Gazete REDEmrah Serbes’i linç etmek…

Emrah Serbes’i linç etmek…


Emrah Serbes’ten Tayyip Erdoğan’a…

Emrah Serbes bir suç işledi. -Muhtemelen alkollü iken- sürat yapıp bir ailenin canına kıydı. Biz işlediği suç karşısında, arkadaşımız da olsa, Emrah için bir iltimas talep edemeyiz. İşlediği suçun cezasını çekecek, çekmeli. Ve az buçuk tanıdığım kadarıyla, onun vicdani cezasını ağır bir biçimde çektiğine inanıyorum.

Peki, bunca gündür onca insanın kendisini savunma şansı olmayan Emrah’ı bir ‘karakter linçi’ne tabi tutmasına ne diyeceğiz?

Başımdan trafik kazası geçti. Emrah’ın yaptığı kaza kadar ağır bir kaza değildi ama Bingöl yakınlarında bir virajda otomobili mıcıra kaptırdım ve takla attım. Takla atarken, o birkaç saniyede ellerimi tavana koyarak ‘her şey’in bitmesini bekledim. Yolun diğer tarafı uçurumdu. Otomobil şans eseri uçuruma değil tepelik tarafa savrulmuştu. Duran otomobilden çıktım ve anlamsız anlamsız dağlara tepelere bakmaya başladım. Bir süre şok yaşadım. Muhtemelen Emrah çok daha büyük bir şok yaşadı. Kazanın yanı sıra birilerinin ölümüne sebep vermiş olmak kuşkusuz çok ağır bir travmadır. Alkollüyse, şuurunu iyice kaybetmiştir. O an arkadaşıyla birlikte kendilerince bir ‘çözüm’ bulup suçu arkadaşına yüklediler. Sonrası bildik gelişmeler…

Hâlâ bir sürü insan çıkarımlarda bulunuyor, olay üzerine tahminler yürütüyor ve bunu yaparken, Emrah’ı ‘her türlü kötülüğün timsali’ ilan ediyor. Emrah’ın işlediği suçu çoğaltıp ona bir sürü ‘suç’ yamıyorlar. Onu hiç tanımayan bir sürü insan, karakter analizine girerek, varlığını baştan aşağı bir ‘suç’ haline getiriyor. ‘Bir tek Emrah’tan herkes kendi ‘kötü’sünü ve o ‘kötü’nün işlediği muhtelif ‘suç’ları yaratıyor, bir tek Emrah herkesin kötüsü ve pek çok kötü haline geliyor. Kötülük Emrah’ın şahsında çoğalıyor. Emrah’a lümpen diyorlar, bunu diyenlerin bir kısmı ona saldırırken lümpenliğin türlü örneklerini sergileyebiliyor. Moda tabirle oksimoron şahsiyetler ortaya çıkıyor…

Neymiş, teslim olduğunda sonunda ‘t’ yok demiş. Kısacık bir anda, kendini anlatmak için edilmiş üç laftan çıkartılan ve sosyal medyaya bırakılan manaları yazmaya kalksam ansiklopedi olur. O bir tek ‘t’ öyle gürültü çıkarıyor ki, “Benim sonum yok, keşke ben ölseydim, herkesten özür diliyorum” duyulmuyor.

Sonra, misal, Emrah zaten imza gününde bira içermiş! Camide miymiş o imza günü? Ne yapalım?! O öyle biri…

Solcu adam suçu anında üstlenirmiş… Emrah yapmadı. Korktu, paniğe kapıldı, kendini savunma güdüsüne teslim oldu, ve belki daha bir sürü şey. Siz hiç paniğe kapılmadınız mı? Şuursuzca davranmadınız mı? Hatasız hayatlar mı yaşıyorsunuz hepiniz? Eğer öyleyse, bu dünyada Emrah’la beraber sadece iki ‘kötü’yüz…

Kaldı ki, Emrah ‘sol’a dair iddiaları son derece sınırlı, kendini sol bir siyasi figür olarak var etmeye çalışmayan ama iktidarın halka saldırıları sırasında sağda solda biber gazlarının içinden çıkıveren, meşhur olduğu başka işlerden dolayı medyada yer aldığında muktedirlere ‘gider yapan’, Tayyip’e ‘Tazyik’ deyip başına iş alan, oturup muhabbet ettiğinizde de kendi sınırlarını gayet iyi bildiğini kolayca anlayabileceğiniz bir adam…

Aslında ‘edebiyatı’ da rezilmiş!.. Hem sonra Afili Filintalar gibi lüzumsuz İslamcı tiplerle birlikte oluşturulan topluluk içinde yer almış… Ne yapayım, dünya iyisi kardeşim Murat Uyurkulak da öyle yaptı. Ne dediysem dinletemedim. O zaman onlara çok kızdım, eleştirdim. Hatta RED‘de de epey sert bir yayın yaptık, Afililer Filintalık Oynaşında başlıklı bir manzumeye yer verdik… O topluluğun en popüler olduğu dönemde yaptık bunu. Falanca ahbabımızdır diye kayırmayı aklımızdan geçirmedik… Öte taraftan, öyle bir ‘edebiyat çevresi’ içinde yer almış olmaları, arkadaşlarımızı rezil mi yapar?

Bugüne kadar hiç kimse ağzını açıp tek laf etmemiş, şimdi lanetleme korosuna katılmayanı dövüyorlar!

Tekrar ediyorum, Emrah için hiçbir iltimas talebimiz olamaz. Cezasını çekecek. Ama… -Bence şuursuzca- işlediği bir suç dolayısıyla, kendini savunamayacak bir insanı bütün karakteriyle birlikte ayaklar altına almak, üzerinde tepinmek, bütün kötülükleri o yaratmış gibi davranmak ne oluyor? Benim kanım almıyor bu tutumu.

Emrah’la hiçbir zaman içli dışlı olmadık, çoğu ayaküstü birkaç sohbetimiz, bir de uzun uzun bir dertleşmemiz oldu, o kadar… Evet, şimdi cezasını çekmesi gereken ağır bir suç işledi ama bu kadarlık teşriki mesaimizde tanıdığım Emrah, üzerine yamanan o kötülükler listesini hak etmiyor. O Tayyip Erdoğan’dan korkmayan, barikatlarda yan yana durduğumuz bir kavga arkadaşımızdır.

Birinin bunu söylemesi gerekiyordu. Onca saldırıya rağmen ne düşünüyorsam, ne hissediyorsam söyledim. Belki ‘siyaseten’ yanlıştır ama benim arkadaşlık hukukum bunu gerektiriyor…

2 YORUM

  1. Ömür boyu vicdan azabı çekeceğini hiç inanmıyorum. Şuursuzca bir suç veya kaza veya hata burada bir sorun yok. Devamın da sorun var. Devamı halk deyımi ile “şerefsizlik” Çoğunluk filmini izleyip. Raskolnikof’u okuyup hala böyle davranmak.?????

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,818BeğenenlerBeğen
17,098TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol