Gazete RED‘Corona’yı inkar eden tuhaf topluluk

‘Corona’yı inkar eden tuhaf topluluk

Bireyciler, aksaçlı hippiler, Gandhi resimleri taşıyan esoterik tipler, “radikal liberaller”, Naziler ve Türk faşistler nasıl bir eylemde buluşur? Buluşuyorlar…

  • SERDAR KAZAK

Yaklaşık otuzbeş yıldır Almanya’dayım ve bütün bu süre boyunca kesintisiz olarak politikanın içinde yer aldım. Dolayısıyla birbirinden ilginç, birbirinden marjinal eylemlere, gösteri yürüyüşlerine, ev işgallerine, hatta bir keresinde parlamentonun kuşatılması gibi eyleme tanık oldum. Bunlardan bir kısmının da bizzat içinde yer aldım.

Temmuz ayından günümüze hükümetin Korona önlemlerine karşı gelişen kitle eylemleri tuhaflık (hatta absürdlük) açısından bütün bu deneyimlerimi bastırdı, hatta unutturdu diyebilirim. Kelimenin tam anlamıyla; “Böylesini görmemiştim”.

Burada sözü edilen hareket kendisini “Querdenker” diye adlandıran aslında küçük bir kitle. Bu ismi Türkçe’ye “tersine düşünenler” biçiminde çevirmek mümkün. Ancak bu cemaatin en azından kitlesinin düşünme eylemiyle uzak yakın bir ilişkisi olmadığından halk arasında daha çok “koronayı inkar edenler” biçiminde adlandırılıyorlar.

Gerçekten de korona denilen hastalığı inkar eden bir cemaat bu. İçlerinde böyle bir hastalığın hiçbir zaman olmadığını iddia eden “radikaller” de mevcut, hastalığın olduğunu ama o denli de tehlikeli olmadığını iddia edenler de.

BÜTÜN ‘CİNS’LER BİR ARADA

Politik yelpazede tuttukları yer açısından bakarsak:

Almanya çapında toplandıklarında 20-25 bin civarında bir kitle topluyorlar. Kimi zaman rakamın biraz daha büyüdüğü de oluyor. Kendileri bu sayıyı genellikle 400-500 bin biçiminde lanse ediyor. Ancak hangi hava fotografına bakarsan bak, toplanan kitlenin yukarda andığım rakamın çok üstüne çıkmadığı bir gerçek.

Bir kitle eylemine başladıklarında aralarında önlemleri “özgürlüklerine saldırı” olarak gören bireycileri görüyoruz. Aksaçlı hippileri ve eyleme Gandhi resimleriyle gelen esoterik tipleri de görmek mümkün. Önlemlerin ticareti felce uğrattığını iddia eden “radikal liberaller” de mutlaka bulunuyor. Toplanan kitleyi kendi amaçları için kullanmaya çalışan Nazileri, hatta ellerinde ayyıldızlı bayrakla Reichstag merdivenlerine karşı taaruza geçen Türk faşistlerini dahi görebiliyoruz. Ayrıca bu hareketlerde bağış toplayarak büyük paralar elde etmiş bir takım karanlık tipler de mevcut.

Birbirine bu denli uzak insanların hemen tamamının ortak görüşü korona önlemlerinin dünya çapında bir gizli güç tarafından yönlendirildiğine olan inanç.

Bu gizli güç konuşan kişinin meşrepine göre “Yahudi lobisi”, “Bill Gates”, “Siyonistler”, ya da “Çin gizli servisi” olabiliyor. Arada suçu “Amerikan Emperyalizmine” yükleyenler de var ancak ABD’deki korkunç rakamlar karşısında genellikle pek inandırıcı olamıyorlar.

Herhangi bir eylemde içilen bir kaç biradan sonra, öz denetim silinince geride tek bir cümle kalıyor: “Bunların tamamı Yahudilerin oyunu”.

“Bir grup serseri” deyip bu eylemleri görmezden gelebilirdik. Ancak devletin güvenlik kuvvetlerinin hoşgörüsünü ve sempatisini toplayan eylemlerin içinde yer alan faşistlerin sıradan halkla kaynaşması olasılığı bu hareketi “aynı meydana toplanmış marjinal tipler” biçiminde hafife almayı tehlikeli hale getiriyor.

TEHLİKE NEREDE?

Bu tür kendiliğinden gelişen kitle hareketlerinin tamamı başlangıçta örgütlü olmayan insanların bir anda, bir noktada toplanmasıyla ortaya çıkan eylemliliklerdir. Bu eylemlere katılan kitlenin büyük bölümü olay yerine bireyler olarak gelen marjinal tipler olabilirler.

Ancak kendi içinde belli bir hiyerarşisi olan küçük ya da büyük bir takım örgütler de eylemde mutlaka yer alır.

Hareket kısa bir zaman içerisinde sönümlenmezse, o eyleme örgütlü olarak gelenlerden birisi -çoğunlukla da en radikal olanı- hareketi kendi görüşlerine göre yönlendirmeyi becerir. Bu durumda eyleme katılan bireylere kalan iki seçenek vardır. Birinci seçenek eylemlerin dışına çıkmaktır. Bu durumda eylemler zayıflayabilir, hatta son bulabilir. İkinci seçenek ise kitlenin bir kısmının eylemde kalıp, denetimi almış olan örgüte katılmasıdır.

Kitle bu seçeneklerden hangisine yönelirse yönelsin, kendiliğinden başlamış olan eylemin denetimini alan örgüt süreçten gücünü artırarak çıkar.

Korona inkarcılarının eylemlerini tehlikeli kılan da bu durumdur.

Polis örgütü eylemcilere karşı yumuşak davranmakta, hatta destek verir gibi görünmektedir. Bu nedenle eylemler sönümlenmekten uzak görünmektedir. Eylemlere katılan en örgütlü gruplardan birisi “Reich Vatandaşları” adlı küçük ve illegal çetedir ve eylemlerin geçen zaman içerisinde durdurulmaması bu küçük grubun taban tutması gibi bir tehlike içermektedir. Federal Mecliste sandalyeye sahip olan ırkçı AfD partisinin sunduğu siyasi destek sayesinde bu küçük illegal grup siyasi kabul dahi görebilmektedir.

“REICH VATANDAŞLARI”

Adından da anlaşılabileceği gibi, neo dahi olmayan bildiğin nazi bir gruptur bu. Kendisini savaşın bitiminde yıkılan 3. Reich’ın yasal devamı olarak görmektedir.

Savaş sonrasında müttefiklerle herhangi bir anlaşma imzalanmamış olduğunu iddia etmektedir. Kısmen bir gerçektir bu.

Sovyetler Birliği ve ABD arasında kalıcı bir anlaşmaya varılamaması ikinci dünya savaşını resmen bitiren anlaşmanın 1990’a kadar gecikmesine neden olmuş; savaşın kağıt üstünde hâlâ devam ediyor olması gibi gerçeküstü bir durum yaratmıştır. Moskova anlaşması o süreci sonlandırmıştır ancak eğitim düzeyi son derece düşük ve dışa kapalı örgüt tabanı bu gerçeği bilmemekte ya da görmezden gelmektedir.

Reich Vatandaşları’nın görüşüne göre günümüzün Alman devleti statü olarak aslında bir anonim şirkettir. Yeraltında faaliyet gösteren örgüt Alman Federal Cumhuriyeti’nin dağıtmış olduğu kimlik, nüfus cüzdanı ve pasaportları tanımamakta, üyelerine “Reich Kimliği” dağıtmaktadır. Bu kimlik için yabancı ülkelerde açılmış bir takım internet sayfaları üzerinden başvuru yapılması gerekmektedir.

Yeraltında faaliyet gösteren bir örgüttür bu. Yine de küçük rütbeli polis memurlarından ve gizli servis ajanlarından yardım gördüğü bilinmektedir.

Hafif silahlardan oluşan bir “askeri güce” sahiptir. Fanatik komünizm düşmanlarından oluşan bu manyaklar sürüsü soğuk savaş yıllarında Amerikan işgal güçlerinin gizli desteğine mazhar olmuştur. Sovyetlerle herhangi bir savaş durumunda cephe gerisindeki komünist ve sosyalistleri imha etmek amacıyla yedekte tutuldukları bugün az çok bilinen bir gerçektir.

Ben bu kadar detayı nereden biliyorum?

Bir zamanlar otomobilimin tamir edildiği servis istasyonunda çalışan bir oto tamircisi bu örgütün sempatizanıymış. Kendisi bilgisayara sahip olmadığı ve bilgisayardan da anlamadığı için kimlik başvuru formunu dolduramıyormuş. Benden yardım istedi! Bu vatandaş başvuru formunu bizzat benim yardımımla ve benim atölyemdeki bir bilgisayarda doldurdu ve online gönderdi. O tarihe kadar ne adını ne de varlığını bilmediğim bu örgüt hakkında edindiğim ilk bilgi bu oldu. Vatandaşın doldurmuş olduğu o başvuru formu önce kendisini kovmama, sonra da bu örgüte dair bilgi edinmeme neden oldu.

Yeniden korona inkarcılarının eylemlerine dönersek:

Ne kısmen bunamış hippilerin, ne esoterik Gandhi hayranlarının, ne komplo teorisyenlerinin, ne de bu eylemlerde bireyler olarak yer alan diğer kesimlerin böylesi örgütlü bir güç karşısında liderlik etme şansı olamaz. Bu nedenle Reich Vatandaşları adlı örgütün böylesi kitlesel eylemlerde bayraklarını açıp kendilerini hiç gizlemeden yer alabilir olması kendi içinde çok büyük bir tehlike barındırmaktadır.

Ayrıca devletin güvenlik birimlerinin maaşını aldıkları devleti ve anayasasını tanımayan bir örgüte karşı bu denli büyük hoşgörü göstermesi de hayra alamet olmayan, manidar bir durum oluşturmaktadır.

Yakın gelecekte Almanya’da suların daha da ısınacağını varsayabiliriz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,153BeğenenlerBeğen
17,019TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol