Erol Ekici: Gözleri umut…

Mücadeleye lisedeyken TDKP’nin gençlik örgütü Genç Komünistler Birliği’nde atıldı. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Haritacılık Bölümü’nde okurken, işçi çalışması yürüttü. “Legalleşme” döneminde bir grup arkadaşıyla beraber “legalleşme” dışında kaldı. O güne dek devlet güçleri tarafından eziyete ve saldırıya maruz kalmıştı, o dönemde eski yoldaşlarının da saldırısına uğradı. Belki de hızlı olgunlaşmasını buna borçluydu.

2009’da Erol’un Aydos Ormanları’na yaslı gecekondusunda, bir grup arkadaşıyla beraber Erol’la ve Tekin Arslan’la da yoldaş olduk. Türkiye’de devrimci bir hareketin inşası yönünde birlikte çalışmaya başladık. Her ikisi de inşaat işçisiydi. İşlerinin ustasıydılar. Her ikisi de yiğit devrimcilerdi. Görüşlerinden hayatlarının hiçbir döneminde ödün vermemişlerdi. Bize çok şey kattılar.

Erol Yoldaş, 2011, ENTERNASYONAL korteji…

Ne var ki, 2011 yazında tartışmalarda tıkandık. Ayrı ayrı ama dostça yürümeye karar verdik. Erol o süreçte Tekin Hoca’yla beraber İnşaat İşçileri Sendikası’nı kurmaya girişmişti; bu çabalarında mesafe katetmeye başladılar. 2014 itibarıyla ortak bir proje ile yeniden ortak bir faaliyet başlattık.  Kobane’ye gitmiş, yıkılan kente somut bir katkıda bulunmayı akıllarına koymuşlardı.

2015’te Uluslararası İşçi Birliği – Dördüncü Enternasyonal temsilcisiyle bir toplantı yaparak, dünyanın farklı ülkelerinden inşaat işçilerinin katılacağı Kobane’de Sağlık Ocağı İçin Bir Tuğla Da Sen Koy kampanyasını birlikte yürütme kararı aldık. Somut adımlar atılmaya başladı…

Erol yoldaş, 10 Ekim Ankara katliamında onca yıllık mücadele arkadaşı Tekin Arslan’la yan yana bombanın hedefi oldu. Erol’u memleketi Erzincan’da toprağa verdik.

Mücadelesi boyunca ve son yolculuğunda Erol’un yanında olan Erdoğan Yoldaş’ın yazdığı yazı:

KAVGA DOSTLARI, YOLDAŞLAR…

10 Ekim’de Ankara’da mevcut hükümet ve iş ortağı IŞİD çetelerinin düzenlediği bombalı saldırıda 100’ün üzerinde devrimci, demokrat, yurtsever katledildi. Katliam geleneği devletin genlerinde var. Sadece cumhuriyet tarihinde değil, Osmanlı döneminde de mazlum halkların kılıçtan geçirilme hikayelerini hepimiz biliyoruz. Devlet Maraş’ta, Taksim’de, Çorum’da, Sivas’ta, Suruç’ta ve en son Ankara’da bu geleneğini tekrarladı.

Osmanlı’nın başlattığı katliam geleneği olanca vahşetiyle sürüyor. İşkencelerde, darağaçlarında öldürülen, pencerelerden aşağı atılıp intihar etti denen yüzlerce devrimcinin arkasından gözyaşı dökmekten artık gözlerimiz kurudu. Ciğerimiz yandı hep… Daha uzatmayacağım… Yüzlerce devrimcinin kanı daha yerde. Ciğerlerimiz hâlâ yanıyor. Ankara’da katledilen iki devrimci komünist, Erol Ekici ve Tekin Arslan, en taze yaralarımız. Onları anlatmak istiyorum size.

Erol Ekici ve Tekin Arslan’ın yolu 90’lı yıllarda kesişti. Tekin yıllardır işçi sınıfının kurtuluşunu ve sosyalizmi inşa edebileceğini düşündüğü partisinde sınıf mücadelesini sürdüren yiğit bir işçi, yiğit bir devrimciydi. Erol daha lise öğrencisi. Erzincan’dan kalkıp gelmiş, partiyle buluşmuştu. O dönemden sonra da yollarını hiç ayırmadı bu güzel insanlar. Kartallı emekçiler, Kurfalı Mahallesi halkı ve emekçileri iyi tanır onları.

90’lı yıllarda parti yasal parti hastalığına tutulunca yollarını ayırdılar partiden. Fakat mücadele bitmedi. Sosyalizmde ısrarlıydılar. Bu durum ayrıldıkları kurumu bile rahatsız etti. Ayrıntıya girmeyelim…

Erol, Yıldız Teknik Üniversitesi’ni bitirdi. Fakat sahaya geri döndü. En iyisinden inşaat işçisiydi. Tekin Abi’siyle sınıf mücadelesini yükseltmek, işçi sınıfının partisini kurmak için var güçleriyle çalıştılar. Arkalarında bir kurum, mali bir destek yoktu. Sadece sosyalizme olan inanmışlıkları vardı. İnşaatta çalışarak geçimlerini sağladılar. Her şantiyede onlarca işçiye dokundular.

Şantiyelerde örgütlenmek zordur. Her ekip tanıdıklardan oluşur. Kalıpçısı, demircisi, elektrikçisi… feodal ilişkiler kuvvetlidir. Gericilikten etkilenmiş binlerce insanla doludur şantiyeler. Bu alandan devrimci işçiler ve ilişkiler yaratmak için yıllarca mücadele eden bu iki yiğit insan bugün aramızda yok. Katledildiler. Sadece dostları için değil, işçi sınıfı davası için çok büyük bir kayıp…

Tekin ve Erol yoldaşları her mitingde, her hak arama mücadelesinde görebilirdiniz. Gür sesiyle dikkatinizi çekerdi Tekin Yoldaş. “Oooy yoldaşım gelmiş!” diye sarıldığında bana, iliklerime kadar titrerdim. İnsan sevgisi, yoldaşlık bu kadar mı hissettirilir.

Erol Yoldaş… Seni anlatmak ne mümkün… Senin kavganı anlatabiliriz. İdeallerini anlatabiliriz. Ama seni anlatmaya yetmiyor kelimelerin gücü. Bıyık altından attığın o gülüşlerini, arkadaşların için yaptığın fedakarlıkları tek tek anlatamam.

Her susamışa su verdiniz. Her yorulanın elinden tuttunuz. Ve inatla en zor günlerimizde bize umutlar verdiniz. Her yenilgiden sonra bir daha ayağa kalkmayı öğrettiniz bize…

Erol Ekici ve Tekin Arslan yoldaşlar. İnşaat İşçileri Sendikası’nın kurucu üyelerindendi. İnşaat işçilerine hak almayı öğretiyorlardı. Onlarca şantiyenin önünde onlarca işçinin umudu oldular. Onlarcasına dokundular. Sosyalizmi anlattılar. Ve en son projeleri IŞİD çetelerinin yaktığı-yıktığı Kobane’ye bir sağlık ocağı yapmaktı.

Erol Ekici ve Tekin Arslan yoldaşlar Ankara’daki patlamada yan yana öldüler. Gazi Hastanesi’nde, morgda teşhis ediyoruz yoldaşları. Yan yana yatıyorlar. Çeyrek asırlık yoldaşları ölüm bile ayıramamış.

Erol Yoldaş’ı çok sevdiği köyünde Erzincan’da binlerin katılımıyla Erol’a yakışır bir şekilde toprağa verdik. Tekin Yoldaş’ı Kartal’da binler karşıladı. Dokunduğu her işçi oradaydı. Diyarbakır’dan bile işçiler gelmişler apar topar. “Şantiyede haklarımızı alan adam” diyorlardı.

Ankara’da yoldaşların naaşlarını almayı bekliyoruz. “Devlet başladığı işi yarım bırakmaz. Suruç’ta öldüremediler kocamı, Ankara’da öldürdüler” diye feryat ediyor bir kadın. Ciğerleri yanmış. Bizim de ciğerimiz yandı.

İktidar koltuğunda oturan o zevat unutmasın. Rüzgar eken fırtına biçer. Onların da ciğerleri yanacak elbet… Çokça anlatamadım yoldaşlar sizi. Buna ne kelimelerin, ne de benim gücüm yetiyor. Hoşça kalın kavga dostları. Hoşça kalın dostlarım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here