Gazete REDDağ fare doğurdu

Dağ fare doğurdu

Türkiye de 1946 yılında tek partili dönemden çok partili döneme geçiş bir milattı. Bu geçişten sonraki süreçte demokrasi, adalet, insan hakları, hak, hukuk vs. çok yazılıp çizildi. Ülkeye yeni bir çehre, yeni bir uzun yol haritası çizildi.

Bununla beraber yeni seçim yöntemi ve şekilleri belirlendi. Rehavete kapılıp da bu yol haritasını kötüye kullananlar; o dönemdeki siyasi iktidarın yöneticilerinin finaldeki durumlarını (A. Menderes ve arkadaşları) akıbetini biliyoruz.

Çok partili dönemle beraber günümüze kadar, Liste Usulü çoğunluktan – D’Hond sistemi (ilk dönemler çift baraj ve ülke barajı) çeşitli seçim şekilleriyle oy atılmaya gidildi. Geride kalmış Cumhurbaşkanı ve Milletvekilleri seçimlerini saklı tutarsak, son 31 Mart 2019 yerel seçimini göz önünde bulundurduğumuzda hayrete düşmemek elde değil.

Yerel seçim çalışmalarına başlandığı ilk günden itibaren piramidin en üstündekinden, AKP’nin tavandan tabana kadar olan unsurlar ve bunlarda yetmiyormuş gibi, şemsiyenin altına aldıkları büyük medya kuruluşları (yandaş medya), seçim çalışmalarında halkın huzuru ve can güvenliğinin sağlanmasından sorumlu teşkilatlar, yine özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye adaylarının eşit bir şekilde çalışma, propaganda ve İstanbul halkına tanıtılması fırsatı verilmesi gerekirken, devletin tüm imkan ve olanakları B. Yıldırım’ın kullanımına sunuldu. Eşitsiz bir ortamda (A’ dan, Z’ye kadar) E. İmamoğlu aleyhine seçim gecesine gidildi.

Seçim gününe kadar bu kurguyu kendi kulvarlarında demokrasiden, hukuktan uzak bir şekilde işletenler, bununla kalmayıp, oy dağılım sonuçları geldikçe, 31 Mart gecesi kurgularını daha da çirkinleştirdiler. Yukarıda bahsedilen AKP şemsiyesinin altındaki tüm özneler çirkefleştiler. Manipülasyona başvurularak, İstanbul ilçelerinde oyların tekrar sayılmasına belgesiz ve kanıtsız gidilerek ve oradan da İstanbul’un seçimlerinin iptali için yeni hezeyanlara başvurdular. 13 – 14 bin gibi oy farkı olmasına rağmen, matematik biliminden habersiz olan bu çevreler, İstanbul halkının iradesini yok saymaya çalıştılar.

Bunlar, bunu yaptıkça aslında profillerini açık bir şekilde ortaya koydular. Çok değerli hocamız Prof. İbrahim Kaboğlu’ nun bir formülü bunları bize gösteriyor: Sanık+savcı+hakim= AKP

Şimdi, Tayyip Erdoğan’ın bugünkü konuşmasından anlıyoruz ki, İstanbul’da seçim tekrarı için son bir zorlama daha yapacaklar. Başaramayacaklar. Ekrem İmamoğlu’nun, seçim sonuçlarının gelmesiyle beraber, süreci ekibiyle birlikte takip etmesi ve kamuoyunu kısa aralıklarla bilgilendirmesindeki doğruluğu ve çabası bundan sonraki seçimler için büyük ders olmalıdır. Bu defa “Atı alan, Üsküdar’ı geçemedi.”

Sabri Eniş

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,980BeğenenlerBeğen
16,900TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol