DİSK’in emperyalistlerle ne işi var?


Başaran Aksu: “Mücadelemiz aynı zamanda onur ve ahlak mücadelesidir…”

Geçtiğimiz günlerde adında “devrimci” geçen ve işçi sınıfı örgütü sıfatı taşıyan DİSK, Türkiye işçi sınıfıyla ilgili bir araştırmanın sonuçlarını açıkladı. İşçilerin çalışma ve yaşama koşulları yanı sıra toplumsal cinsiyet, sınıf bilinci ve sosyal hayat ile ilgili algı ve beklentileri üzerine yapılan araştırmada, hiç de yabancısı olmadığımız sonuçlara ulaşıldı. Yabancısı olduğumuz husus, araştırmayı yapan kuruluşun IPSOS adlı emperyalist araştırma şirketi olması ve Alman Friedrich Ebert Vakfı tarafından desteklenmesiydi!

Konu hakkında görüşüne başvurduğumuz Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu, “KHK ile işinden, ekmeğinden edilmiş onca akademisyen dururken, DİSK’in kaynaklarını bir uluslararası araştırma şirketine aktarmış olması oldukça ilginçtir” diyerek, aynı zamanda bir Alman vakfıyla kurulan “fonculuk” ilişkisine de dikkat çekti.

Bir dönem IPSOS adlı şirkette çalışan anketörlerin sendikalaşma çalışmasında bulunduğunu ve şirketin bizzat emek düşmanı kapitalist bir işletme olduğunu vurgulayan Başaran Aksu, DİSK’in konuyla ilgili hiçbir açıklama yapmamasının doğal olduğunu, zira durumu izah edebilecek bir açıklama bulunmadığını söyledi. Bu durumun, DİSK’in yönetim kademelerinde yer alan sol çevreler açısından da izah edilemez olduğunu savunan Başaran Aksu, şunları söyledi:

“İşin bir diğer yanı ise, uzun bir maziye sahip fonculuktur. Emperyalist kuruluşlardan fonlanma hastalığı işçi sınıfı mücadelesine yabancıdır. Fonculuk işçi sınıfının özgüvenini dağıtır. DİSK’in işçilerin DİSK’i mi, foncuların DİSK’i mi olacağına dair bir karar vermesi gerekmektedir. Emperyalist bir vakfın fonlandığı, uluslararası bir şirketin yaptığı Türkiye işçi sınıfı araştırması bizim açımızdan makbul görülemez. Patron kuruluşlarının yaptırdığı bir araştırma seviyesinde ele alınmalıdır.”

Başaran Aksu, araştırma sonuçlarının Doğan Medya Grubu da dahil olmak üzere patron medyasında geniş yer bulduğuna da dikkat çekti. “Patron medyasının Türkiye işçi sınıfı gerçeğine gösterdiği bu sıra dışı ilgi, kuşkusuz IPSOS adlı şirketin ve Friedrich Ebert Vakfı’nın ‘pr’ çalışmasının bir sonucudur” diye konuşan Aksu, ortada kirli bir ilişki olduğunu, bu ilişkinin işçi sınıfına açıklanması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan, DİSK, işçi sınıfına yabancı kurumlarla kurduğu “araştırma” ilişkisi hakkında sosyal medya üzerinden yapılan eleştirilere herhangi bir yanıt vermedi. Öyle görünüyor ki, sendika bürokratları sınıf düşmanı müesseselerle kurdukları ilişkilerden de, kendilerine yönelen eleştirilerden de pek rahatsızlık duymuyor.

Son Haberler

“Her yer korona, her yer sömürü!”

Koronavirüs salgını sermaye sahiplerinin işçiyi kâr hırsıyla nasıl acımasızca sömürdüğünü her gün açığa çıkarıyor! Vestel, Kumtel ve Dardanel fabrikalarında ölüm ve vakalar artarken işçiler...

Çok insan ölecek

Bugüne kadar yazdığım hemen her şey, sadece kötü senaryo dahilinde gerçekleşiyor ve bu beni çok üzüyor. T. AKMAN İnsana ne düşüneceğini şaşırtan, çok keyifsiz bir...

Yerli-Yersiz Teknoloji

Bugün dünyada yerli ve milli iddiasında olan pek de bir ülke yok. BORA ERCAN Sayın Teknoloji Bakanı Varank yerli otomobilden sonra yerli kelepçenin de üretilecek...

Elektronik kelepçe gelecek, dertler bitecek!

Tımarhane Cumhuriyet’nde müjdeli haberler hız kesmiyor. Bugün de AKP’nin Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank “milli elektronik kelepçeler geliyor” diyerek halkı coşkuya boğdu! RED –...

Sahiller doldu taştı, “şeffaf Bakan” panikte!

Turizm sektörünü canlandırmak için sınavları ertelemeyerek çocuk ve gençlerin hayatını riske atan iktidarın “şeffaf” Sağlık Bakanı Fahrettin Koca şimde de çıktı; “birinci dalga sahillere...