Bayan Döner’in risk algısı

Belediye işçilerinin grevi CHP’de ve bir bütün olarak solda tartışma başlattı. AKP’nin “çöp dağları” abartısı da işin içine girince kafalar karıştı. Maltepe Belediyesi’nin “müdür”lerinden Canan Döner ise konuya bambaşka yaklaştı…

RED yorum – “Kariyer”inin önemli bir bölümünü CHP il yönetiminde ve Maltepe Belediyesi’nde yapan ve Maltepe Belediyesi’ne bağlı üç şirkette yönetim kurulunda bulunan Canan Döner’in “risk paylaşımı” bir tartışma yarattı.

2015’te Maltepe Belediyesi başkan yardımcılığına getirilen Canan Döner, ekonomist Mahfi Eğilmez’in bambaşka bir bağlamda yazdığı cümleleri alıntılayarak, grevdeki belediye işçilerine yönelik şunları yazdı:

“Tam da içinden geçtiğimiz süreç özetlenmiş, Maltepe’de yaşayan vatandaşlarımızın vergilerinden kesilen paylardan maaşlarını alan emekçilerimizin bağlı olduğu sendika vatandaşlarımıza götürülen en temel hizmeti, çevre temizliğini engellenmekte ve risk yaratmaktadır…”

İşçilerin sendikaları aracılığıyla hak talebi ve en önemli mücadele aracı olan grev kimi CHP’liler tarafından “risk” olarak görülüyor. Bunların arasında belediye yöneticileri, yani teknik olarak patronlar ve müdürler var.

Kendilerini patron saymayıp, birer “sosyal demokrat” gibi işçileri eleştiriyorlar ve işçilerin hak mücadelesinin AKP iktidarını güçlendireceği, halk sağlığına zarar vereceği gibi “risk”leri sıralıyorlar.

Belki de esas risk Canan Döner gibi yönetici ve müdürlerin varlığıdır!

Mesela belediyenin üç şirketinde birden yönetimde bulunan Canan Döner kaç maaş alıyor ve toplam ne kadar gelir elde ediyor? Bu açıklanmalıdır.

Ayrıca, belediyenin şirketi Süreyyapaşa A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Canan Döner, 2015’te tanesi 40 lira artı KDV üzerinden 1200 adet mumluk satışını yine belediyeye gerçekleştirmiş. Bir belediye o kadar mumluğu niye alır? 2015’te bir mumluk nasıl 40 lira eder? Toplam 56 bin 400 lira nasıl böyle harcanır?

Yine aynı şirket, yine aynı belediyeye yine 56 bin 400 liralık vazo nasıl satar? Belediye o kadar mumluk ve vazoyu ne yapmıştır?

İşte böyle sorular hep sorulmalıdır. Böyle örnekler çok vardır.

Ve asıl “risk” belediyelerin bu şekilde yönetilmesi, emekçilere kaynak ayırmak yerine paranın belirsiz yerlere harcanmasıdır. AKP iktidarının en güzel kullanacağı “koz” da böyle işlerdir, işçilerin grevi değil. Bu tür “risk”lerin altında imzası olanların emekçilere had bildirmeye çalışması ise en büyük risktir.

Çünkü yaptıkları riskli hareketler kendilerine hatırlatılır.

Öyle değil mi Canan Döner?

Oy vererek CHP’li belediyeleri yönetime getiren vatandaşlar, belediyelerden açık, şeffaf, emekçinin hakkına saygılı bir yönetim bekliyor. Bunu kimse unutmamalıdır.

Son Haberler