Gazete REDCamiye kimin roket attığını açıklayalım, herkes rahat etsin!

Camiye kimin roket attığını açıklayalım, herkes rahat etsin!


Afrin’e yönelik ‘Zeytin Dalı’ olarak adlandırılan saldırı sırasında tarihin tekerrür ettiğine bir kez daha tanık olduk. YPG’nin camiye füze attığı haberi gündemin orta yerine düştü. Şahsen, YPG’nin ilk defa bir ibadethaneye saldırdığını duyuyorum.

Tamamen mevcut çatışmadan bağımsız olarak söylüyorum, tarihinde hiç bir ibadet merkezine zarar vermemiş bir örgütün, AKP’yle savaş başladıktan sonra camiye füze fırlatası tutmuş demek!

İnandık mı?

Açık konuşalım, camilere saldırmak bir istihbaratçı geleneğidir. Bunu tarihten biliyoruz
Özel harpçi Sabri Yirmibeşoğlu’nun bir röportajda anlattıklarından biliyoruz mesela. Yirmibeşoğlu, mukavemeti artırmak için Kıbrıs’ta camiye saldırdıklarını anlatıyor, bu anlatım daha sonra JİTEM’in kurucusu Arif Doğan tarafından da doğrulanıyordu. Yirmibeşoğlu’nun açıklaması şöyleydi:

“Özel Harp’te bir kural vardır: Halkın mukavemetini artırmak için düşman yapmış gibi bazı değerlere sabotaj yapılır. Bir cami yakılır. Kıbrıs’ta cami yaktık biz. Cami yakılır mesela…”

Kilis’te camiye atılan roketlerin istihbarat işi olduğunu başka nereden biliyoruz veya tahmin ediyoruz? Anlatayım…

“Şuradan iki tane füze attırıp gerekirse savaş gerekçesi üretelim” diyen MİT’in başındaki zatı muhteremden biliyoruz mesela.

Öte yandan Maraş’ta halkı galeyana getirmek için de “Aleviler cami yaktı” yalanını ortaya atanlardan biliyoruz.

Çorum’da Alevilerin ve solcuların Milönü’de Alaaddin Camii’ne bomba attığı yalanını yayıp sonra da katliama başlamalarından biliyoruz.

Yine cami…

Gezi sürecinde, “Camiye ayakkabıyla girdiler, camide bira içtiler” yalanından biliyoruz. (Sahi kaç Cuma oldu, görüntüler hâlâ yok!)

İbadet merkezine, yalnızca dini siyasete alet edenler saldırır.

Anlattığım olaylar içerik olarak bugün yaşanan savaştan ayrı olsa da istihbaratın yöntemi hep aynı.

Camiye saldırı, kaos, katliam.

Baskıcı rejimler, yapacakları hukuksuzluklara meşru bir zemin yaratmak amacıyla, kaos çıkarır. Kaoslardan diktatörler, darbeciler faydalanır. Kaoslar, ölümler, diktatörler için “allahın lütfudur”.

Bu yüzden, Afrin’e saldırı milli bir meseleden ziyade, kaostan faydalanma planıdır. Burada ölecek askerlerin, sivillerin devlet nezdinde hiçbir kıymeti yoktur. Önemli olan rejimin bekâsıdır.

Son olarak, saray rejiminin baskı, kaos ve kışkırtma politikalarına karşı mantıklı davranmak, olanca gücümüzle savaşa hayır diye haykırmak ülkemiz ve bölge için en HAYIR’lısı olacaktır. Polemiğe lüzum yok, savaşa hayır deyince kimse YPG’li olmaz.

4 YORUM

  1. CAMİYE FÜZE ATILDI BANA DA İNANDIRICI GELMEDİ.YPG nin bulunduğu yerler şimdiki harekatın ilerleme alanlarına göre oldukça uzak,tam da camiye isabet Allahın işi de olamaz,kendi evini korur yani ki 🙂

  2. Savaşa hayır ile işgale hayır arasında çok büyük farklar vardır. Nasıl ki, şiddet ile öz savunma arasındaki fark gibi. Yazar arkadaş önemli bir konuya parmağını basarken diğer yandan sistemin en fazla ürktüğü, perdeyi düşüren keli gösteren kaosuda yerden yere vurmuş. Bu dil bu güne dek hiçbir çatlak açmadı. Bundan sonrada pek bi işe yaramayacağı açık.

  3. YPG(PKK)’nin tarihinde camiye saldırmadığı doğru ama sivil halkın içinde bilerek ve isteyerek bomba patlattığı da doğru.
    Doğruların bir kısmını söylemek ne kadar doğru?

  4. Geçmiş yıllardaki birçok benzer olgu, olay ve sürec analiz ederek düşünülmüş ve tamamen gerçek ve doğru tesbitler, bilgiler, veriler ve belgeler ışığında ve temelinde yapılmış tümüyle güncel, haklı, temelli, nesnel, somut ve derin bilimsel ŞÜPHE ve TAHMİN. Söz konusu belgeler, bilgiler ve veriler içinde bulunan ve birincisi general Yirmibeşoğlu’na, ikincisi ise Hakan Fidan’a ait olan o malum ve meşhur LAFLARIN altını özellikle çizmek gerek. Çok değerli ve uzman yazar sayın Özgür TOPSAKAL’a en içten özel tebrikler, teşekkürler, sevgiler ve en iyi dilekler. Gönül Pınar Atacı, 5.2.2018

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,989BeğenenlerBeğen
16,915TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol