Gazete REDDünya dökülüyor

Dünya dökülüyor

Dünya büyüyen ekolojik felaketlerle her tarafından dökülürken, iklim sebebiyle yaşanacak göçlerin ‘transit’ geçiş hattındaki Türkiye’de ne göçle ne de ekolojik yıkımla ilgili bir proje var. Muhalefet de konudan bihaber.

  • DİDEM BERKES

Arkamızda bırakmak üzere olduğumuz yıl iklim değişikliğine bağlı olarak yaşanan felaketlerle dolu bir yıl oldu.

Orman yangınları Avustralya, Sibirya, Brezilya Yağmur Ormanları’nın ve Batı ABD’nin geniş ormanlık alanlarını tüketti.

Afrika ve Güneydoğu Asya’daki sel milyonları evlerinden etti, aşırı sıcak ve kuraklık Güney Amerika’daki ülkeleri vurdu.

Harold Kasırgası Pasifik’i parçaladı. Bu yıl Atlantik’te, Kasım ayında Orta Amerika ülkelerini harap eden, arka arkaya eşi görülmemiş dördüncü kategori kasırgalar da dahil olmak üzere, olağanüstü yoğun bir kasırga sezonu yaşandı.

Yıllar boyunca bilim insanları, iklim değişikliğinin giderek kaotik ve aşırı hava koşullarına neden olacağı konusunda uyarıda bulundu ve yaptıkları araştırmalarla bunu ortaya koymaya devam ediyorlar.

Sibirya yaz boyunca sıcaktan kavruldu ve Kuzey Kutbu’ndaki ortalama sıcaklıklar Kasım ayı sonuna kadar olağanüstü yüksek seviyelere ulaştı.

Bu yıl, Kaliforniya’yı etkisi altına alan bir ısı dalgası, Mojave Çölü’nde bulunan Ölüm Vadisi’ndeki sıcaklığı 54,4 santigrat dereceye yükselttiğinde, bölgede bugüne kadar kaydedilen en yüksek sıcaklık görüldü.

SICAK HAVA DALGALARI, YANGINLAR

2020, kaydedilen en sıcak yıllardan biri olma yolunda ilerlerken, bilim insanları iklim değişikliğini sıcak hava dalgalarının, daha şiddetli fırtınaların, daha yoğun yangınların ve deniz buzu kaybının arkasındaki başlıca nedeni olarak görüyor.

Bu yıl doğu Avustralya’daki korkunç orman yangınlarıyla başladı. Eylül 2019’da başlayan yangınlar, Mart 2020’de söndürülmeden önce Birleşik Krallık’ın yaklaşık yarısı büyüklüğünde bir alan olan 37 milyon dönümden fazla alanı yok etti.

Amerika Birleşik Devletleri’nin batısındaki orman yangınları ormanları ve yerleşim yerlerini etkiledi. Ağustos’ta 1 milyon dönümden fazla yanan August Kompleksi yangını da dahil olmak üzere, Kaliforniya’nın tarihindeki en büyük beş yangından dördü 2020’de meydana geldi. Colorado, bu yıl eyalet tarihindeki en büyük orman yangınlarını da gördü.

Bilim adamları, iklim değişikliğinin yangınları çok daha muhtemel hale getirdiğini söylüyor. Daha yüksek sıcaklıklar, havanın nemini yok etti, ormanları ve toprakları kurutarak alevler için mükemmel koşullar yarattı.

Kaliforniya Üniversitesi’nde iklim bilimci Daniel Swain ve ekibi tarafından Ağustos ayında yayınlanan bir makaleye göre, ideal yangın koşullarına sahip sonbahar günlerinin sayısı, insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle 1980’lerin başından bu yana iki kattan fazla arttı.

FIRTINALAR, KASIRGALAR ŞİDDETLENDİ

İklim değişikliği aynı zamanda daha güçlü rüzgarlar ve daha şiddetli yağmurlarla birlikte kasırgaları daha güçlü hale getiriyor. Son yarım yüzyılda, daha sıcak okyanus suları tarafından desteklenen ve güçlü tropikal siklonlara dönüşen artan sayıda fırtına görüldü.

Araştırmalar, iklim değişikliğiyle birlikte genel olarak kasırgaların daha yavaş hareket ettiğini, yani karada daha uzun süre oyalanarak daha fazla hasara neden olabileceğini söylüyorlar.

Pasifik, bu yıl kaydedilen tarihte dünyanın en güçlü karaya vuran fırtınasını yaşadı. Ölümcül Süper Tayfun Goni, 1 Kasım’da Filipinler’i 195 mil / saate varan rüzgar hızıyla çarptı.

Orta Amerika da çok etkilendi. Nikaragua Maliye Bakanı Ivan Acosta, Kasım ayında, dördüncü kategori kasırgaların, Eta ve Iota’nın sadece 13 gün arayla Nikaragua’yı vurarak 44 bin eve zarar verdiğini ve 740 milyon dolarlık hasara neden olduğunu söyledi. BM’nin tahminlerine göre, bölgedeki kasırgalar tahmini 7,3 milyon insanın hayatını alt üst etti.

SELLER MİLYONLARI EVİNDEN ETTİ

Bu sene, Güney Asya’daki muson sellerinden yaklaşık dört milyon insan etkilendi. Şiddetli yağmurlar iki ana Himalaya nehir sistemini kabartarak sellere neden oldu.

Geçen yıl dünya genelinde toplam 50,8 milyon insan çatışmalar ve doğal felaketler sebebiyle evlerinden göç etmek zorunda kaldı. Güney ve Doğu Asya ile Pasifik’teki tropikal fırtınalar ve muson yağmurları da milyonları yerinden etti. Hindistan, Filipinler, Bangladeş ve Çin’de en az 4 milyon kişi yer değiştirdi. Geçen yıl Idai ve Kenneth siklonlarının yol açtığı yıkımdan sonra 130 bin kişi hâlâ evine dönemedi.

Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli‘ne göre, doğal veya insan kaynaklı felaketlerden etkilenen 10 ülkenin dokuzu, sıcaklıkların küresel ortalamanın iki katına çıktığı Afrika’daydı.

Afrika ve Orta Doğu’daki milyonlarca insan, iklim değişikliğinin tetiklediği üremeye uygun koşullar nedeniyle benzeri görülmemiş bir oranda üreme yeteneğine sahip sürekli bir ‘çekirge’ krizi ile karşı karşıya kaldı.

Zaten gıda kıtlığı yaşayan bu coğrafya çekirgelerin hasatları yemesi ile açlık tehlikesi ile karşı karşıya kaldı.

HER SANİYE BEŞ ATOM BOMBASI!

Bilim insanları şu anda dünya okyanuslarının ısınma oranının, her saniyede beş Hiroşima atom bombasının okyanuslara atılması ile eşit olduğunu söylüyor.

Kuzey Kutbu’nda, deniz buzu şimdiye kadar kaydedilen ikinci en düşük boyutuna geri döndü.

Okyanus sıcaklığının artış hızı 20. yüzyılın sonlarından beri ikiye katlandı. Denizlerdeki sıcaklık dalgalarının çok büyük bir kısmı (yüzde 84-90) insan kaynaklı iklim değişikliğine bağlı. Atmosfere karbon salınımı azaltılmazsa 2100 itibarıyla bazı dağlık bölgeler üzerindeki buzulların yüzde 80’i kaybolabilir, birçok buzul ise tamamen yok olabilir.

Arktik deniz buzu Eylül 2020’de yıllık minimum boyutuna ulaştı. Arktik deniz buzu güneş ışığını yansıtıyor ve kutup bölgelerini serin tutmaya yardımcı oluyor. Daha az buz, okyanusun daha fazla ısıyı emmesi ve daha da sıcak suya yol açması anlamına geliyor.

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) tarafından yayınlanan 15. yıllık Arktik Raporu‘nda araştırmacılar, iklim değişikliğinin uzun süredir donmuş olan bölgeyi dönüştürdüğünü açıkladı.

Raporun editörlerinden biri olan ve Alaska’da çalışma yürüten iklim bilimci Rick Thoman, durumu, “Bir bütün olarak ele alındığında, hikaye net. Kuzey Kutbu’nun daha sıcak, daha az donmuş ve biyolojik olarak değişmiş bir bölgeye dönüşümü devam ediyor,” diye anlatıyor.

İklim değişikliğinin en kötü etkilerini önlemek için ülkeler, 2015 Paris Anlaşması kapsamında küresel ısınmayı sanayi öncesi seviyelerin 2 santigrat derece üzerinde sınırlama sözü verdi. Bilim adamları, bunu yapmak için dünyanın 2030 yılına kadar küresel ısınmaya yol açan karbon salınımının büyük ölçüde azaltması gerekeceğini söylüyor.

Bunun yerine, dünya 2019’da yeni bir rekor düzeyde salınımı gördü.

SONUÇLAR VAHİM

İklim değişikliği ile doğal kaynaklar azalıyor, İnsan doğayı yok etmeye devam ettikçe, dünya su ve besin kıtlığı ile yüzleşmeye başlıyor.

Bilim adamları, iklim değişikliğine bağlı su kıtlığı, kuraklık, ekonomik sorunlardan kaynaklı çatışmalar, deniz seviyesindeki yükselme ve doğal felaketler sebebiyle dünya kaynaklarının insanları besleyemeyeceğine dikkat çekiliyor. 2050 yılı itibarıyla 200 milyon kişinin ülkesini terk etmek zorunda kalacağı öngörülüyor.

Türkiye coğrafi konumu nedeniyle, dünyada yaşanmakta olan ve yaşanacak büyük bir göçün ana kapısı, transit ülkesi olacağı için iklim değişikliği ile beraber iklim değişikliğinden kaynaklanan göçlerden de en çok etkilenen ülkelerden biri olacak.

İklim Haber ve Konda tarafından yapılan araştırmaya göre ülkemizdeki her 10 kişiden yedisi iklim değişikliği için endişeli olduğunu söylüyor. İnsanların yarısı için ise iklim krizi koronavirüsten daha tehlikeli.

Bilim insanlarının uyarılarına, elimizdeki bütün verilere, vatandaşın bu sorunların farkında olmasına karşın Türkiye’nin bir ‘iklim ve göç politikası’ yok.

Bugünün sorunlarına kulağını tıkayan mevcut iktidarın bu konularda geleceğe dönük bir politika oluşturmasını beklemek mantıksızlık olur.

Fakat muhalefetin iklim değişikli ve göç konusundaki çözümlerini, planlarını duymak istiyoruz. Başta CHP olmak üzere iktidara aday olan bütün Millet ittifakı bileşenleri bu konuları ciddiye aldığını ve çözümleri konusunda çalışmalar yaptığını topluma ispat etmek zorunda.

Türkiye’nin çözülmesi gereken çok sayıda önemli problemi var, muhalefetin iklim değişikliği ve göç konusunun da bu çözülmesi acil problemlerden olduğunu idrak ettiğini duymak istiyoruz.

Önceki İçerikTürkiye uzaya çıkarken…
Sonraki İçerikMutasyon korkutuyor

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,509BeğenenlerBeğen
17,703TakipçilerTakip Et
1,400AboneAbone Ol