Fatih Tezcan’ı kim koruyor?

Herkesin “meczup” saydığı Fatih Tezcan, internet üzerinden faşist bir güruh örgütlüyor, önüne geleni tehdit ediyor, aranmasına rağmen İçişleri Bakanı ile telefon sohbetleri yapıyor… O kadar da “meczup” olmasa gerek!..

RED Özel – Fatih Tezcan’ı pek çoğumuz Kadir Mısıroğlu’nun halefi gibi bir “meczup tip” olarak tanıyoruz. Sosyal medyada kendisine tanınan serbest ortamda istediğine istediği gibi hakaret ediyor, küfürler savuruyor, tehditlerin bini bir para, kimilerini günü geldiğinde öldüreceklerini söylüyor… Ondaki özgürlük hiç kimsede yok.

Kendi çocuğunu, bir bebekken Fethullah’ın ekran görüntüsüne tükürtmeye çalışırken çekilmiş videosunu da bilenler bilir. Bu bir çeşit çocuk tacizidir ama kimse onu kulağından tutup, “Gel bakalım, ne yapıyorsun sen?” diye bir kenara çekmemiştir.

Kadın ve çocuk döver. İktidar torpillisi olduğu için kimse ellemez.

Şu an hakkında yakalama kararı var ama İçişleri Bakanı ile telefon sohbetleri yapıp, sosyal medya trollüğü planlıyor.

Fatih Tezcan aslında AKP iktidarının kurmak istediği toplumun, onu idare eden rejimin, genel ahlaki seviyenin bir özetidir. Tüm bir ülkenin atmosferini, Fatih Tezcan’ın kokan nefesini her an soluyabileceğimiz kadar bozmuş olmakla gurur duyuyorlar.

Bu leş gibi atmosfer içinde yağma yapıp ceplerini tıka basa dolduran bir muktedir oligarşisi var. Bir de bunlara hizmet edip nemalanan irili ufaklı Fatih Tezcanlar…

Hayatta göremeyecekleri ilgiyi, hayatta bulamayacakları imkanı sırf böyle bir iktidarın çıkar ilişkileri içine dahil oldukları için bulabilen bir meczuplar ordusu

Fatih Tezcan, hakkında yakalama kararı olmasına rağmen, oradan oraya ev taşıyor, video program çekimleri yapıyor, #SiberTürk adlı bir trol örgütlenmesi kurarak, onlara sabırlı olmalarını, cihada az kaldığını vazediyor, şu an için internette muhaliflerin üzerine bir sırtlan sürüsü gibi saldırarak küfür, tehdit ve hakaretlerle avunmalarını sağlıyor.

Biraz bu örgütlenmeyi mercek altına alalım…

İktidarın kadrolu meczubu Fatih Tezcan ilk olarak 2006’da Analiz Merkezi adlı siteyi kurdu. Site ilk zamanlarında Fethullah Gülen güzellemeleri yaptı durdu; çorba o işte vardı. Daha sonraki süreçte AKP-Cemaat yarılması belirginleşmeye başlayınca, Fatih Tezcan iktidar tarafında yer aldı.

Fatih Tezcan son olarak, 21 Mart tarihinde #SiberTürk adıyla bir grup kurdu. Telegram üzerinden kurulan bu grubun 11 bin civarında üyesi var. Fatih Tezcan, kendi deyimiyle, “koronavirüs günlerinde boşta kalan 144 bin imamı da” bu trol ordusuna katarak büyütmek ve tüm muhalefete saldırtmak istiyor.

Grubun nihai amacı ise, “Kemalist Terör Örgütü, Gezici ve Fetöcülere karşı savaş!..” Fethullahçılarla solcuları eşitlemek son dönemde bir devlet geleneği oldu! Halbuki, aynı Fatih Tezcan ve AKP’nin topu daha düne kadar Fethullah Gülen’le beraber ağlaşıp gülüşüyordu…

Peki grubun asıl kurucusu kim?

Yine Fatih Tezcan’ın kendi ifadesiyle, #SiberTürk grubu, “Erdoğan’ın hesabından sonra en aktif ikinci hesabın ‘fikri, çabası ve himayesiyle’ kuruldu.”

Bu ikinci hesap kim? Fahrettin Altun mu, Süleyman Soylu mu? Eğer bu iki isimden biriyse, devletin bürokratı ve/veya bakanının bu ‘paramiliter adayı’ yapıyla ve halen aranmakta olan, kaçak gezen bir suçluyla işleri nedir, izahata muhtaç. Kendi kolluk güçlerinin aradığı bir zat “özel hat” ile içişleri bakanıyla nasıl görüşüyor, bu da izah edilmelidir. Ha, Fatih Tezcan yalan söylüyorsa, bu konuda da bir açıklama yapılması şarttır.

Kuruluş açıklamalarından birinde “Sabır önemli, onu geçmeyiniz çünkü her yerle temas içindeyiz ve çok sağlam bir planı hayata geçireceğiz” diyen Tezcan, acaba “Kemalist Terör Örgütü” ve Geziciler diyerek fişledikleri hakkında planlar kuruyor, şimdilik internet üzerinden saldırılar düzenliyor.

SiberTürk adı altında kurdukları grupta çalışma prensipleri de bu şöyle:

İnsanları fişliyorlar, kendi ihbar hatları var; daha sonra gruba yazıp, belirlenen şahsa küfür etmelerini, saldırmalarını istiyorlar. Son evrede ise Cimer’e, 155’e şikayet ediyor, en sonunda da “tag calışması yapıp” tutuklanmasını sağlıyorlar. En son kurbanları Hakan Aygün mesela…

Fişledikleri insanlarla ilgili yeterli kamuoyu oluşması halinde, (yine kendi beyanlarında belirttikleri gibi) İçişleri veya Emniyet’teki dostlarını arayıp, “Bu yalnız kaldı tutuklayabilirsiniz” diyorlar.

İnsanları işlerinden attırıyorlar. Dünya Göz Hastanesi ve Levent Akçay’a yönelik “eylem planı” buna örnektir. Aynı saldırılardan Taylan Kulaçoğlu, Nevşin Mengü gibi isimler de nasibini aldı.

Bu durum iktidarın sosyal medya stratejisi haline geldi. Fatih Tezcan’ınki gibi birçok grup kurulmuş vaziyette ve bu troller merkezi olarak yönetiliyor.

#SiberTürk dahil trol saldırılarının aşamaları şöyle:
a) Teşhir
b) Toplu saldırı (küfür-hakaret)
c) Toplu şikayet (cimer-emniyet)
d) Twitter tag calışması ve gözden düşürme
e) Yalnızlaştırma
f) Yalnız kalan bireyi polis ve içişlerine haber verip aldırma.

Bu saldırılar şimdilik “siber olarak” yapılıyor olsa da, ekonomik krizden dolayı emekçilerin olası bir hak isteme durumuna karşı, sokaklarda kafa kesmeye can atan paramiliter bir terör örgütünün inşa edilmeye çalışıldığı aşikar. Ve Tezcan’ın dediğine göre “devlet de” bu örgütlenmenin arkasında.

İçişleri Bakanı’yla poz veren ama hakkında yakalama kararı bulunan bir “iktidar meczubu”nun ve faşist-trol örgütlenmesinin kısa bir özetini sunmaya çalıştık… Dahası da var…

Konuyla ilgili Taylan Kulaçoğlu ve Hakan Gülseven’in yaptığı özel çekimi de ayrıca yayınlıyoruz:

Son Haberler

İzmir’de niye sel olur?

Depremlerin arka arkaya sarstığı İzmir, bir de su baskınlarıyla uğraşıyor. Bu nasıl bir şehir plancılığıdır, Şehir ve Bölge Plancısı deneyimli bir uzman isyan ediyor. ...

“Nedim beni konuşturmasın…”

CHP'li Özgür Özel, sosyal medyada Süleyman Soylu ile bir olup "al gülüm ver gülüm" kendisine saldıran Nedim Şener hakkında ağır ithamlarda bulundu. RED haber -...

“Ahlaksız sizsiniz!..”

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş konuştu: RED TV - "Artık TBMM'nin bir LGBTİ bayrağı var!.." "Sizin atadığınız kayyum rektörü Boğaziçi'nin kedileri bile istemiyor!.." "LGBTİ...

Bıçak kemikte!

İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Eskişehir, Antalya, Bursa, Samsun, Adana ve Edirne'de halk sokağa çıkıyor. Polis şiddetine, kayyumlara, gözaltı ve tutuklamalara karşı her yerde anayasal...

İzmir’i sel de vurdu

RED TV - Depremlerle sarsılan İzmir, dün gece yağan yağmurun ardından bu sabaha da selle uyandı. Kentte trafik felç oldu. Çalışanlar işlerine gidemedi. https://youtu.be/48Gsbd_fw9E