Çiftçisin sen çiftçi kal!

Daha önceki gün “pazara gidelim” diyen eşine “param yok” demeyi gururuna yediremeyen eş intihar eder ve cebinde bir buçuk lira çıkar ama bunların hepsi de işte önemsiz küçük detaylar.

  • HAKAN AYTAÇ

AKP’nin ağır toplarından Mahir Ünal, geçtiğimiz günlerde televizyonda bir çiftçi ile yaptığı sohbeti anlatırken, çiftçinin yoksulluktan bahsettiğini, kendisinin de ona “Bak cebinde İphone 6 telefon var. İnternet paketi de var mı bunun?” cevabını verdiğini gülerek anlatmış, kızılca kıyamet kopmuştu.

Partinin önde gelen isimlerinden biri olması açıklamayı daha önemli ve vahim hale getiriyor tabii.

Hani bazen mesela Kürt sorununda, “Karadenizliler Güneydoğu’dan ikinci eş alsın, Kürt sorunu çözülsün” gibi bir açıklama yaptıklarında, partinin vazgeçilmez bir noktasında olmayınca (gerçi o kişi de Rize Belediye Başkanı’ydı ama!) “Bu kadarına biz bile tepki gösterdik” deyip yalandan birkaç cümle kuruyor, bazen de işin içinden çıkamayınca partiden ihraç edebiliyorlar. Ama Genel Başkan Yardımcısı sıfatıyla böyle konuşunca koca partinin genel fikrini ortaya koyuyorsunuz anlamına geliyor. Böyle durumlarda da karşı saldırıya geçmek daha çok işlerine geliyor elbette, “Kendisi şöyle demek istedi. Laflarını çarpıtanlar şöyledir, böyledir” diye.

Neyse, biz çiftçiye, işçiye, emekçiye neleri diyenleri gördük, bu yine bir şey değil ama konumuzdan sapmayalım.

Ne diyorduk, evet bu arkadaşların gerçekten de zihinleri de hayata bakışları da kendilerinden başka insanlar için uygun gördükleri de bu zamana kadar bilerek, inanarak, ne kadar haklı olduklarını düşünerek yaptıkları açıklamalardır gerçekten de. Hani biz bir iki seneye uzaya gideceğiz ama sen ne yapacaksın kardeşim burada telefonu falan. Bir de internet paketi istiyor üstelik! Bu devirde ne yapacaksın interneti!?

Evet maalesef böyle zihinlerle karşı karşıyayız. “Çiftçiliğini bil kardeşim. Çiftçinin, işçinin, maaşla çalışanın güzel bir telefonu olur muymuş, güzel bir evi, arabası? Tövbestağfurullah! Onların bol bol borcu, icraları olabilir, ödenememiş faturaları olabilir ancak! Hem o kadar vergiyi nasıl vereceksin!?” Elektronik cihazlarda arabalara kadar ithal ürünlerin bu kadar ulaşılmaz olmasından, üzerinden çok ciddi vergiler almalarını sorumlu tutmuyorlar da çiftçiye bir akıllı telefon bile layık görmüyorlar. Boşver tuşlu muşlu takıl sen kardeşim!

Bir kere herkes haddini bilecek, çaplarını aşacak talepleri olmayacak, kendi uzmanlık alanı dışına da çıkmayacak. Üniversitesinde ve ülkesinde demokrasi istiyormuş, öğrenciliğini bil kardeşim otur dersine çalış, sana ne ülke meselelerinden. Gazeteciliğini bil, haberini yaz. Yorum yapma bak teröristlikten içeri tıkarım seni.

Öte yandan anlasın anlamasın devletin kadrolarının her kademesinde bu arkadaşlar var. Bu bir çelişki değil mi? Hayır değil, çünkü onların liyakatten, beceriden, uzmanlıktan, tecrübeden çok daha mühim ve büyük birer vasıfları var, “AKP bünyesinde sadık bir nefer olmaları ve yükselmeleri.”

Hakimi, savcısı, rektörü, akademisyeni, memuru, osu, busu hatta işadamı sadık birer AKP’li ise her türlü konuma, her türlü kazanca layıktır ama diğer taraftan yıllar boyu emek vermesine rağmen atanamayan, iş bulamayan (pardon onların tabiriyle beğenmeyen) bunalıma girerek intihar eder, çocuklarını saç kurutma makinesiyle ısıtmaya çalışan anne intihar eder ve daha önceki gün “pazara gidelim” diyen eşine “param yok” demeyi gururuna yediremeyen eş intihar eder ve cebinde bir buçuk lira çıkar ama bunların hepsi de işte önemsiz küçük detaylar.

O yüzden büyük resme bakalım, detaylarda boğulmayalım arkadaşlar.

Hadi ben kaçtım. Bir uzay yapıp döneceğim!

Son Haberler

Çiftçisin sen çiftçi kal!

Daha önceki gün “pazara gidelim” diyen eşine “param yok” demeyi gururuna yediremeyen eş intihar eder ve cebinde bir buçuk lira çıkar ama bunların hepsi de...

Evrendeki en tuhaf 12 – II

Geçtiğimiz günlerde ilkini yayınladığımız evren tuhaflıklarının ikinci bölümü... ÖNDER ŞAHİN Uzay mefhumu şu sıralar gündemimizi hayli meşgul ederken biz, birilerinin güya ortaya koyduğu “pratik”ten uzak,...

Öteki

Dünya öykü gününde... ÖZGE DOĞAR Adam kırışmış sert elleriyle kürek çekmeye utanıyordu. Küreğin sert darbesi pürüzsüz denizin canını acıtacak diye korkuyordu. Deniz kadın gibiydi. Yumuşak...

İzmir’de hortum dehşeti

İzmir'de bu gece hortum meydana geldi. Otomobiller ters döndü, tekneler parçalandı. RED TV - İklim değişikliğinin etkileri Türkiye'ye şaşırtıcı biçimde yansıyor. Ege'de hiç alışık olmadığımız...

Faşizmin bisikleti ve “biz”…

Faşizm bir bisiklettir, sürekli pedal çevirmek zorundasınız. Pedal çevirmediğiniz takdirde bisikletten düşersiniz. Onlar da bunu yapıyor. Peki biz ne yapacağız? ÖZGÜR TOPSAKAL Türkiye siyaseti her...