Gazete REDBin keriz silkelendi diyeler!..

Bin keriz silkelendi diyeler!..

Yüceler yücesi Tayyör toplamış muhterem muhtarları gene, “Vatan” diyor, “Millet” diyor, “Bozun şu dolarları, TL alın, altın alın” diyor, “Bakın, yine söylüyorum, yine teğet geçecek” diyor. Teğetten, meğetten bahsettiğine göre, demek ki “Bir cisim yaklaşıyor”.

İnsanın aklına bazı sorular geliyor haliyle, bir muhtar kadar olamasak da biz de bu memleketin çocuğuyuz, değil mi? Kederiyle kederleniriz.

İLK GOL!

Diyelim ki dolarımız var ve Yüce Tayyör’den mesajı alınca bozdurmaya karar verdik. Yani doları götürüp ya bir döviz büfesine ya da banka şubesinde satacağız. Satışı, büfe ya da bankanın alım kuru olarak ilan ettiği seviyeden yapacağız mecburen; çünkü bende muhtemelen 100 ya da bilemediniz 1000 dolar var, onlarda ise milyonlarca dolar mevcut. Benim mütevazı 1000 dolarım “Piyasa” denilen denizde ancak bir damla kıymetinde. Bu nedenle zaten banka ve büfe sahibinin oldukça “marjlı” açıkladığı alım kurundan doları teslim edip makbuzumuzla beleş tavuk döner yemeye giderken, çoktan ilk golü yemiş oluyoruz ruhumuz duymadan.

Biz tavuklu dönerimizi ayranla götürürken, bozdurduğumuz dolara ne oluyor peki? Herhalde bankonun arkasındaki sobada yakmıyorlardır değil mi? Ya yandaki gişeden başka bir müşteriye satıyorlardır ya götürüp bankaya yatırıyorlardır ya da alemde yiyorlardır, ne bileyim. Yani o dolar gene piyasada kalıyor. Eğer bankada bozdurduysanız da onlar da kasadaki dolarları zırhlı araca koyup muhtemelen Merkez Bankası’na yatırırlar ya da belki uçağa yükleyip yurtdışına çıkartırlar. Yani “Sonra sizin Dolar elden ele…”

SICAK PARA!

Sizin sattığınız doları alanlar ne yapar peki? Ya bir ödemesi vardır, onun için kullanır ya zaten vakti zamanında “Sıcak Para” olarak girdiği için şu an başka piyasalara akmayı düşünüyordur ve çeker gider ya da aynı sizin gibi “yastık altına koyar” ve kur yükselsin diye beklemeye başlar.

Doları bozdurdun, elinde cillop gibi Türk Lirası var şimdi. Ne yapacağın sana kalmış.
Burada ideal olan tabii ki hemen yeni bir ev alman, “morkıç” borcuna girmen ve Ağaoğlu benzeri birbirinden kıymetli müteahhitlerimize para kazandırmandır. Gerçek vatan sevgisi bunu gerektirir çünkü.

ALTIN YUMURTLAYAN TAVUK!

Uymadı mı, o zaman da Yüce Tayyörümüzün dediği gibi altın alabilirsin mesela, o da olumlu. Tabii ki burada da ilginç bir husus var. Altın dediğin nesne ağaçta yetişmiyor maalesef. Onu da madenden çıkartan, işleyen, satan birileri var, şirketler var, kuyumcular var, var oğlu var, var kızı var. Sen altın aldıkça bu sefer de altın fiyatları yükselmeye başlayacak ve altınla ilgilenen zevatın kârı artacak; bir zamanlar “yastık altına” atılan altınlar değerlenecek ve bu sefer onlar altın satmak isteyecekler belki de. Kâr ederek sattıkları altınla da ne mi yapacaklar, senin geçenlerde sattığın dolarları ucuza alacaklar belki de. Kapiş?

Herkesin kendi parası tabii ki, bize söz düşmez ama gene de uyanık olmakta fayda var. Birileri “keriz silkeliyor” olabilir. “Vatan, Millet, Diriliş Ertuğrul” goygoyuyla sizi dansöze çevirmesinler sonra. Bir keriz de bir, bin keriz de bir. Maksat uyandırmak olsun bize.

UĞUR DEMİRHANLI

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,059BeğenenlerBeğen
17,013TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol