Gazete REDDünya düz olsaydı -2-

Dünya düz olsaydı -2-

‘Düz Dünyacılık Tarikatı’yla gündeme gelen ‘dünyanın şekli’ tartışmasında izahatlarımızın ikinci bölümü…

  • ÖNDER ŞAHİN

İlk bölümü yazdıktan sonra aldığım eleştirilerden biri, kullandığım argümanlardan biri olan “yerç ekimi” üzerineydi. Bense gel-gitten girdim ve Güneş’in Dünya ve sistemin diğer gezegenleri üzerine uyguladığı kütle-çekimden çıktım, nafile…

Einstein fizik âlemini üç asır kadar hükümranlığında tutan Newton fiziğini ele alırken gene onun ilkelerinin izinden gidip sonuca varmıştı; ancak artık fena halde İNİMİZE GİRDİĞİ anlaşılan “Düz Dünyacılık Tarikatı”na bakacak olursak Uluslararası Uzay İstasyonu’na gitmeden yerkürenin bir küre olduğuna inanmak olanaksız; hattâ o bile kâfi gelmez!

Sizi gidi sahtekâr Amariga’nın yalancı NASA’sına meftun olmuş mel’unlar!

AY

Hemen hepimiz bir Ay tutulmasına tanık olmuşuzdur. Ay’ın üzerine düşen gölge yuvarlak ve Dünya’ya aittir, değil mi? Gerçi şimdi de “Zaten biz, Dünya tepsi biçimlidir, diyoruz” derler.

Pekâlâ, şimdi satırlara dökeceğim mevzuda muhitinde fazla mahir olmadığım matematik (geometri) devreye giriyor, şöyle ki…

Uzmanlar, düz Dünya ‘hakikat’ini çürütebilmek için “Dünya düz olsaydı, örneğin dolunay evresinde, Kanada’daki bir vatandaşla Avustralya’daki bir diğeri Ay’ı farklı yüzlerinden görebilirdi; ama zıt uçlarda da olsa söz konusu iki kişi, bizim de tecrübe ettiğimiz üzre, dolunayı tıpatıp aynı şekilde izleyebilmektedir, diyor…

UZAY YOLCULUKLARI

Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra uzay yarışında neredeyse tek kalan ABD’nin NASA aracılığıyla açıkladıklarına inanası gelmeyen “uyanık” düz Dünyacıların, yukarıda belirttiğim gibi, gezegenimizin alçak yörüngesinden veya Ay’dan çekilen fotoğrafları kurgu olarak nitelemesi gayet olağandır. ABD’nin üçkâğıtçılığını bir kenara bırakıp oraya insan indirememiş olmasına rağmen defalarca gözlemci kozmonot ve makine yollayan eski Sovyetler Birliği’yle geçtiğimiz yıllarda Ay’ın “karanlık” yüzüne sonda indiren Çin de mi aynı türden canlılar? (Yahu zaten Güneş, Dünya’nın etrafında daireler çizen bir fenerdir!)

Üstelik Ay’dan çekilen fotoğrafların hep aynı zaman ve açıya da ait olmadığını da anımsatmakta yarar görüyorum.

Ayrıca, Ay’ın yaklaşık 5000 km ötede olduğunu düşünen bu kişilerin öyle bir durumda hemen hemen Mars kadar büyük olan uydumuzun yalnızca 50 km çapta olması gerektiğini de B12 eksikliği gibi son derece masum bir gerekçeden ötürü unutmuş olmalarını normal karşılıyorum.

YILDIZLAR VE DİĞER GÖK CİSİMLERİ

Dünya’nın düz olduğunu varsayarsak yıldız ve takımyıldızların konumu gezegenin farklı noktalarında değişik olamazdı. Buna en göze çarpan örnek Kutup Yıldızı (Polaris)’dır; zira bu yıldız sadece kuzey yarıkürede görülebilir.

İlâveten başta Güneş Sistemi içerisindekiler olmak üzere diğer gezegenler, keza yıldızımız da düz yüzeyli halde bulunurdu ki o durumda fizik kanunları herhalde kökten farklı yazılırdı!

Fakat kendi gözümüzle görmedikten sonra bunları kabul edebilir miydik acaba!?

AĞIRLIK

Ağırlık, özünde tartıldığımız vakit yerçekiminin bize aşağı çekiş yönünde uyguladığı kuvvettir.

Düz bir Dünya’da, bu yazının ilk bölümü ve birinci maddesinde izah ettiğim gibi, gezegenin “sınırları”na doğru giden biri, yeryüzünün şeklinden ötürü merkezde yoğunlaşan (merkeze çeken) yerçekimi kuvvetinden ötürü Dünya’nın orta kısmındakinden epey farklı bir ağırlığa sahip olurdu.

SOSYAL HAYAT

Düz Dünya her şeyi ama her şeyi farklı kılardı. En baştan beri vaziyet öyle olsa zaten şu an bu, gündeme bile getirilecek türden bir konu olmazdı; lâkin bu son maddemizde az beyin jimnastiği yapıp tüm insanlığın ortasına bir bomba misali düşecek böylesi bir haberi duyduğumuzu farz edelim, bütün evrene karşı bakış açımız, gündelik yaşamımız vs. kaosa girmez miydi veya bilim insanları “okyanusların uzaya dökülmesini engelleyen” buz duvarları üzerinde küresel (!) ısınmanın etkilerini ölçmek üzere gemiler yollamaz mıydı?

Biz gene de gözümüz görmediği müddetçe hiçbir şeye inanmayalım!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,393BeğenenlerBeğen
17,560TakipçilerTakip Et
1,390AboneAbone Ol