Dünya üzerindeki büyük tehdit

Trump’ın Kürtlere Normandiya çıkartmasına asker vermedikleri için kızdığını; Elon Musk’ın da Karl Marx’ı (bir ihtimal Kapital adlı kitabı olduğu için) kapitalizmin mucidi sandığını düşünürsek…

  • SERDAR KAZAK

Son günlerde Amerika’dan gelen çok fazla haberi ilgiyle izliyor ve okuyoruz.

Gelen haber görüntüleri birbirinden çok uzak, çok farklı. İnsan bu görüntülerin tamamının aynı ülkeden geldiğine inanmakta güçlük çekiyor.

Bir yanda ırkçı -hatta doğru adını koyalım: faşist- polisler büyük olasılıkla hiç bir suçu olmayan masum bir insanı derisi koyu renkli olduğu için sokak ortasında göz göre göre ve de kasıtlı olarak, boğarak öldürüyor. Diğer yanda ise ülke nüfusunun azımsanmayacak bir kısmı uzaya fırlatılan ilk ticari roket için sevinç göz yaşları dökmekle meşgul.

Gelen haber görüntülerinin büyük bir kısmında George Floyd’un öldürülmesine karşı protesto gösterileri yapan insanlar var, genç bir kız gerçek şiddetin kendilerinden değil, devlet görevlilerinden geldiğini anlatmaya çalışıyor; aynı haber bültenindeki diğer görüntülerde ise beyaz giysiler içindeki uzay adamları, koreografisi en ince detayına kadar çalışılmış bir film sahnesinde, uzay kapsülüne gidecekleri Tesla marka bir otomobile biniyor.

Haberlerin bir yarısında halka karşı uygulanan orantısız şiddet ve bu şiddetin bir sonucu olarak yakılan polis binaları ya da otomobilleri var; diğer yarısında –kelimenin tam anlamıyla- göğsünü yumruklayarak “insanın kaşif ruhu olmalı” türünden bir cümleyle kendisini öven bir megaloman, Elon Musk ya da uzaya iki adam fırlatabilmiş olmayı “tarihsel bir başarı” diye abartan bir başka megaloman Donald Trump var.

Haberler bu ülkenin ne denli derin bir bölünme hatta adı konulmamış, giderek ısınan bir soğuk iç savaş içinde olduğunu kanıtlayan çığlıklar gibi.

Şiddete dair görüşümü baştan belirteyim:

Şiddet biz sosyalistlerin elbette ki heyecan duyacağı, severek uygulayacağı bir yöntem değildir. Ancak öz savunmayı içeren bir şiddet kaçınılmaz hale gelmişse “iyi ama göstericiler de molotof kokteyli attılar” türünden saçma laflar da etmeyiz.

Amerikan sokaklarında şiddet vardır ve bu şiddetin birinci dereceden sorumlusu ABD hükümetinin bizzat kendisidir. Tıpkı bizim Haziran isyanı sırasında yanan tek tük kamu taşıtının kaçınılmaz tahribinde gerçek suçun dönemin hükümetinde olması gibi.

Eğer Amerikan devleti afrika kökenli yurttaşlarına kendi anayasasında varolan normal yaşama hakkını çok görmeseydi, hatta kendi polisini siyahlara karşı kışkırtmasaydı, olayı basit bir disiplin vakası olarak geçiştirilmeye çalışmak yerine daha en baştan bir cinayet suçu olarak ele almış olsaydı, bu gün sokağa çıkmış olan kitleler büyük olasılıkla evlerinde oturuyor ve space X’in fırlattığı ilk ticari uzay kapsülünün sevincini Trump’ın bizzat kendisiyle paylaşıyor olacaktı.

Uzay kapsülü deyince bu konudaki görüşümü de belirtmeden geçemeyeceğim.

Trump’ın dudaklarını büzerek, Musk’ın ise göğsünü yumruklayarak sözünü ettikleri bu “tarihsel ilerlemeyi Sovyetler Birliği bundan elli küsür sene önce, o dönemin teknolojik düzeyinde ama bu gün kullanılanlardan çok ta farklı olmayan bir roketle gerçekleştirmişti. Space X’in başarılı tasarımı sayesinde taşıyıcı, ana roketin yere indirilip tekrar kullanılabilir olmasını hafife alıyor değilim. Bu en azından çevre açısından önemli bir adım. Ancak bunun ötesinde ben, çok da büyük bir tarihsel ilerleme göremiyorum. Uzaya insanlı bir roket fırlatmak daha yetmişli yıllarda görece sıradan bir iş haline gelmişti ve aradan yarım yüzyıl geçtikten sonra bunu “tarihsel başarı” diye pazarlamaya kalkışmak, adamın tarihsel bilincinin sıfır civarında olmasını gerektirir.

Burada sözünü ettiğimiz olayın iki kahramanından birisi olan Trump’ın Kürtlere Normandiya çıkartmasına asker vermedikleri için kızdığını; Elon Musk’ın da Karl Marx’ı (bir ihtimal Kapital adlı kitabı olduğu için) kapitalizmin mucidi sandığını düşünürsek fazla bir tarih bilinci de beklememek gerekir herhalde.

ABD’den gelen haberlere dair son bir görüşümü daha belirtmek isterim:

Gerek George Floyd’un öldürülmesi, gerek sonrasında başlayan isyan, gerekse de sanki başka bir ülkede yaşıyormuş gibi uzaya fırlattığı rokete sevinen diktatör ve kapitalist bozmaları gerçekten de tarihsel bir öneme sahiptir.

Bunlardan birincisi devletin Afrika kökenli vatandaşlarına karşı uygulamakta olduğu ayrımcı politikayı açıktan bir savaşa yükseltmiş olmasıyla çok büyük öneme sahiptir. Ülkede yaşayan insanların önemli bir kısmı açısından sonuçları kestirilemeyecek kadar büyük tehlikeler içermektedir.

İkincisi ise uzayın devlet eliyle finanse edilen ama yine de “özel sektör” diye yutturulan ne olduğu belirsiz bir ticarete açılması olayıdır. Bu aslında uzayın talana açılmış olması anlamına gelmektedir ve çevre açısından en az birincisi kadar büyük tehlikeler içermektedir.

ABD hükümeti binsekizyüzseksenlerde “vahşi batı” diye nitelenen bölgeyi yerleşime ve tarıma -doğru adıyla söylersek talana- açtığında bu olay, o bölgede yaşayan yerlilerin ölüm fermanı olmuştu. Son günlerde olan olaylar ise ABD’deki Afrika kökenlilerin ve dünyanın yaklaşık beşyüz kilometre çevresindeki bölgenin ölüm fermanı haline gelebilir.

Son Haberler

RedHack geri döndü!

Kızıl hackerlar AKP'li belediyelerin web sitelerine kayyum atamaya başladı!.. RED Haber - Türkiyeli devrimci hacker grubu RedHack bir dizi AKP'li belediyenin sitelerini hackleyerek "Size kayyum...

Belçika: “Onları Tayyip besliyor…”

"Tayyip Erdoğan'ın teşvik ettiği İslamcılar Belçika için başlıca tehditlerden biri..." RED Haber - Christophe Lamfalussy, geçtiğimiz günlerde Belçika La Libre gazetesinde Devlet Güvenlik Servisi (VSSE)...

Korona günlerinde turizm

Koronavirüs tüm dünyada turizmi vurdu. Bazı ülkeler büyük gelir kaybına uğruyor. Turizmin geleceği meçhul. RED Haber - Koronavirüs nedeniyle dünya turizmi ağır bir tehdit altında....

Trump solculara ‘faşist’ dedi

Müzisyen Neil Young, geçtiğimiz cuma Beyaz Saray'ın Bağımsızlık Günü'nü kutlayan Rushmore Dağı etkinliği sırasında müziğini kullanan Başkan Donald Trump’a sinirlendi. Trump ise 'solcu faşizmi'...

Bir acayip Japon treni

Japonya’da deprem sırasında yol almaya devam edebilen, dünyanın en hızlı ‘mermi tren’i hizmete girdi. RED Haber - Japonya'nın en yeni ‘mermi tren’i sadece daha hızlı...