Gazete RED“Erdoğan kazandı…”

“Erdoğan kazandı…”

Kıbrıslı muhalif gazeteci Şener Levent, KKTC cumhurbaşkanlığı seçimini değerlendirerek, Türkiye’den Ada’ya yerleştirilenlerin sonucu belirlediğini savundu ve ekledi: “Onur değil, para kazandı.”

Şener Levent

RED haber – Kıbrıs’ta yayın yapan Avrupa Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şener Levent, KKTC cumhurbaşkanlığı seçimini değerlendirdi. Levent, seçim sürecine baskı, tehdit ve şantajın eşlik ettiğini vurgulayarak, seçimi Tayyip Erdoğan’ın kazandığını savundu.

Daha önce sık sık Tayyip Erdoğan’ın şimşeklerini üzerine çeken ve gazetesi defalarca saldırıya uğrayan Şener Levent’in ‘Erdoğan Kazandı’ başlıklı yazısını aynen yayınlıyoruz:

Yerleşiklerin oyu belirledi bu sonucu…

Onur değil…

Para kazandı…

Bir de baskı, tehdit, şantaj, yalan dolan eklendi buna…

Biz kaybettik…

Erdoğan kazandı…

Ersin Tatar’ı zaferin hemen ardından kutladı…

Oysa Tatar kutlamalıydı asıl onu…

İki yüz bin seçmenin içinde seksen bin Kıbrıslı oyu…

120 bin yerleşiğin karşısında ancak bu kadar ayakta durdu…

Olmaz bayım olmaz…

Siz bu memlekette işgal olduğunu kabullenmeden olmaz!

İşgalci nüfusa “çokkültürlülük” deyip övündüğünüz sürece hiç olmaz…

Bir de bunları yazınca bu “ırkçı” yakıştırmalarınız var ya…

Alın size işte çokkültürlülük!

Alın size irade!

Kimde bu irade?

Bizde değil…

Karadenizlilerde, Hataylılarda, Adanalılarda…

Yurdumuzu teslim ettikten sonra irademizi de teslim ettik onlara!

Yobazlara yol verdik…

Mollalara…

Üfürükçü şeytanlara…

Bak canım kardeşim…

Toplumun tüm muhalif kesimleri ilk kez birleşti bu cephede…

Sosyalist, sosyal demokrat, liberal…

Elini vicdanına ve yüreğine koyan kim varsa…

Birleşti de, karşısındaki gücü deviremedi yine…

Federalizm de çöktü…

Taksim kazandı…

İki devletçiler!

***

Yanlış bir hesap vardı demek bu işte…

“Halkıma güveniyorum” diyordu Akıncı…

Hangi halka?

Bu halk senin halkın mı?

Sana “Sen bizim cumhurbaşkanımız değilsin” diye bağıranlar mı?

Bu halk artık senin halkın değil Mustafa…

Erdoğan’ın halkı!

Bilmem artık nereye açılır bu kapı…

İki devlete mi?

İlhaka mı?

***

Seçim sonuçlarının yarattığı hayal kırıklığı içinde Mustafa Akıncı, taraftarlarına son bir konuşma yaptı…

Seçim bürosunun önünde…

Herkes çok üzgün ve ağlamaklıydı…

Beş yıl önce seçimi kazandığı geceden hiçbir eser yoktu…

Akıncı’nın kazanmasına kesin gözüyle bakanlar perişandı…

Bir de Akıncı’nın konuşması hayal kırıklığı yarattı onlarda…

Siyasi hayatına son verdiğini açıkladı…

Tatar’ı kutladı, başarılar diledi ona ve dedi ki:

“Bu sonuçlar 45 yıllık siyasi hayatımın sonudur.”

Olmadı Sayın Akıncı…

Hiç olmadı…

Nereye kaçıyorsun?

O kadar kolay mı bu?

“Mücadeleye devam” demeliydin…“Yılgınlık yok… Biz bu mücadeleyi her şeye rağmen eninde sonunda kazanacağız” demeliydin…

Bunu beklerdi herkes…

“Cevap Akıncı” diyen kim varsa bunu beklerdi…

Farkında değil misin?

Asıl şimdi başlar bu mücadele…

Sarayda değil…

Sokakta…

***
Nerde kaybedildi bu seçim?

İskele’de…

Tatar’a 9343 oy çıktı, sana ise 3855…

Aradaki fark 5482…

Ülke genelindeki farkı da bu belirledi zaten…

Tatar 67322, sen 62910…

Fark 4412…

Seçim sonucunu TC’lilerin belirlediğini apaçık bu da gösteriyor işte…

İskele Türkiyelilerin…

Taşıdıkları nüfusla irademizi böyle gasp ettiler…

Ve siz buna “çok kültürlülük”, ya da “ayrıştırma” mı diyorsunuz hâlâ?

Biz kaybettik…

TC’liler kazandı diyorum işte…

İstediğiniz kadar ırkçılık basın bana…

Hamsi festivallerine koşun…

Horon tepin…

Yeşil renkli üç hilalli bayraklar altında…

***

Bundan sonrası mı?

Molla, tarikat ve yobaz düzeni…

Şovenist histeri…

Savaş kışkırtıcılığı…

Tayyip Erdoğan’ın alfabesidir bu…

Ve siz…

Mücadelede kararlı olanlar…

Eğer bu mücadeleyi Erdoğan’a karşı değil de, kuklası olan Tatar’a karşı verecekseniz yine, boşuna uğraşmayın…

Bu rezil işgale karşı sesinizi yükseltmedikçe sonuç hiçbir zaman bundan farklı olmayacak…

***

Mustafa Akıncı’ya,

– Kazanacağından emin değilsen her şeyi ifşa ederek, büyükelçinin görevden alınmasını talep ederek, çekil, demiştim…

Keşke çekilseydi…

Ve sarayı bırakarak hepimizle sokağa inseydi…

Böyle olmazdı…

Şener LEVENT
19 Ekim/ 2020
Avrupa

Önceki İçerikŞili yine ayakta
Sonraki İçerikAile boyu tecavüz doğru mu?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,069BeğenenlerBeğen
17,011TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol