Gazete REDEmperyaliste ‘müttefik’ olmak…

Emperyaliste ‘müttefik’ olmak…

Amerikan Başkanı Trump’ın Suriye’deki askerlerini geri çekme kararı Kürt ulusal hareketi ile bu ülke arasında yaşanan rönesansı sonlandırmış gibi görünüyor. En soldan en sağa neredeyse bütün bir Avrupa basını bunu ABD’nin Kürtlere karşı bir ihaneti olarak niteliyor. Biz bu kopmanın (gerçekten olursa) Kürt ulusal hareketi açısından kısa vadede çok büyük zorlukları beraberinde getirse bile, uzun vadede çok büyük faydası olacağını düşünüyoruz. En azından bir emperyalistin kendileriyle dost ya da müttefik olduğunu sanmak türünden idealist yaklaşımlarına son vereceklerdir.

ABD’nin asker çekmesi kendi açısından doğru ya da yanlış diye tartışılabilir. Ancak bunu bir ihanet ya da sadakatle açıklamak emperyalizm olgusunu anlamamaktır. Amerika YPG’ye ya da başka birilerine askeri yardımda bulunurken bunu bir sadakat borcu ya da dostluk gereği olarak yapmıyordu ki, şimdi ihanetle suçlansın.

Olayı biraz tarihsel bir analojiyle açıklayalım.

İkinci paylaşım savaşı yıllarında gerek İngiltere’nin gerekse de ABD’nin toplama kamplarının varlığından haberdar olduklarını tahmin edebiliriz. Bunun için çok derin bir bilgiye gereksinim yoktur. Bu ülkelere ait uçaklar o dönemde Avrupa üzerinde sürekli olarak uçuyor ve fotograf çekiyordu. Fotografı çekilen hemen her tren ya da kamyon en ince ayrıntısına kadar inceleniyor ve nereye ne için gittiği tespit ediliyordu. Avrupa’nın dört bir yanından milyonlarca insanı toplayıp ölüme götüren trenleri de bu arada görmemiş olamazlar. İddia ettikleri gibi o kampları esir kampı sanmaları da mümkün değildir. Milyonlarca insanın oradaki barakalara sığdığını düşünmek için gerçekten aptal olmaları gerekirdi. Bu ülkelerin savaşın son aylarında Auschwitz’e giden tren hattına yapacakları tek sorti bir hava akını binlerce hatta belki milyonlarca insanın yaşamını kurtarabilirdi. Bunu yapmadılar. Almanya’nın turistik tesislerini bile bombaladılar da ölüm kamplarına giden tren hatlarını bombalamadılar. Kızıl Ordu askerleri Auschwitz’i kurtardıklarında insan fırınları hala yanıyordu.

Açıkçası gerek Amerikan gerekse de İngiliz emperyalistleri için 6 milyon ölü Yahudi 6 milyon kurtarılmış Yahudiden çok daha kullanışlıydı.

Bugünün koşulları o dönemden farklıdır, emperyalizmin doğası ise aynı kalmıştır. O zamanlar 6 milyon civarında insanın fırınlarda yanmasına seyirci kalmaktan rahatsızlık duymamışlardı. Bugün ise Kürt halkını Suriye ve Türkiye arasında yalnız başına bırakıp çekilmekte hiçbir sakınca görmüyorlar.

Bu arada belirtelim; kimi basın ajanslarında yer alan, ABD ordusunun silahlarını YPG’ye bırakıp çekiliyor olmasına dair (doğru ya da yanlış) haberlerin fazlasıyla abartılmasını da ben doğru bulmuyorum. Bu tür çekilmelerde taşınması pahalıya gelen, yükte ağır pahada hafif silahlar vardır. Bu tür silahların yerel bir müttefike bırakılması, bu olamıyorsa da imha edilmesi en ekonomik çözümdür. Tarihteki büyük çekilme operasyonları incelendiğinde bunun bir çok örneğine rastlamak olasıdır. Geride bırakılan silahlar yerel bir örgüte ya da görece kötü donanmış bir orduya ilaç gibi gelse bile ABD (ya da ingiliz) ordusu açısından geri taşınmasına gerek olmayan bir çeşit hurda malzeme listesindedir. Bir örnek olarak ABD 1991 senesinde ilk defa girdiği Irak’tan çekilirken Türkiye’ye konuşlandırmış olduğu silahların büyükçe bir kısmını geride bırakmıştı. Zamanın başbakanı Turgut Özal bu olayı kendisinin büyük bir başarısı olarak yansıtmış olsa da gerçekte bırakılanlar taşınması, hatta depolanması bile imha edilmesinden daha pahalıya gelen malzemelerdi. Geride bırakılan bu silahlarla ilgili olarak zamanın muhalefet lideri Süleyman Demirel’in söylediği “Türkiye hurdalık ya da ardiye değildir” sözünü anımsatabiliriz. Bu nedenle de “ABD emperyalizmi Kürtleri silahlandırmaya devam ediyor” türünden hamaset kokan laflar etmeye gerek yoktur. ABD’nin Suriye’deki silahlarının bir kısmını geride bırakması da YGP’nin bu silahları alması da tarafların kendi perspektiflerinden bakıldığında son derece akılcı ve gayetle normal bir durumdur.

Bunun ötesinde ABD emperyalizmi YPG’ye silah yardımında bulunmuştur. Bunu ne YPG’nin ne de ABD’nin kendileri de gizlememektedir. Bunda iki tarafın da kendi açısından haklı görünen gerekçeleri vardır. IŞİD cellatları sadece birkaç metre mesafeye kadar sokulduğunda Kürt ulusal hareketinin gelen silahın nereden geldiğini sormak gibi bir lüksü yoktu.

ABD ise bütün bir Suriye politikasını Esad’ın devrilmesine dayandırmıştı. Bunun için Esad’a karşı savaşan IŞİD de dahil bütün “muhalif” örgütlere bir takım yardımlarda bulunması bu politikanın mantıksal sonucuydu. Sonraları kontrolden çıkan siyasi islama karşı en etkin güç olarak YPG çok özel bir anlam taşısa da Suriye yönetimine karşı savaşan hemen herkes Amerikan yardımından bir dönem payını almıştı.

Kobane kuşatması sırasında IŞİD’la göğüs göğüse çarpışırken YPG’nin Amerika’dan silah yardımı almasını hiçbir zaman eleştirmedik. Ancak birileri göğüslerini gere gere Amerika’nın kara gücü olduklarını söylediklerinde içimiz acıdı, en çok da onlar için üzüldük. YPG savaşçılarının siyah gözlük takmış CIA ajanlarıyla fotografları basını süslediğinde bunun uzun vadede Kürt hareketine çok ağır bir yük getireceğini düşündük. Maalesef gelinen nokta bizi haklı çıkartmış gibi görünmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,818BeğenenlerBeğen
17,098TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol