak, ya yurtdışına kapağı atmak ya da yasadışı işlere girmek.

Eskiden kampüsleri bölüp üniversite açtık derlerdi. Sonra bir binanın girişine tabela asarak işi götürür oldular. Şimdiler binanın bir katını kapatıp ismine üniversite demeye başladılar. Yakında dükkandan ya da büfeden bozarlar bir şeyler. Bu gidişle işporta üniversitelerimiz bile olur, zabıtayı görünce topuklar falan. 200’e yakın üniversite açılmış ülkede. En iyi yerlerde okuyanların durumu böyleyse diğerlerininki nasıldır tahmin edin artık.

Öğrenci yetiştirmek de bir çeşit yatırımdır özünde ve geri dönmesi için yapılır. Devlet ya da özel olsun fark etmez, bir öğrencinin ülke ekonomisine maliyeti yüzbinlerce lira. Mühendislik ve tıpta milyonlara çıkıyor bu rakamlar. 50 bin ziraat mühendisi gerekliyse bir ülkeye ve sen 100 bin yetiştirirsen kalanı da sokakta hıyar satmak zorunda kalır. Ya da patron ara eleman alacağına mühendis alır daha basit işleri için ki bu da bir çeşit hıyar satmaktır. Okuyan da biliyor aslında bu sonu, zaten okumaktaki amaç işsizliği 4 yıl ertelemek.

Şunca kaynağı geri dönen bir yatırıma yönlendirseydin herkesin kaçmak istediği, fuhuşun, uyuşturucunun patladığı ve umudun sıfırlandığı bir ülke yaratmazdın. 

Altını çizelim; aslında sadece gençler değil orta yaşlılar ve emekliler de kaçma derdinde Türkiye’den. Eskiden 60’ına gelince bir sahil kasabasına atmaya bakardı adam kendini. Şimdi yerleşecek ülke arıyor.

Milyoner göçünde de dünyada ilk beşe girmişiz. Nüfusa oranlasan birinciyiz. Eli meslek tutan çekip gidiyor ve bir süre sonra Türkiye haberlerini okumuyorlar bile.

Daha ilginç bir şey ekleyelim. Eskiden Türk-Rus çiftler banko Türkiye’ye yerleşirlerdi. Şimdiler Rusya’yı tercih edenlere rastlıyorum. 8 ayı kara kış olan ülkeyi yani!

Başımızdaki unsur da geçenlerde “8 milyon yüksek öğretim öğrencimiz var” diye bir takım sesler çıkarıyordu. Mezun olur olmaz uzay ajansında işe girecekler ya, ne kadar övünse azdır!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,988BeğenenlerBeğen
16,911TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol