Bayrağımız neden kızıldır?

Bir “olağanüstü hal” simgesi olan kızıl bayrağın kralların elinden işçi sınıfına geçişinin kısa öyküsü…

  • M. CEMİL OZANSÜ

Ortaçağ’da kızıl bayrak ve kızıl figürler, prenslerin “nizamı alemi” korumak için kan dökmeye yetkili olduklarını anlatıyordu. Aynı zamanda yerel senyörlere feodal ödünç olarak da ihsan edilebilen “hayat/memat” üzerine karar verme, “boyun vuran” yargılama yapabilme iktidarının bir ifadesiydi.

Egemenlik kavramının doğumuyla birlikte inşa edilen olağan-olağanüstü haller ikiliğinde kızıl bayrak çekmek, siyasi varlığı tehdit eden bir “ölüm-kalım” meselesinde “kale kumandanının” veya “icracının” zecri tedbirlere başvuracağını ilan eden bir içerik kazandı -bir çeşit “OHAL”…

Fransız İhtilali’nin başlangıcında 21 Ekim 1789’da “toplaşmalara karşı” çıkarılan “loi martiale” de bu geleneği sürdürerek, “kan rengi kızıl bayrağın” Komün binasının en büyük penceresinden sarkıtılmasıyla birlikte ilan edilecek bir “OHAL” prosedürünü hukukileştirmiş oldu.

Buna göre kızıl bayrağı gören kitle derhal dağılacak ve içlerinden en fazla 6 kişi belirleyerek bir dilekçeyle maruzatını idareye iletecekti. Silahlı veya silahsız olmaları fark etmeksizin dağılmayanlar olursa bunlara karşı “loi martiale”in gerektirdiği tedbir uygulanacaktı.

Meşhur Temmuz katliamında, 17 Temmuz 1791’de, “Federasyon” Meydanı’ndaki devrimci topluluğu dağıtmak isteyen Komün idaresi bunu, Lafayette’in komutasında kızıl bayrak çekmiş bir ulusal muhafız birliğiyle 50’ye yakın insanı öldürerek başardı.

13 ay sonra tarihte ilk defa (10 Ağustos 1792) “kızıl bayrak” saf değiştirerek bir krala karşı çekilecektir. Devrim içindeki devrimle Tuileries Sarayı’nı basan Jakobenler, “vatana ihanetle” suçladıkları kraliyet hükümetine karşı Komün’e kızıl bayrak çekerek “loi martiale” ilan ettiler.

Bundan bir hafta önce gazeteci Carra şöyle yazıyordu:

“Yürütme erkinin isyanının karşısına egemen halkın loi martiale’i buyrulsun.”

Tarihin bu anından sonra kızıl bayrak “yarım kalan” dünya devrimini tamamlamak şiarıyla devrimci bir iktidarı anlatan içeriğini hep muhafaza etti.

1848 Devriminde “normalleşme” taraftarı liberal Lamartine’in “kanlı bir dehşet simgesi” olarak yaftalayarak Komün binasına sokmadığı kızıl bayrak iki yüzyıldır işçi sınıfının elindedir.

Dünya proletaryasının “kendi OHAL’ini” ilan edeceği günün umuduyla 1 Mayıs kutlu olsun!

Son Haberler

Grev 205’inci gününde ama işçiler yalnız!

Yenibosna Yeditepe Tır Garajında faaliyet gösteren Samsun Çorum Nakliyat Ambarı (SONER AYDAR) işçilerinin işverenin sendika düşmanlığına karşı başlattığı grev 205'inci gününde, ancak işçiler yalnız! RED...

Korona testlerinde AKP’lilere kıyak!

Koronavirüs salgınıyla ilgili yeterli önlemleri almamakla eleştirilen AKP iktidarının koronavirüs testlerinde de kendilerine öncelik tanıdıkları iddia ediliyor! RED HABER - İstinye Devlet hastanesi çalışanı...

“Ekonomik refah” can alıyor!

Koronavirüs salgınında gerekli önlemleri almayan ve işçileri köle şartlarnda çalışmaya mecbur eden sermaye düzeni can almaya devam ediyor. İşçi örgütlerine göre Temmuz ayında en...

“Her yer korona, her yer sömürü!”

Koronavirüs salgını sermaye sahiplerinin işçiyi kâr hırsıyla nasıl acımasızca sömürdüğünü her gün açığa çıkarıyor! Vestel, Kumtel ve Dardanel fabrikalarında ölüm ve vakalar artarken işçiler...

Çok insan ölecek

Bugüne kadar yazdığım hemen her şey, sadece kötü senaryo dahilinde gerçekleşiyor ve bu beni çok üzüyor. T. AKMAN İnsana ne düşüneceğini şaşırtan, çok keyifsiz bir...