‘Büyük Patlama’yı anlamak

Bir virüsün geçirdiği mutasyonu bile anlayamayacak olan ve virüslere karşı dua etmekle yetinen devasa bir kütleye ‘Büyük Patlama’yı anlatmaya çalışmak belki de nafile ama anlatmaya çalışacağız…

  • ÖNDER ŞAHİN

Halkın parasından Diyanet’e milyarlarca liralık bütçe aktarılıyor. Bir asalak zümre besliyoruz. Sadece biz değil, bütün dünya bunu yapıyor.

Bu asalak zümre durmadan dua ediyor. Hurafe yayıyor. Kendi ticaret ağlarını, para toplama mekanizmalarını, bankalarını oluşturmuşlar.

Ve dünyayı sarsan bir felaket karşısında Vatikan’ı, Kabe’yi, Kudüs’teki “kutsal” mekanları kapatıyorlar, ibadethanelerin kapısına kilit vuruyorlar, dua etmeye bireysel olarak devam ediyorlar ama bin yandan da bilimden felaketlere çare bulmasını bekliyorlar.

Normal zamanlarda bilime inanmayanların zavallı hali…

Evrimin “uydurma” olduğunu düşünenlere bir virüsün geçirdiği mutasyonu nasıl anlatabilirsiniz ki? Tıpkı önceden “yaratılmış” bir dünyaya, dünyayı yaratan Allah’ın Adem ile Havva diye bir çift insanı bıraktığı hurafesine inananlara ‘Büyük Patlama’yı anlatmanın nafileliği gibi…

Biz yine de bu yazıda ‘Büyük Patlama’nın kanıtlarını anlatmaya çalışalım…

Gece Karanlığı

Evrenimiz ezelden beri var olsaydı, gökyüzü geceleyin Güneş kadar parlak olurdu. Sebebi şu:

Uzak gök cisimlerinin parıltısı ışık hızında hareket edip ve ışık yılı -ki 1 ışık yılı yaklaşık 10 trilyon kilometredir- uzaklıklarda bulunduklarından yeryüzüne havsalamızın alamayacağı sürelerde ulaşmaktadır. Örneğin, Güneş dışında bize en yakın yıldız olan Proxima Centauri, 4 ışık yılı uzaklıktadır.

Dolayısıyla evrenin başlangıcı olmayan bir ömrü olsaydı şimdiye dek gece-gündüz pırıl pırıl bir gökyüzümüz olurdu. Ha, bize ulaşan bir yıldız ışığı veya bir başka gök cisminin (galâksi, kuasar, pulsar vs.) ışığı hiç mi yoktur? Elbette vardır. Hatta ben, zifirî karanlıkta bir süre sonra az da olsa görebilmemizin altında yatan nedenin bu olduğunu düşünüyorum. Gece karanlığı, bu cisimlerin uzaklığından kaynaklı zayıflayan ışık şiddetlerinden ileri gelmektedir. Çoğunluğun ışığıysa Dünya’ya henüz ulaşmamıştır.

Evrenin Genişlemesi

Gökadalar arasındaki boşluğun genişlemesi onların bir zamanlar birbirine daha yakın olduğunu göstermektedir ki bu yakınlık her şeyin tek ve sonsuz bir yoğunluk artı sıcaklık noktasından ortaya çıktığına işarettir; yani evren genişliyorsa başlangıcında tekil ve dar bir noktaya sıkışmış demekti.

Ayrıca bu genişleme, “Karanlık Enerji”nin kütle-çekime karşı üstünlüğü ele aldığının kanıtıdır. Yani böyle giderse “kıyamet”, Büyük Yırtılma’yla (“Yırtılma”, ayrı bir yazı konusu olacak kalibrededir) vuku bulacaktır.

Kuasarların (büyük kütleli kara delikler) Varlığı

Uzak evren, yakına nazaran daha kaotik ve farklı görünmektedir. Kuasarlar da orada yaygındır. Biraz araştırma yapınca şunu öğrendim ki kuasarların yaydığı ışık, yukarıda bahsetmiş olduğum, evrenin genişlemesi olgusunu kanıtlar nitelikteymiş; çünkü bunlar, büyük oranda evrenin gözlemlenebilen en uzak noktalarında olduklarından kırmızı ışık yayar.

Kırmızı, en uzun dalga boyuna sahip renktir; dolayısıyla kırmızının daha koyu tonlarına peyderpey kaymakta olan kuasarlar, genişleme delilleri olarak kabul görmektedir.

Dipnot: Gerçekte renk diye bir şey yoktur; yalnızca ışığın dalga boylarının beyin tarafından muhtelif biçimlerde (yeşil, sarı vs.) algılanması vardır.

Kozmik Mikrodalga Arka Plan Radyasyonu (Işınımı)

Tüm evren, eşit oranda mikrodalga radyasyonuyla doludur. Bu, zaman içerisinde soğuyan (evrenin uzak köşelerinde kozmosun erken dönemleri gözlemlenirken büyük patlamadan tevarüs, tahayyül edilemeyecek kadar muazzam sıcaklıklar tespit edilmiştir) bebek evrenin yaydığı yüksek enerjili radyasyondur.

Bildiğim kadarıyla, sinyal alamayan bir televizyonda “film çeviren” karıncaların müsebbibi de işte bu mikrodalga ışınımlardır.

‘Büyük Patlama’nın ve evrenin sır ve sınırlarını şu andaki kavrayışımızla ancak bu kadar anlayabiliyoruz. Anlama çabasını devam ettireceğiz. İnsanlığı dua etmekle yetinenler değil biz ileriye taşıyacağız…

Son Haberler

Bakara-Makara!

İkinci 'Bakara-Makara vakasıyla karşı karşıyayız!.. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş duaları düzgün ezberleyememiş, kafasına göre takılıyor!.. RED Haber - İlahiyatçı Cemil Kılıç, Diyanet İşleri Ali...

Fukaranın ‘savaş’ı bu kadar…

ABD'nin 2 trilyon dolar kaynak ayıracağını duyurduğu koronavirüsün tıbbi ve sosyal etkileriyle mücadele süreci fakir ülkelerde bağış kampanyalarıyla geçiştirilmeye çalışılıyor. Bir Afrika örneği... RED Haber...

Son Gerçek Bükücü

"Biz doktorlar, en azından çoğumuz, biraz saf olabiliriz, yıllarımızı öğrenmeye vakfettiğimiz için kafası kızan hasta yakının saldırabildiği, dövdüğü, hatta öldürdüğü naif 'inek öğrenciler' olabiliriz...

Virüsü vaazla yaydı…

Hindistan'da 'süper yayıcı' olarak tanımlanan 'guru' sonunda virüsten öldü ama ölmeden önce virüsü binlerce kişiye yaydı. Guru'nun gezip vaaz verdiği bölgede 15 bin kişi...

Her yerde toplu mezar kazıyorlar!

https://youtu.be/_8BNmNbiYhU İktidarın koronavirüse karşı aldığı en ciddi önlem, toplu mezarları şimdiden hazır etmek!.. RED TV - Gaziantep'te çekilen toplu mezar görüntüleri ortalığı karıştırdı. Koronavirüse toplu mezar...