Gazete REDAsalağın hakkından asalak gelir!

Asalağın hakkından asalak gelir!

Sayı servisine yanıt arıyorum ya bir zamandır; ilk yanıt ne yazık ki anlaşılan tek yanıt: Ekonomik ve politik…

  • T. AKMAN

Koronavirüs konusunda vaka ve ölüm sayılarının maniple edilmesinin ekonomik yanı belli; kasa tamtakır olunca köşeye sıkışırsın. Köşeye sıkışınca da yapacak tek şey kalır: Her ne pahasına olursa olsun ekonomiyi yeniden canlandırmak, çarkları harekete geçirmek.

İşte burada kritik olan bu “ne pahasına olursa olsun” tanımının içinde gizlenenler…

Her ne pahasına olursa olsun doları 2 liranın, 6 liranın, şimdilerde 7 liranın altında tut. Her ne pahasına olursa olsun vefat sayısını 10, 25, 50, 75, 99, 130, tekrar 100 altında tut. Vaka sayısını da uydur bir şeyler işte ki bu oran çok düşük olsun ama günde 10 bin vaka da duyurmayın.

Eee, sonuç?

Pahası çok ağır olabilecek risk alıyoruz. Çoban kültürüne yabancı olmayan, bilmemkaçıncı evladını şehit verdiği tebliğ edildiğinde ilk tepkisi “vatan sağ olsun” olan, “devlet en iyisini bilir” diye köşesine çekilen halk servis edilen sayılara inanmayı ve umudun tarafını tercih edecektir tabii ki.

Bu umut simsarlığı ve hatalar zincirinden dolayı şu kadar adam boş yere öldü demeniz, hatta bunu kanıtlamanız da ona bir şey ifade etmeyecektir.

O çalışmak ve evine ekmek getirmek zorundadır. Ateş ocağa düştüğünde canı yanar ama döner bağrına taş basıp, Allah’a, kadere sığınır ve hayatına devam eder.

Çünkü böyle öğretilmiştir bu coğrafyada.

Ancak burada politikacıların yapacakları her hata yüzlerce, binlerce ocağa “gereksiz yere” ateş düşmesi demek, bunu unutmasınlar lütfen.

Peki bir virüs ekonomileri dağıtırken, hükümet de devirebilir mi?

Dünyada yüzölçümü en büyük ülke Rusya, 11 ayrı zaman dilimine yayılmış 147 milyon insanı barındırıyor. Eski komşumuz ve en önemli ticaret ve turizm ortaklarımızdan olduğu için de ara ara didişsek de son dönem üzerimizde çok ağırlıkları var. SSCB’ye karşı kurulmuş NATO’nun kurucu üyesi olarak Rus malı hava savunma sistemi almamız ya da Türkiye’deki ilk nükleer santral yapma işini Çernobil’i patlatan amcalara vermemiz bu ağırlığa örnekler.

Gorbaçov ile kendi rejimlerini patlatan ve demir perdeyi yıkan Ruslar, Putin ile yavaş yavaş yeniden istibdat rejimlerinin liderliğine oynamaya başlıyor. 2020 Freedom House özgürlük indeksinde sadece 20 puanla, 32 puanlı Türkiye’nin az altında listenin dibine oldukça yakın. (İskandinav ülkeleri 100 puan, Almanya 94 puan, Yunanistan 88 puan, Peru 72 puan, İran 17 puan, Çin 10 puan, Kuzey Kore 3 puan, Suriye 0 puan).

Keza Economist demokrasi indeksinde de komşu sayılırız: 167 ülke arasında Türkiye 110, Rusya 134. sırada. World Justice Project adaletli ülkeler sıralamasında ise adaletsizliği dillere destan Rusya bizim üzerimizde yer alıyor.

-71 dereceye varan soğuklar, KGB/FSB casusları, havyar-vodka, yüksek eğitim ve kültür seviyesi, kiril alfabesi, bitmeyen savaşlar, uzaya ilk insanı gönderebilen teknoloji, 185 etnik grubun konuştuğu 100’den fazla dil, eşsiz bir tarih, hamamlar, Ortodoks kilisesi, resim, edebiyat, tiyatro, müzik, dans, bale, sporcular, olimpiyatlar… Sadece anahtar kelimelerle bile anlatmak sayfalar sürecek olan Rusya’yı 2000’lerin başından beri bir kişi yönetiyor: Vladimir Putin…

KGB kökenli yarı-diktatör Putin’in halk desteği, 2014’teki Kırım ilhakı ile çıktığı yüzde 85 zirvelerinden, Mayıs 2019’da yüzde 31,7’ye düşmüştü. Kremlin’den gelen emirle Rusya Kamuoyu Araştırma merkezi (VTsIOM) ertesi gün bu oranı hesaplama yöntemini değiştirerek yüzde 72,3’e güncelledi!

Yüzlerine gözlerine bulaştırdıkları bu senaryo geçtiğimiz haftalarda yine tekrarlandı. Mart’ın son haftasına ait veriler önce yüzde 28,3 olarak açıklanıp, yüzde 69 olarak revize edildi. Her durumda bu Putin’e halk desteğinin dip noktası.

Gerçek rakam ya da servis rakamı fark etmiyor ve Nisan ayında bunun daha düşmesi bekleniyor. Zira Putin ve akilleri de bizdeki gibi COVID-19 salgınını opak ve berbat bir şekilde algılarla yönetmeye çalışıyor.

Ocak ayında pnömoni vakalarının yüzde 37 arttığını ortaya çıkarıp “bu COVID-19 idi ve biliyordunuz” tarzında cevapsız sorular soran Rus Tabipler Birliği başkanını sudan sebeplerle tutuklattı.

Başlangıçta ekonomi durmasın diye halka, “Biz her tedbiri aldık, bize bir şey olmaz” imajı verilmeye çalışıldı. Yandaş medyadan, “Bu sadece yaşlıları etkiliyor, sadece yurtdışından gelenleri etkiliyor” gibi akıl almaz şeyler pompalandı. Özetle birçok hurafeyle halk uyutulurken, salgın gizlenmeye çalışıldı ancak iş kontrolden çıktı ve bugün 93 bin 558 (+6 bin 411) vaka ve 867 (+73) ile hemen arkamızdan 8. sıraya yükseldi.

Bizim sayı servislerindeki arkadaşlarla koordinasyon kurmazlarsa da 5 gün sonra bizi de geçecekler!

Vefat sayılarını daha net yalan raporladıkları için de binde 9 (resmi ölçümlere göre halkın yüzde 59’u servis edilen rakamlara inanmıyor) ile dünyanın en düşük ölüm oranı Rusya’da!

Putin politik manevralarla, görev süresinin biteceği 2024’te kendisini altışar yıllık iki dönem daha seçtirmenin yolunu açmak için 22 Nisan’da bir referandum yapacakken, artık 2024’e kadar o pozisyonda kalabileceği bile şüpheli hale gelmeye başladı. Halka virüs ile ilgili açıklamaları kimsenin tanımadığı yeni Başbakan ile Moskova Belediye Başkanı yapıyor.

Bu salgında baştan beri izlenen basiretsiz politikaların ve yamalı önlemlerin sonuçlarını kendisinden uzak tutmak için bu yöntemi seçen Putin şimdilerde hiç alışkın olmadığımız bir sessizlik içinde. Ekonomisi kıvranıyor. İhracatın üçte ikisini oluşturan petrol ürünleri satışı Suudi Arabistan’la kavga ve talep eksikliğinden dolayı tümüyle durdu, işsizlik yüzde 15’in üzerine çıkmış durumda ve kara bulutlar ülkenin üzerine hızla çöküyor. Basının yüzde 95’i yandaş… Ve muhalifler sürekli tehlike altında. İnternet zaten sansür altında ve sansür daha da sıkılaştırılmak isteniyor.

Moskova’ya 170 bin yüz tanıma sistemi kamerası yerleştirilmiş ve akıllı telefonlarla birlikte dev bir ağ içinde herkes fişleniyor, her hareketleri izleniyor.

Ülkede hastanelerde kendi doktorlarına malzeme bulunamazken, kendi halkı maske takamazken, büyük yandaş medya şakşakçılığı ile İtalya, İspanya gibi ülkelere uçak uçak yardım malzemeleri gönderiliyor ve itibarlı devlet olmanın böyle bir şey olduğu içeride yandaş medyada tek konuymuş gibi işleniyor.

Şirketlere verilen sözler, destekler, krediler hepsi yandaş büyük şirketlerle sınırlı kaldı. Tedbirlerin birçoğu da sadece borç yapılandırmak ya da küçük ödemeleri ötelemek. Rusya halkı Putin’e desteğini ekonomik olarak bugüne kadar iyi geldikleri için vermişti. Ancak o ekonomi rüzgarı birkaç senedir yön değiştirdi ve son petrol krizi ile zirve yaptı.

Şimdi virüsle birlikte iyice çıkmaza girdi.

Putin’in bu krizden ortaya finansman koymadan, algı yönetimi ve yalan sayı servisleriyle çıkabilmesi çok mümkün görünmüyor. O para da olmadığına göre, ne yaparsa yapsın Rusya artık eski Rusya olmayacak…

Bunu da yapacak olan topu topu 60 nanometre (0.00000006 metre) boyutunda, canlı bile olmayan bir asalak!

Her asalağın hakkından bir başka asalak gelirmiş. Dün Peru analojisini anlamlı bulmayanlar belki buradaki satır aralarını daha rahat okuyabilirler umuduyla…

Önceki İçerikKim bu manyak?
Sonraki İçerikKalabalık…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,156BeğenenlerBeğen
17,024TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol