Gazete REDDolapta pekmez, yala yala bitmez!

Dolapta pekmez, yala yala bitmez!


Yimpaş. Jet Fadıl. İhlas Finans… Derken, şimdilerde Çiftlikbank adında nurtopu gibi bir İslami dolandırıcımız daha çıktı. Hoş, bizim için fark etmiyor, dinciler birbirlerini söğüşlüyor.

Oh ne âlâ!

Yimpaş din sömürüsüyle yıllardır dolandırdı dindarları. Faiz yerine, faiz kelimesini güncelleyip kâr payı dağıttı.

Sonra, cek-cakcuk yapıp, “verdiğiniz paralar öldü” dediler. “Para ölür mü?” diyenlere, Nasrettin Hoca misali, “Paranın doğurduğuna inanıyorsunuz, öldüğüne neden inanmıyorsunuz?” dediler, haşırt the blekbord yaptılar.

Jet Fadıl, dolandırıcı kostümü misali kullandığı sarığı ve cübbeyi giyip, senede iki defa dolandırdı kerizleri. Hâlâ da dolandırıyor jet hızıyla.

Toprağın keriz olduğu yerde, Fadıl gibiler mutlaka mantar gibi biter.

Çiftlikbank kuruyorum diyen, ağzı süt kokan, el kadar sabi toparlak bir çocuğa, beş yüz milyon kaptırıyorlar. Çiftliğinde inek gibi sağmışlar bunları, etlerinden ve sütlerinden faydalanmışlar…

Nerede üfürükçü şarlatan varsa, hocaefendi ilan edip, mallarını mülklerini emanet ediyorlar.

Ve ardından, yandık anam türküsü besteliyorlar…

Ateşe sevdalanan yanmaktan şikâyet eder mi?

Bereket tanrısının heykelini dikseler, istinasız alayı, bereket sözcüğünden dolayı heykeli tavaf eder.

Eşek bile aynı çukura iki defa düşmezmiş, bunlar defalarca düşüyor.

Ama…

Yıllardır enayi yerine konup Yimpaş, Jet Fadıl ve Çiftlikbank gibilere dolandırılan    kerizmatikler, hıyar partisi var gibi tuzluğu alıp koşanlar, iş siyasete gelince muhaliflere, “Siz büyük oyunu görmüyor musunuz?” diye akıl veriyor.

Şöyle bir Aziz Nesin hikayesi var…

Sultan Mahmud’a; “Efendimiz, adamın biri peygamberliğini ilan etti” derler. Padişah, “Getirin bana!” der.
Sahte peygamberi getirirler; yalınayak başıkabak, açlıktan avurdu çökmüş, üstü başı dökülen biri…
“Götürün bunu, kırk gün yağ balla, fındık üzümle, baklava börekle besleyin!” der.
Kırk gün sonra adamı huzuruna çağırtır, sorar: “Nasıl yine peygamber misin?”
“Evet…”
“Peki, peygamberlere vahiy gelir, sana da vahiy geliyor mu?”
“Evet, geliyor, Cebrail vasıtasıyla geliyor.”
“Ne deniyor vahiyde?”
Cebrail vasıtasıyla Allah bana! “Sen yerini buldun, sakın oradan bir yere kımıldama!” diyor.

Devletten beş trilyon destek alıp çiftlik kur, sonra, ‘seksen bin’ keriz bul, beş yüz milyon parayla Uruguay’a kaç.

Bu yaşta bu zekâ!

Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.

İddia ediyorum, geleceğin siyasetçisidir Mehmet Aydın.

Sen yerini buldun Mehmet, sakın bir yere kımıldama…

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,155BeğenenlerBeğen
17,031TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol