Dünya düz olsaydı…

Neredeyse bir tarikata dönüşen “Düz Dünyacı” akımın bazı sözüm ona tezlerini ele alıp gerçekten dedikleri gibi olsaydı ne olurdu sorusunu da iki bölümlük bir diziyle yanıtlamaya çalışacağız.

  • ÖNDER ŞAHİN

”Bilgi Çağı”nda Orta Çağ artığı safsataları çürütmeye kaldı ya günlerimiz, neyse… Düz (!) bir dünyada kesinlikle yaşamadığımızı işaret eden faktörleri sizlere maddeler halinde açıklayacağız.

1. Yerçekimi

Düz Dünyacıların iddiası doğru olsaydı cisimlerin yeryüzünün kenarına geldiğinde düşüp uzaya savrulması gerekirdi, değil mi? Onların tezini çürütmek bu kadar mı kolay? Evet denebilir; fakat iş biraz daha çetrefil zira ‘Yerçekimi Kanunu’na göre çekim kuvveti, cisimleri merkeze doğru çeker.

Yani “tepsi” Dünya’da kutuplara doğru gittiğinizi varsayın, son derece güçlü şekilde orta kısma doğru çekilirdiniz. Bana kalırsa bu veriyi düz dünyacılar değil, gene “yuvarlak dünyacı” bilim insanları kanıtlayıp deklare etmişti.

Ha, mevcut durumda böyle bir şey nasıl meydana gelmiyor?

Aslında, coğrafyayla biraz uğraşan kişinin rahatlıkla bilebileceği yerçekiminin kutuplarda ekvatordakinden daha baskın olduğu gerçeği ortadadır; çünkü Dünya’nın geoit oluşunun getirdiği kutuplardan basık (üzerine basılı bir futbol topu gibi), ekvatordan şişkin biçim, kutupların çekirdeğe (barisfer) daha yakın oluşu gibi bir durum ortaya çıkarır ki böylelikle yerçekimi orada nispeten kuvvetli olur.

2. Buz Duvarı

Düz dünyacıların bir diğer sayıltısı gezegenimizin kenarlarında buzdan duvarların yer aldığı, okyanusların da o sayede dış uzaya dökülmediğidir. Görüşlerinin altını doldurmak için de Antarktika’nın bu duvarın en dış kısmı olduğunu vurgularlar.

Hemen buradan başlayayım:

İddia edildiği gibi olsa Antarktika’nın dünyanın düz şekliyle nasıl “en” dış kısmı olabileceğini bir saniyeliğine de olsa lütfen tasavvur edin. Hadi en dış kısmı diyelim, bu durumda söz konusu buz duvarının birkaç katmandan ibaret olması gerekmez miydi?

Anlaşılan o ki okyanusları tutmak için birkaç kat buz gerekmektedir!

Keza, bahsettiğimiz su kütlesini tutmak için ne kadar yüksek buz duvarları gerekir? Pasifik’teki yaklaşık 13 kilometre derinlikli Mariana Çukuru bize bu konuda yardım edecektir.

Bu başlığı kapamadan önce yerkürenin çevresini gezen ilk kişiler olan Macellan ve sağ kolu Del Cano’nun yolculukları esnasında bu duvara neden çatmadıklarını sorusunun yanıtını sizlere bırakıyorum.

3. Ufuk Çizgisi

Gün batımında coğrafi kıvrımları görememek gezegen zemininin düzlüğünden değil, hacmindendir. Uçağa binilip de seyir irtifasına (10 bin metre) ulaşıldığında camdan dışarıya bakılırsa karanın nasıl bir kavisle uzanıp gittiği rahatça görülebilir.

Dünyada değil de dünyadan daha büyük kayaç bir gezegende aynı şekilde seyahat ediyor olunsaydı yukarıda belirttiğim yükseklik de doğru orantılı artardı.

Yahut bir geminin açıktan limanına doğru ilerlerken pat diye değil de gizlendiği yerden çıkarmışçasına görünmesi yerkürenin hakikaten bir küre olduğunu sergileyen bir başka kanıttır.

4. Saat Dilimleri

Yirmi dört adet diliminin varlığı, Güneş’in yeryüzünün sahip olduğu biçimden ötürü her yerini eşzamanlı aydınlatamamasından ileri gelir. Nitekim dünya düz olsaydı güneş gezegenimizin daha geniş bir alanını aynı anda ve aynı açıyla görürdü; yanı sıra düz bir dünyada güneş, günün sonunda kutuplarda gündönümlerinde (21 Haziran – 21 Aralık) yaşandığı gibi alçalır; lâkin ufuk çizgisinde asılı kalırdı.

5. Gölgeler

Yere dikili iki çubuk farz edelim; düz bir dünya değil, hangi gök cismi olursa olsun, iki çubuk da birbirlerine olan uzaklık önem arz etmeksizin aynı gölge boyuna sahip olurdu (bunun temelinde yatan meselenin altını önceki maddede çizmiştim).

Çünkü gölge boyunu farklılaştıran şey, yeryüzünün yuvarlak şeklinin getirdiği açısal farklılıklardır; hatta yaklaşık 2 bin 300 yıl önce Antik Yunan’ın en önde gelen bilim insanlarından Eratosthenes şayet bu farklılıklar olmasaydı dünyanın çevresini ölçemezdi.

Dünyanın şekli başka türlü olsaydı da bu farklılıklar teşekkül etmezdi.

Önceki İçerikAlgı yönetimi…
Sonraki İçerikÇay grevi

Son Haberler

“Ya canımızı alacaksınız, ya hakkımızı vereceksiniz!”

Karaman Ermenek’te ödenmeyen maaş ve tazminat hakları için Ankara^’ya yürüyüş başlatan maden işçilerinin direnişi büyüyor. İşçiler haykırıyor: Ölmek var, dönmek yok! RED Haber - Soma’dan...

İstanbul’da müthiş “çay keyfi”!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İstanbul’da pandeminin ekonomiye olan etkilerini değerlendiren bir rapor hazırladı. Veriler, ülkeyi “şirket gibi” yöneteceğini iddia eden iktidarın “çayları bile şirketten"...

İskenderun’da çatışma ve patlama

Hatay İskenderun'da kent merkezinde şüpheli iki şahıstan biri kendini patlattı, diğerinin ise polis tarafından öldürüldü. Şüphelilerin kimlikleri henüz belli değil. RED haber - İskenderun kent merkezindeki...

“Avrupa’yı dürbünle görürsünüz!..”

Avusturya ve İtalya'dan Tayyip Erdoğan'a sert tepki geldi: "Hakaret etmeden konuş, ortak dünyamızdan iyice uzaklaştınız..." RED haber - Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip...

‘Canlı bombalar’ geri mi döndü?

Hatay'ın İskenderun ilçesinde büyük bir patlama gerçekleşti. Bir 'canlı bomba'nın kendisini patlattığı öne sürülüyor. RED haber - İskenderun kent merkezindeki Fener Caddesi’nde bu akşam büyük...