Gazete REDDo-Re-Mi-Sa-Ray sanatçılığı ve sanatçılarımız…

Do-Re-Mi-Sa-Ray sanatçılığı ve sanatçılarımız…

Saray’a kul olmayanlar, “müsvedde” ilan ediliyor artık.

  • ÖZGÜR BAŞARAN

Ülke gerçekliğinden uzaklaşmak ya da uzaklaşmayı istemek ve bu ayrılışı fırsata çevirip kese doldurmak, genelleme yapılamayacak denli azınlık bir grubun yandaşlık ve yalakalık yapması gibi, kişilik göçüdür. Sanat camiasında ‘Saray’ın forsuna yıldız olanların ortak aklı, güce taparak güç ve maddi olanaklar elde etmek olsa gerek.

Film ve müziklerinde çokça kıymet verdikleri “vatan” ile, aslında hiç umurlarında olmayan ve uğruna birçoğunun (yakınları dahil) askerlik bile yapmadıkları “vatan” aynı. Ayrıca yaptıkları günlük tüketim sanatları ve bu sanatların ekran başındaki kılıçlı-kalkanlı seyirci yığını, balığın baştan kuyruğa kadar kokmasına benziyor. Saraylı oldukları için sabit bir maaşa bağlı olma durumları, üretimlerini şekillendiren ana unsur haline geldi.

Geçmiş tarihi, saray aktörlerinden izleyerek öğrenenlerin, gerçek akademik tarihi merak etmesini ve araştırmasını beklemiyoruz zaten. Sorgulamayan bir toplum ise, tam da bu bağlamda işleri kolaylaştırıyor.

Müzisyenlerin de, klarnet eşliğinde, “Afrin’i dolanıp geldikleri” nokta farklı değil. Saray rejimini eleştirdikleri için haklarında soruşturma açılan meslektaşlarına acımasızca hakaretler savuran fors yıldızları, koltuktakinin koltuk altına iyice yerleşme yarışında oldukça hırslı görünüyor.

Nazım HİKMET, 1962 yılında ironik “vatan haini” şiirini kaleme alarak, ülkemizi içten içe kemiren iktidarlara karşı bir başkaldırı sergileyip bu sanat bayrağını günümüzdeki onurlu sanatçılara ulaştırmayı başardı. Öyle ki faşist iktidarlara karşı onlarca yıl Nazım şarkıları söyleyen sanatçılar tutuklanıyor, konserleri yasaklanıyor.

Ve kaide değişmiyor: Özgürlükçü ve eşitlikçi bir dil kullanan sanatçılardan rahatsızlık duyan hükümetler, baskı yasaklama ve tutuklama gibi yollara başvuruyor. 12 Eylül cuntasında işkence gören ve bu işkenceler sonucu 1985 yılında hayatını kaybeden Aşık Yoksuli ile günümüzdeki Grup Yorum örneği birbirinin devamıdır.

Sanat, savaş karşıtıdır. 26 nisan 1937 yılında 1.654 kişinin yaşamını yitirdiği Guernica bombardımanı olayını tuvale işleyen Picasso, bir sergide kendisine yaklaşıp “Bu tablo sizin eseriniz mi?” diye soran Alman subaya “Hayır, sizin eseriniz.” diye cevap vermişti.

Sanat, halk için ve halka hitaben icra edilmelidir. Aksi halde sanat olmaktan çıkıp sipariş edilmiş kurgu ve sözlerle sadece bir kişiyi ihya etme halini alır.

Hükümetler gelir, hükümetler gider, Aşık veysel baki kalır, saraylılar unutulur gider..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,973BeğenenlerBeğen
16,893TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol