Gazete REDBir devrin sonu

Bir devrin sonu

Beyinciğin biri Cumhuriyet’e reklam arası demişti hani. Aslında farkında olmadan gerçeği on ikiden vurdu!

  • CEM ASLAN

Kanal İstanbul’un Trakya’daki birliklerin ikmalini zorlaştıracağı için Trakya’nın işgalini kolaylaştıracağı söyleniyor. Buna katılıyorum. Bunun yanında Türkiye’ye Boğazlar’dan gemi geçişlerinin kontrolünü kaybettireceğini de düşünüyorum.

Tarih boyu Avrupa yoğun nüfus ve yoğun üretim olan bir bölge oldu. Anadolu’da ise sığ nüfus ve sığ üretim vardı. Bundan dolayı istilalar genelde Avrupa’dan Anadolu’ya doğru olmuştur. Romalılar, Frigler, deniz kavimleri göçleri, Büyük İskender, Haçlılar ve bir ihtimal Hititler…

Türklerin 16. Yüzyıl ortasına kadar Anadolu’dan Avrupa’ya doğru yayılması tarihsel yön olarak uyumsuz bir durum. Nedenleri pek çok fakat başlıcası Avrupa nüfusunun yarısını kıran veba salgını. Nüfus seyrelince üretim düşer, savunma zayıflar ve istilacıya kapı açılır.

Büyük veba 14. Yüzyıl sonunda oldu. Avrupa nüfusu salgından 200 yıl sonra toparlanabildi. Toparlanmasıyla Osmanlı ilerleyişi çakıldı ve tersine döndü.

1529’daki 1. Viyana kuşatması bunun dönüm noktası. Sonra da bildiğiniz 300 yıllık bozgunlar ve geri çekilişler perdesi açıldı. Üç yüzyıl içinde bizi ite ite Meriç Irmağı kıyısına kadar dayandılar.

Büyük ölçekte bakıldığında 1529’da başlayan, 1699’da ilk gözle görünür sıçramasını yapan çekilişin bittiği söylenemez. Çünkü şu anda siyasi sınır olan Meriç nehri, Anadolu ve Avrupa arasındaki doğal sınır değil. Doğal sınır boğazlar.

Bugün Anadolu ve Avrupa arasındaki nüfus yoğunluğu farkı geçmişteki kadar dengesiz değil fakat üretim açısından bakınca endüstri öncesi dönemden daha kötü bir dengesizlik devam ediyor.

Doğu Trakya Türklerin elinde kalan son köprü başı ve Batı yönünden bir saldırı ile elden çıkma olasılığı var.

Son yüz elli yılda olan olaylara bakınca görülüyor ki bu olasılık neredeyse gerçekleşiyormuş.

93 Harbinde Ruslar Yeşilköy’e kadar geldiler. Balkan Savaşları sırasında Bulgarlar Çatalca’ya kadar geldiler. 1941’de Almanlar sınıra dayandılar fakat saldırmadılar, yönlerini Rusya’ya çevirdiler. Bugünlerde Amerikalılar büyük yığınak yapıyor Dedeağaç’a. Bir yandan da sömürgeleştirdikleri Yunanistan’ı silahlandırıyor. Yarın ne olur kimse bilemez.

Batı yönünden Trakya’ya bir işgal girişimi oldu diyelim. Durdurabileceğin yer boğazlar. Adam Gelibolu’yu aldı, İstanbul’un Avrupa yakasını aldı sonra Doğu’da sen kalırsın, Batı’da onlar. Boğazları da geçecek kadar güçlü saldırı olursa zaten gemi geçiş kontrolünü tamamen kaybedersin. Boğazlar her durumda ileri-geri giden oynak bir cephenin denge noktası.

İşte o zaman oluşan yeni sınırlarına göre boğazlardaki egemenliğini de paylaşmak zorunda kalırsın.

Gel gelelim kanal yapıldı ve bu senaryo gerçekleşti. Kanal Trakya’daki birliklerin ikmalini zorlaştıracaktır. Peki savunma hattı mı oluşturacak İstanbul için? Savunma hattı olur ama kalıcı sınır olmaz. Meriç’i, Ergene’yi geçen onu da geçer. Sonucunda boğazları gene yarı yarıya paylaşırsın. Fakat Karadeniz’den Ege’ye gemi geçişlerini kontrol edebileceği bir kanal emperyalizmin elinde kalmış olur.

Diyeceksiniz ki Kanal’dan geçse de Çanakkale’nin yarısı bizdeyken öyle rahat bırakmayız ki, çomak sokarız geçişlere…

Sokarsın da, adam sana 45 km kanalı hazır yaptırmışken Saros’tan Marmara’ya 10 km’yi de bir şekilde yaptırıverir. Olmazsa ileride kendi yapar. Böylece bütün geçişleri kontrolü altına alır.

Yarın böyle bir şey olacak demiyorum. Bir kaç yıllık değil asırlık derinlikten bakmaya çalıştığımın altını çizeyim. Ancak devletteki AKP tahribatı, dış politika beceriksizlikleri, silahlı kuvvetlerdeki Fethullah yuvalanması, iç cephenin paramparça olması gibi olaylar tarihin ilerleyişini hızlandırmış olabilir. Bunu da bir kenara not edelim.

Burada Kanal İstanbul bağlamında doğuracağı sonucu ele almaya çalıştım. Kayda değer olarak bundan başka bir de Doğu’daki merkezkaç güçler var. Kürtlerin devletleşme hamleleri, Türkiye’yi etkileme durumu, Ortadoğu’dan gelen göçmenlerle ülkenin nüfus yapısının değişmesi de işin öbür yüzü.

Mustafa Kemal diye bir Selanikli bir nokta koydu diye dikkatimiz dağıldı ve gözden kaçırıyoruz. Tarihin yönü değişmedi ve bildiği yolda ilerlemeye devam ediyor.

Her an bozgunlar serisi tekrar açılabilir ve o nokta paranteze dönüşebilir.

Beyinciğin biri Cumhuriyet’e reklam arası demişti hani. Aslında farkında olmadan gerçeği on ikiden vurdu! En çok istedikleri şey de Osmanlı’ya dönmekti ve bu kafayla tam gaz dönüyorlar.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

RED Sosyal

24,556BeğenenlerBeğen
17,805TakipçilerTakip Et
1,390AboneAbone Ol

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil ama artık vakit, bugüne kadar...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına yazının sonundan ulaşabilirsiniz.) Muhammed Raşid Erol’un...

Yaşasın çocuklar!

Tedavisi olan hastalıktan çocukların öldüğü ülkede, vatandaşın vergisi saray yapımına harcanıyor. SMA gerçeğini en yalın biçimiyle ancak böyle anlatabiliriz. DİDEM BERKES Arel, Erkan, Eymen, Hasan,...

Bir devrin sonu

Beyinciğin biri Cumhuriyet’e reklam arası demişti hani. Aslında farkında olmadan gerçeği on ikiden vurdu! CEM ASLAN Kanal İstanbul’un Trakya’daki birliklerin ikmalini zorlaştıracağı için Trakya’nın...

RED Arşiv