Gazete RED“Bir gece ansızın” Lefkoşa’da!

“Bir gece ansızın” Lefkoşa’da!


Bir grup faşist, ellerinde dev bir Tayyip Erdoğan posteri olduğu halde Kuzey Kıbrıs’ta yayın yapan Afrika gazetesini bastı. Bu gece tekbir sesleriyle gazete önünde toplanan güruh, Tayyip Erdoğan lehinde ve gazete aleyhinde bağırdı.

Kıbrıs’ta Afrika gazetesine yönelik provokasyonlar büyüyor. Yarın saat 15:00’te, Kıbrıs’taki “Karadenizliler Derneği” gazetenin kapısına dayanacağını ilan etti.

Geçtiğimiz günlerde Tayyip Erdoğan’la ilgili bir karikatür yayınlayan Afrika gazetesi, adadaki faşistlerin hedefi oldu. Türkiye’den de siyasi baskılar gelmekte gecikmedi. Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, gazeteyi açıkça tehdit etti.

Konu üzerine Afrika Genel Yayın Yönetmeni Şener Levent bir yazı kaleme aldı Aynen yayınlıyoruz:

AYRANI FAZLA TUZLU GELDİ
Recep Akdağ…
TC Başbakan Yardımcısı…
Ve burada Kıbrıs işlerinden de sorumlu bakan…
Kendini tüm yetkili makamlarımızın üstüne koydu…
Meclisin de, hükümetin de, cumhurbaşkanının da ve yargının da üstüne…
Ağzından çıkanı kulakları duymayacak kadar kendinden geçti…
Ve bize haddimizi bildireceğine ant içti…
Hakkımızdan gelmeleri için savcılarımıza çağrıda bulundu…
Ve “bunların mahkum edilmesi için ben de şahsen gerekeni yapacağım” dedi…
Ne ala, ne ala…
Mübarek sanki başyargıç…
Mahkeme de o, kanun da o…
Ne diyor bakın:
“Ben bunları Kıbrıs Türk halkının içine çıkamayacak hale getiririm””…
Valilik yetkilerini de aştı!..
İngiliz valisinden bile duymadık bunları…
Sokağa bile çıkamayacak hale getirecekmiş bizi…
Dua et efendi, burada uşaklığını yapanlara dua et…
Acizlik içinde kıvranan siyasi partilerimize şükret…
Eğer onlar adam olsalar ve ağızlarını açıp da bir şey söyleselerdi, gazetemize karşı galeyana gelen linç histerisini olsun kınasalardı, şimdi sen böyle konuşamazdın…
“Kuzey Kıbrıs halkının da bunlardan rahatsız olduğunu biliyorum” diyemezdin…
“Yok denecek kadar küçük bir azınlık” da diyemezdin…
Onlar burada sana biat ederek seçim kazanmaya çalışıyorlar…
Seni kırarak hayal ettikleri koltuklarını tehlikeye atarlar mı hiç?
Deli mi oldular da seni karşılarına alacaklar?
Koltukları uğruna bu zavallı halkın iradesini seve seve sana teslim ettiler…
Besleme ve asalak diye onlara küfretsen de, aşağılasan da ses çıkarmazlar…
Gazetemiz önünde toplanan yobazların kuduruk hallerini tüm toplumumuza karşı yapılmış hareketler saymıyorlar…
Sustukça sıranın kendilerine geleceğinin bile farkında değiller…
Kendilerini sokmayan yılanla iyi geçinerek yüksek mertebelere tırmanacaklarını sanıyorlar…
Ne büyük gaflet!
Bu dünyada uşakların bile zalim efendilerinin elinden kendilerini kurtaramadıklarını da bilmiyorlar…
Bak seçim arifesindeyiz şimdi ve seçilmek için nasıl çırpınıyorlar…
Ekranlarda, Lefkoşa’da bir Baf Kapısı olduğunu bile bilmeyen Türkiyeli sunucuların karşısında süklüm püklüm oturuyorlar…
Alt yönetim şövalyeleri!
Vatan ve millet kurtaracaklarmış…
Ve sen bir düdük çalıyorsun ordan uzaktan…
Hepsi sus-pus!
Ne düdüğü bu?
Kıbrıslıtürkün bitiş düdüğü mü?
Herkes sesini kesince konuşmak ne kadar kolay…
Bitmedi efendi…
Bitmedi daha…
Bir avuç mu kaldık?
Son kalede miyiz?
Öyleyse çekeceğin var daha!
***
“Yaptıkları tam bir alçaklık, şerefsizlik ve pespayeliktir” mi dedin?
Aslan Recebim!
Şimdi sana batra mı diyeyim?
Desem de anlamazsın…
Barra nedir bilir misin?
Bilmezsin!
Ama madem ki bizim işlerimizden de sorumlu oldun, bak dilmizi öğren bundan sonra…
Sana “gabira” dediklerinde Çince sanma!
“Türklerin milli ve manevi değerlerini rencide” mi ettik diyorsun?
Nedir Türklerin milli ve manevi değerleri?
Bir babanın, “Oğlum ne iyi etti de şehit oldu” diye sevinmesi mi?
Kanla toprak zaptetmek ve masada geri vermemek mi?
Alevileri, Ermenileri, Kürtleri, Rumları kesmek mi?
Kendi camilerimizi bombalamak mı?
Manevi, değerlerimizden hiç bahsetme…
Senin Türk değerlerin başka, bizim başka…
Kadını insan saymazsın ki sen…
Tecavüzcülerini el üstünde tutarsın…
Allah benim vicdanımdır, sen ise Allahla halkı kandırırsın…
Anlaşamayız!
Sen mi ahlak dersi vereceksin bize?
Barra!
***
Bizim için son buluşunu okudum da güldüm…
Ne diyorsun_
-Rumların sesi!
Nasıl da bildin…
Maşallah!
Potin kutularındaki dolarcıkları ben sıfırladım değil mi?
Fetö seni kandıramadı, beni kandırdı…
Kelle kesen cihatçılara tırlarla silah taşıyan da bendim…
Kıbrıs’ta camileri bombalayan da ben…
Ekmek almaya giden küçük Berkin’i vuran da ben, Kürt köylerini yakıp yıkan da ben…
Zarrab’ı milli kahraman ilan eden kim?
O da ben!
Hiç, sahibinin sesi olamadım değil mi?
Bizim için söylediklerini ayran içerek söylemişsen, demek o ayranın tuzu fazla geldi!
Şener Levent
Afrika
11 Aralık 2017

Afrika sürekli tehdit altında:

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,153BeğenenlerBeğen
17,019TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol