Gazete REDBekir Coşkun’un anlamlı yazısı

Bekir Coşkun’un anlamlı yazısı

Yazar Bekir Coşkun’u kaybettik. Giderayak, 30 Eylül’de Sözcü‘de bir yazı kaleme almıştı… “Gelecek yazı bilmem” diyordu… İşte o yazı:

Yazı bilmem
Yazarım yazı bilmem
Bu yaz böyle geçti
Gelecek yazı bilmem…

Korona belasının ilk günleriydi…

Henüz kimse işin ciddiyetini anlayamamıştı… Sevgili doktorumuz Prof. Dr. Mehmet Oral, Andree’yi arayarak “Kemoterapilerden dolayı Bekir Bey’in bağışıklık direnci yok, birinci sınıf hedef… Onu yukarıdaki odalardan birisine çıkartabiliyorsanız çıkartın. (Benim Postal’ı bırakıp yukarı çıkmayacağımı biliyor) Çok hijyen bir ortamda olması lazım… Kimse henüz felaketin farkında değil…” demişti…

Birkaç gün sonra korona patladı…

Tabutlar, kireç kuyuları, tam bir dehşetti…

Yaklaşmak, sarılmak, el sıkmak, kucaklaşmak yasaktı… Maskeler, kolonyalar çıkmıştı ortaya… Türkiye 5 senede tükettiği kolonyayı bir ayda bitirdi… Kimse kimsenin elini sıkmıyor, zibidileri saymıyorum, durakta, otobüste, metrolarda insanlar kurallara uyuyorlardı…

O sabah Andree ile karşılaştığımızda üç metre uzakta durdu, kollarını bir bebeğe sarılıyormuş gibi yapıp, iki yana salınmaya başladı…

Sarılmamız böyleydi artık…

O an bir bebek olup uçtum sevgilimin kucağına…

Bebektim… Uzun hayat vardı önümde, büyüyecek, okuyacak, başaracak, gazeteci olacaktım… Mahkeme koridorlarında rahmetli babamın adı “Mehmet Zeki Oğlu…” diye hep geçecekti… Korkacaktım, ama peltek dilimi tutamayacaktım…

Burası en güvenilir yerdi işte; sevgilimin kucağında bebek…

O  gün bir bebek gibi ağladım…

Bir yaz bitti…

Çoğumuz evlere kapalı geçirdik yazı… Ne plajlar eskisi gibiydi, ne parklar… Polis, zabıta korkusundan “acaba maskem duruyor mu” diye burnumuzu yoklayıp durduk… Virüsün korkusu yaşamın üzerine bir kara bulut gibi çökmüştü bir kez…

Hayallerin çoğu kursaklarda kaldı…

Hüzünle bir yazın arkasından bakıyoruz…

Üzülmeyin…

Yaşama saygımız, hasretlerimiz, özlemlerimiz, sevgilerimiz, hayallerimiz, düne göre çok daha fazla…

Bu yaz böyle geçti…

Gelecek yazı bilmem…

Önceki İçerikKoptu gidiyor!
Sonraki İçerik“Kendimi yakacağım!..”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,069BeğenenlerBeğen
17,011TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol