Geçmişe dönüş…

Zamanda yolculuk çok uzun zamandan beri insanların hayalidir. Bu mümkün mü? Kısaca ele aldık…

  • ÖNDER ŞAHİN

Derhal bir yangın söndürücü hazırlayın, yoksa temin edin; çünkü geçmişe gitme üzerine eğileceğim ki bu devreleri yakabilecek cinsten. Nitekim yazıyı da bundan ötürü kısa tutmaya gayret ettim.

Yazı konusu ettiği durum, bir gün mümkün olsa bile zamanda geriye gitmek, geleceğe yolculuktan şu nedenlerden ötürü daha zordur ki bunları sırasıyla açacağım:

1) Işık hızını aşmayı gerektirir: Einstein’ın Özel Görelilik Kuramı’na göre evrende hiçbir şey ışıktan daha hızlı olamaz. Zira hızı artan cismin kütlesi de artar ve kütlesi olan şey de ışık hızına ulaşamaz. Örneğin, dört ışık yılı uzaklıktaki Proxima Centauri yıldızının dört yıl önceki halini gözlemleyebilmekteyiz. Yani oraya ışık hızı ile gidilse dört yılda varılabilir; ancak Dünya’nın dört yıl önceki haline dönmek istiyorsak ışık hızının aşılması gerekir ki oraya gidilip zaman kaybetmeden dönülebilsin.

2) Büyükbaba paradoksu gibi birçok açmaza yol açar: Özetlemek gerekirse buna var oluşun sonlanması diyebiliriz. Büyükbabadan kasıt, herhangi birinin atasıdır; yani geçmişe gidildiğinde gidilen zaman içerisinde söz konusu kişi bir şekilde hayatını kaybetse yahut öldürülse zamanda bir kırılma meydana gelecek ve o kişinin soyundan olan müstakbeller dünyaya asla gelemeyeceklerdir.

3) Termodinamiğin ünlü ikinci yasası ihlâl edilmiş olur: Mevzubahis yasayı bir örnekle özetleyeyim; yakıt tüketerek yokuş çıkan bir otomobil düşünelim. Otomobilde depodan eksilen benzin, otomobilin yokuş aşağıya kendiliğinden inmesiyle tekrar depoya dolamaz; yani durum değişimi tek yönlüdür. İlâveten, bir enerji kaynağının asla tamamı işe koşulamaz! Dolayısıyla, ışık bile kendi hızını aşamazken ve görüldüğü üzere, böylesi bir hız için mevcut kaynaklarımızdan bile yüzde 100 verimlilik elde edilemeyeceğine göre; ayrıca, geçmişe yolculuk için de ışık hızını aşmak olmazsa olmazken bu seyahat imkânsız hale gelmektedir. Tabii günümüzün koşulları altında…

Gene Einstein der ki:

“İnsanlar hal, tavır ve hareketlerinin bütün evreni dolaşacak bile olsa kendilerine döneceğini bilselerdi kuşkusuz daha ihtiyatlı davranırlardı.”

Ben de buradan hareketle şu mütalâaya vardım: Sahi, tüm bunlar uzay–zaman “kumaşı”na nakış misali işleniyor olmasın?

Önceki İçerikSon Medya Bükücü!
Sonraki İçerikSon Yumuşakça…

Son Haberler

Maradona: Devrimci mi, serseri mi?

Sezar’ın hakkını Sezar’a verdiğimiz gibi, Maradona’nın hakkını Maradona’ya vermek ve bu koşullarda, “serseri olduğu gibi devrimciydi de” demek lazım. YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Futbol dünyasından bir...

‘Medeniyet’in rezilliği!

Danimarka milyonlarca vizonu, koronavirüs mutasyonu endişesi ile katletti. Hayvanların cesetleri, gömüldükleri toplu mezardan fırladı!.. RED haber - Danimarka bir vahşet skandalıyla sarsılıyor. Milyonlarca vizon öldürüldü,...

Sıra dünyayı kandırmaya geldi

Türkiye Medrano Sirki'ne döndü. Vaka sayıları bir anda on binlere yükseltildi. Dün dünyayı "vaka yok" diye kandırmaya çalışan AKP iktidarı şimdi "vaka çok" demeye...

Yavru Arınç ‘reisçi’ çıktı

Bülent Arınç’ın AKP İstanbul Milletvekili olan oğlu Ahmet Mücahit Arınç, babasının istifasıyla sonuçlanan kriz sonrası açıklama yaparak, "Benim kabem Tayyip'tir" demeye getirdi... RED haber -...

Jöleli ters köşe!

Eski milli kaleci ve Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş, iktidar tarafından şımartılan Jöleli Yiğit Bulut'a haddini bildirdi. RED haber - Türkiye A Milli Futbol...