Gazete REDÇehre değişikliği

Çehre değişikliği


Ülkemizi bu şarlatanların oyun bahçesi haline getirdiler!

  • SABRİ ENİŞ

Sözlük anlamı “yüz organı” olan çehre, değişiklik anlamı yüklendiğinde, güzelliğe doğru adım diye anlaşılır. Ameliyata alınan yüz, nerelere müdahale edilecek, neler yapılacak, ne tür malzemeler kullanılacaksa hekimle hasta arasında müzakere edilerek karar verilir. Her ne kadar hekim telkin şeklinde süreci anlatsa da, son kararı hastanın kendisi verir.

Vücut doku ve dengeleri ameliyat sürecinde kendisini hissettirip ortaya çıkar. Yüz cerrahı tüm olumsuzlukları düşünerek, çıkacak komplikasyonları asgariye indirmeye çalışır. Ameliyat sonrası hastanın içinin rahat, manen huzurlu, yeni yüz şekliyle barışık olmasını sağlar. Hastanın hayatını renklendirir, mutluluğuna katkıda bulunur.

Çehre değişikliğinin “yüz organındaki” bu güzel farklılığı, bugünkü gerçek hayatımıza nasıl yansıyor peki?

Bugünkü iktidar 15 yıldır hayatımıza doğrudan müdahale etti ve ediyor. Bu iktidar, geldiği geleneğin mimarı olan hocalarının (Necmettin Erbakan) “Bu iş kanlı mı olacak, kansız mı?” sorusu ve ekseni üzerinde harekete geçti. Oldukça sinsice ve profesyonelce davranıp, metot olarak hocalarının işaret ettiği gibi hem kanlı, hem kansız süreç pratiğini kendilerine rehber aldılar. Burada halkı ehlileştirme, pasifize etme, kendilerine “kazanma” uygulaması içinde sürekli din olgusunu kullandılar. Bunun en bariz örneği, kendilerini zayıf hissettikleri an, Kuran kitabıyla, mitinglerde halkın önüne çıkmaktı…

Çeşitli hilelerle halkın gözüne sis perdesi çektiler. Sis perdesinin arkasında istediklerini maksimal düzeyde hayata geçirmeye koyuldular. Öncelikle devrimlerin kazanımlarını bozma, sarsma ve yok etme planıyla Cumhuriyet’le kazanılan tüm olumlu değerleri sıfırlama oyununa girdiler. Cumhuriyet’in en önemli kazanımlarından biri olan “laikliği” demagojik biçimde dinsizlikle eşitlediler, bu kavramın içini tamamen boşaltıp, anlam ve önemini saptırdılar. Doğal yaşamın akışına ket vurdular.

Eşyanın tabiatına aykırı olan bu davranış ve süreç, karşıtını da beraberinde getirdi. Sis perdesinin aralanmasıyla toplumsal hoşnutsuzluk kendisini hissettirdi, “Gezi Direnişi” gibi bir halk hareketi gelişti. Bugünkü iktidar güruhu hocalarının kansız evresinden, kanlı evreye geçerek birçok canın ölmesine, birçoklarının da sakat kalmasına sebep oldu.

15 Temmuz gibi bir tezgahı fırsata çevirerek, OHAL süreci ve KHK ile hak, hukuk, adalet ve insanlık değerlerinin tümü ayaklar altına alındı. Bir akademisyen ve bir öğretmen uğradıkları haksızlık karşısında, bedenlerini açlık grevine yatırdı. En doğal hakları olan, mahkemede bulunma haklarını bile gasp eden bugünkü iktidar, coğrafyamızdaki “çehre değişikliğini” bu hale getirdi…

Uzun lafın kısası, hekim yüz organını güzelleştirip, yaşama anlam katarken, bugünkü iktidar coğrafyamızın çehresini kötüleştirip hayatı halka zehir ediyor…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,152BeğenenlerBeğen
17,031TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol