Beş cephede tornistan!..

Sen 10 lira için vatandaşının kapısını çalan bir devletsin. Kim sana “atıl kurt” dedi de beş yere birden atladın?!

  • CEM ASLAN

Balyozdan yatmış emekli bir subayı dinliyorum youtube‘da. Zeytin Dalı harekatından söz ediyordu. “Stoklarımız tükendi, Amerika mühimmat vermediği için de harekatı iki ayda kesmek zorunda kaldık” diye bir laf çıktı ağzından.

Uçakları, tankları atacak mermi bulamıyormuş Sam Amca “hopp!” derse.

İrkildim, geriye sarıp bir daha bir daha dinledim ve büyük harflerle aklımın bir köşesine not ettim.

Ülkenin dışa bağımlılığını zaten duyuyorduk fakat durum daha bir berraklaştı kafamda. Hamasi nutuklardan zaten oldum olası haz etmem. Bu lafı duyduğumdan beri de iyiden iyiye eşeğin anırması gibi gelmeye başladılar kulağıma.

Emekli subaylar konuşsun elbette. Adamlar işin çekirdeğinden geliyor. Öbür yanda ipini koparan araştırmacı yazar, milli güvenlik uzmanı, uzman stratej… vs gibi fiyakalı bir sıfat takınıp ekranlardan kafamıza Çin işkencesi yapıyor. Lafla devlet kurup devlet yıkıyorlar. Cetvelle, pergelle yeni sınırlar çiziyorlar. Büyük İskender, Napolyon falan oluyorlar. Selçuklu’dan girip Osmanlı’dan çıkıyorlar…

Daha komik olacak değiliz ya, izninizle biz de biraz ahkam keselim ahval-i umumiye hakkında. Zaten o kadar aşikar ki, bazı şeyleri görmek için ordinaryus olmak gerek yok.

Kürt meselesi 40 yıllık kanayan yara, oluk gibi para gidiyor. Kuzey Irak’ta da sürekli bir takım hareketlilikler olur, girilir, çıkılır, uzun süreli birlik tutulur. Son 5-6 yıldır bir de Suriye’de birkaç bölgede asker konuşlanmış durumda. Hem TSK zaman zaman büyük çatışmalara giriyor hem de başka gruplar sürekli destekleniyor.

Yakın zamanda ise sıcak bölgelere bir de Libya eklendi, kötü haberler sızıyor arada. Doğu Akdeniz’de de donanmalar el ense çekişiyor fakat kimse kimseye daha mermi atmadı neyse ki. Sonuç olarak ülke tam beş cepheye birden çekilmiş durumda. 

SAVAŞ SANATI

Elin Sun Tzu’su zamanında askeri stratejiler kitabı yazmış. Beceri meydanda savaş kazanmak değildir, hiç savaşmadan hatta askeri kışlasından hiç çıkarmadan zafer kazanmaktır diyor. Vallahi de bunu 2500 yıl önce yazmış adam.

1000 yıl önce Araplar tarafından yazılmış, yazarı bilinmeyen benzer bir kitap var, Hileler Kitabı diye. Kendisini değil ama hakkında notlar okudum, orada da aynı şey yazıyormuş. Hatta işlerini savaş boyutuna varmadan çözemeyenler için “alaylı” yakıştırmalar yapılıyormuş.

Aklın yolu bir. İster Arap, ister Çinli ol, hatta Eskimo ol. Yeter ki biz olma! Zira bizim 2020 modeller beş cephede birden olmayı muhteşem yüzyıla dönüş sanıp zevk histerilerine tutuluyor.

Sun Tzu daha başka savaşın ekonomik boyutundan da söz eder. Savaşta geçen her günün zarar olduğunu, uzun süren savaşın kazananı olmayacağını yazar. Haklı adam.

ATIL KURT!

Asker dediğin adamın kepi, botu, düğmesi paradır. Yemeği, suyu, konaklaması, sevki paradır. Okutması, yetiştirmesi, eğitimi, tatbikatı paradır. Maaşı aydan aya tıkır tıkır ödersin. Gazi olur ömür boyu gazilik maaşı bağlarsın, şehit olur yakınlarına maaş bağlarsın. Haberleşmesi, istihbaratı, telsizi, radarı, hastanesi, doktoru paradır. Tankı, topu, uçağı, gemisi, yedek parçası, bakımı, yağlaması, akaryakıtı, attığı mermisi deve yüküyle paradır.

Sen 10 lira için vatandaşının kapısını çalan bir devletsin. Kim sana “atıl kurt” dedi de beş yere birden atladın?! Bak Dolar 7,50’leri zorluyor, bendini aşmaya çalışıyor gibi bir hali var. Moody’s de Tanzanya seviyesine düşürdü kredi notunu. Reis ne kadar daraldıysa karıştırdı derecelendirme kurumlarını, ayarı S&P’ye verdi!

Alman basınına bir haber sızdı. “Yunan gemisini batırın” emri vermiş, komutanlar uygulamayı reddetmiş.

Haber doğruysa sevinelim. Ülkeye yön çizenin “onların atomu varsa bizim de imanımız var” aklı olduğunu zaten biliyoruz, bunda yeni bir şey yok. Bunun yanında uçurumdan atlama eylemlerine fren koyan sigorta devrelerinden hâlâ bir şeyler kaldığını gösterir ki bu iyi bir şeydir.

Türk-Yunan savaşı görünürde eşitsiz bir savaş olur. Adamlar 12 milyon, sen 80 milyonsun. İyi de biz “dış mihraklar” mühimmat vermeyince gerilla gruplarına karşı bile 2 ay operasyon yapamıyoruz. Bu Yunan ise yıllardır Ege’de olası bir çatışmaya hazırlanıyor.

Gerçi onlar da en az Türkiye kadar bağımlı dışarıya. Böyle bir karşılaşma bıçak sırtı bir savaş olur. Emperyalistler İran-Irak savaşı gibi uzun süre beraberlik konumunda tutup sonucu da diledikleri an diledikleri tarafa devirerek belirleyebilirler.

Bir de başındaki tek dert Yunanistan mı olacak? Sen beş cepheyle meşgul olacaksın onlar bir. Schliefflen planınından da mı ibret almazsın derim şimdi?! Sen onun beşle çarpılmışını mı uygulayacaksın? Dahası içeride PKK var, Suriye’de stajını yapmış cihatçılar var. Dışarıda Suriye, İran, Libya, Yunanistan! Bir anda kendini Balkan savaşındaki gibi bir ittifakla karşı karşıya bulmayasın?! Devlet içinde Pensilvanyalısından menzilvanyalısına tonla ajan.

TSK NE KADAR GÜÇLÜ?

Ortaya dökülmemiş sırrın kalmamış, genel karargahın naklen dinlenmiş, kozmik odana girilmiş. 15 Temmuz’dan sonra yurtdışına kaçan subaylar da her gittikleri yerde bülbül gibi ötüyordur.

NATO’nun nükleer üssü olan ülke eski Yugoslavya’ya benzemesin filmin sonunda!

Sonra mavi vatana doğalgaza giderken beş parçaya ayrılmayasın!…

Bazen böyle kabuslar görüyorum işte. Cüheladan garibin tekiyiz ne de olsa, onun için takmayın kafaya siz bunları. Bizim bütün dış krizlerimiz yüksek desibelli peşrevlerle başlar. Sonra sesiz sedasız “aman abi-tamam abi” pardonuyla sonlanır. İlk paragrafta anlattığım nedenden dolayı bu ülkede yapılan bütün kahramanlıklar özde tiyatrodur. Bazen tiyatroda roller şaşarsa, şaşırana ince bir ayar yapılıp rolü tekrar hatırlatılır o kadar. İdlib’de taburun bombalanması, savunma bakanının ziyaret ettiği Libya’daki üssün ertesi gün vurulması gibi olayların özü budur.

Bak Oruç Reis de demir attı çoktan Antalya açıklarına. Gerçi ikmal içinmişmiş.

Ne ikmalmiş birader! Kaç gündür bitmek bilmedi!

Son Haberler

Aşı sallaması

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın sayı saymayı bilmediği veya hayal aleminde gezdiği anlaşıldı. Gripteki aşı muamması COVID'e gelince 'aşı sallaması'na dönüştü... RED haber - Sağlık Bakanı...

Remzi’nin unutulmayan tekmesi…

1992 yılında Türkiye'de polis tezgahları bir tekmeyle yıkıldı. Bir daha devrimcileri masa önlerine dizip teşhir etmeye cesaret edemediler. Remzi şu aşağılık düzene tekme vurduğu...

Saray para emiyor!

İşçiye, emekliye, memura yüzde 5 maaş zammı bahşeden Saray, kendi bütçesini 3,1 milyar liradan 4,3 milyar liraya yükseltti! RED haber - Vatandaşın önüne askıda ekmek...

ABD kapıları kapattı!

ABD'nin Türkiye Büyükelçiliği ve tüm konsolosluklar kapılarını kapattı. Vize dahil tüm işlemler askıya alındı. RED haber - ABD Türkiye'deki Büyükelçiliği'nin ve tüm konsolosluklarının kapısını bir...

Madencinin sesi yükseliyor

Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Tahir Çetin... Soma ve Ermenekli madenciler, kimsenin sesini çıkaramadığı bir dönemde tüm Türkiyeli emekçilerin yükselen çığlığı oldu... RED haber - Somalı...