Bilimsel Paradokslar – II

Yazarımız ilgi çeken bilim, uzay, zaman yazılarının paradokslar serisine devam ediyor… Keşke kafamızı sadece bu işlerle meşgul edebilsek!..

  • ÖNDER ŞAHİN

“Schrödinger’in Kedisi” Paradoksu

Bu açmaz adını geçmişte dünyaca ünlü fizikçilerden olan Avusturyalı Erwin Rudolf Josef Alexander Schrödinger’in (İsimleri yazarken bile yoruldum, hazret İberya’dan kaçmış olsa gerek!) yaptığı bir deneyden almıştır. Schrödinger o deney sonucunda kedinin, GÖZLEMLENMEDİĞİ sürece, aynı anda canlı da ölü de olabileceğini ileri sürmüştür! Bu arada, deney boyunca HİÇBİR HAYVANA ZARAR VERİLMEMİŞTİR; yani bahsi geçen kedi aslında kurgusaldır.

EPR Paradoksu

Paradoksun isim babaları Einstein, Podolsky, Rosen, “Kuantum Mekaniği’nin Kopenhag Yorumcuları”na ki bu kişiler Bohr (atom modellemesiyle de ünlüdür), Heisenberg ve Schrödinger’dir, karşı öne sürdükleri bu iddiayla yukarıda ifade ettiğim ve de Heisenberg’in ünlü “Belirsizlik İlkesi”nden esinlenen “kedi” deneyini de yanlışlama amacını gütmektedir. Bu açmazı araştırırken zihnimde, bunun teknik anlamda bir hayli fizik bilgisi gerektirdiği sonucuna vardım. Umarım anlaşılır kılabilmişimdir: Mevzubahis paradoks, birbirinden uzak cisimlerin, olguların vs. birbirini kuantum mekaniği içerisinde etkileyip etkilemeyeceğini tartışmaktadır. (“Kuantum Dolaşıklığı / Dolanıklığı” denen disiplinin de açıklamaya çalıştığı alandır) Bunun bir paradoks olarak sınıflandırılmasının nedeni, görünüşte Einstein’ın Görelilik Kuramı’yla örtüşmezliği ve ışık hızından büyük hızlarda seyreden (Einstein’a göre, evrendeki hiçbir varlık ışıktan hızlı olamazdı) herhangi iki parçacık arasındaki iletişimi kapsıyor olmasıdır. Uzmanlara göre EPR üçlüsü, asıl gayelerine ulaşamamış; fiziğe kuantum dolanıklığı terimini kazandırarak gayriihtiyari yeni bir boyut katmıştır. Kuantum mekaniğini de basitçe izah edecek olursak, maddeyle ışığın (foton) atom ve atom altı seviyelerdeki davranışlarını inceleyen, fizik biliminin alt dallarından bir disiplindir.

Olbers Paradoksu

Heinrich Wilhelm Matthias Olbers (11 Ekim 1758 – 2 Mart 1840), Alman hekim ve astronomdur. Kabaca, gecenin neden karanlık olduğunu soran bu paradoks, ilkin Olbers’in 1823 yılında kaleme aldığı makalesinde kendine yer bulur. Evren durağan (statik, stabil) ve sonsuzsa gökyüzünde baktığımız her noktada mutlaka bir yıldız veya herhangi bir ışık kaynağı bulunmalı; gökyüzünün sonsuz evrendeki sayısız yıldızın ışığıyla kaplanmış halde olmalıdır. Bu durumda geceleri gökyüzünde karanlık tek bir nokta dahi kalmayacak, gece de gündüz gibi aydınlık olacaktır. Öyleyse Kuzey Kutup Dairesi ülkelerinde yazın görülen “beyaz geceler”e her yerde tanık olmamız ve hattâ gündüzleri olduğundan daha parlak bir göğe bakmamız gerekirken neden karanlığın hükümranlığı söz konusudur? Yanıt, aslında tek başına yazı konusu olabilecek kalibrede argümanlara sahip başka araştırmalar vasıtasıyla yaklaşık bir asır sonra bulunabilir. Ünlü Hubble Uzay Telekobu’nun isim babası Birleşik Amerikalı Edwin Hubble ve bir diğer dünyaca ünlü fizikçi İngiliz Stephen Hawking’in “Büyük Patlama Teorisi” kapsamında (ortaklaşa yaptıkları anlamı çıkmasın) yaptıkları çalışmalar ve Hubble’ın evrende uzaklaşan cisimlerden yayılan ışığın kırmızıya kaydığını keşfetmesiyle verilebilecektir. Ha, insan gözüyle kapkaranlık görülen kozmos, aslında ışımaktadır; lâkin bunu fark edebilmek özel cihazlar gerektirir.

Bu konuda bir diğer çarpıcı nokta, Einstein’ın teorik olarak evrenin durağan olamayacağını ispatlaması ancak zamanın görüşlerine ters düşmemek için açıklamayıp meseleyi de “kariyerimin pişmanlığı” diye nitelemesidir.

Büyükbaba Paradoksu

“Geçmişe Yolculuk” adlı yazımda da değindiğim bu önerme basitçe, geçmişe seyahat eden kişinin orada kendi doğumundan önce büyükbabasını öldürmesinden veya herhangi bir sebepten ötürü ölmesinden müteşekkildir. Böylelikle söz konusu şahıs hem var olmuş hem olmamış; dolayısıyla hem geçmişe gitmiş hem de gitmemiş olacaktır!

Bilgi Paradoksu

Bilgi Paradoksu… Kara deliğe giren “bilgi”ye ne olur? Muhafaza mı edilir; yahut yok mu olur?

Son Haberler

Koca memleket arpalık oldu!..

Yurt içinde arpa fiyatları 1550 ile 1650 TL arasında seyrederken, TMO’nun yurt dışından 2000 TL’den arpa ithal etmesi tepkilere neden oldu. RED haber - Artık Türkiye'de...

“Açılın, ben avukatım!..”

AKP'lilerin suyunun suyu aşıları bitirdi. Herkes birbirine, "Aşı nerede?" diye bakıyor. AKP'liler aşı torpilini yüzsüzce savunuyor. Armağan Çağlayan, "Açılın, ben de avukatım!" diyor... RED haber...

Artistik/Akademik Ortam Mühendisliği

Boğaziçi Üniveristesi’nin yeni 'Rektör'ü Nuri Alço... ZAFER ERCAN Biz "aşmış" insanlarız, kişilerle uğraşmayız; nitelik üzerinden hareket ederiz. Bu bağlamda da Boğaziçi Üniversitesi’ne (BÜ) rektör olarak...

‘Hatsiz’ sarı!..

İktidardaki İslamcı-faşist blok sendikaları da kendi benzerleriyle dolu ihanet şebekeleri haline getirdi. Sendikaların başındaki avantacılar, işçilere "Baldırıçıplaklar" diye seslenmeye başladı. RED haber - İktidara bağlı...

Virüs ödül getirdi

Çizer Hicabi Demirci'nin etkileyici karikatürü uluslararası yarışmada özel ödül kazandı. RED haber - Basılı olarak yayınlandığı dönem RED Dergisi'ne düzenli karikatür çizen Hicabi Demirci bir uluslararası...