Gazete REDArkadaşım E. Kemalist mi oldu?

Arkadaşım E. Kemalist mi oldu?

“Türkiye’de solun en derman bulmaz varoluş problemi nedir?” diye sorarsanız, cevabım “Kemalizmi ne yapacağını bilememesi” olur.

  • YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN

Arkadaşım E. heyecan içinde yanıma geliyor. “Hocam, Kemal Selanik’te doğmamış, Tırnova’da doğmuş.” Ben bu bilgiyi nereden edindiğini sorunca da şöyle cevap veriyor: “Abdurrahman Dilipak söylüyor.”

1998 olmalı. Aradan yıllar geçti. Arkadaşım E. İstanbul’a taşındı. Medyada çalışmaya başladı. Devrimci bir gençlik lideri olarak başladığı siyasi hayatı içinde hafif eleştirel bir AKP destekçisi olmaya evrildi zamanla. En tutarlı tarafı ise anti-Kemalizmi çıktı. Tüm bu yıllar boyunca, “Kemalizm” yaftalı yel değirmenlerine taarruz etmeyi en devrimci iş, siyasi doğruluğunun turnusolü belledi.

Konuya olan takıntısı, genel heyecanı abartılı olsa da arkadaşım E.’nin ayrıksı bir örnek olduğunu düşünmeyin. Çoğu çıkış noktası haklı olan bir sorgulama çabasının, Özal dönemi tabu kırıcılık furyasıyla birleşip eksenini yitirdikten sonra ciddiyetinin iyice aşındığı bir dönemdeydik. Olur olmaz, güvenilir güvenilmez, hangi kaynaktan gelirse gelsin, “resmi tarih”e, “resmi ideoloji”ye aykırı düştüğü varsayılan her iddiaya itibar edilen günlerdi. Daha genç okurlar bugünün örnekleri üzerinden şöyle düşünsünler: Mustafa Armağan’ın Derin Tarih dergisi elimizden düşmüyor, her Allah’ın günü Kadir Mısıroğlu sohbetlerinden konuşuyoruz!

ACAYİP DEĞİŞİM!

Arkadaşım E. geçen yıl Ankara’ya geldi. Uzun zamandır görüşmemiştik. Oturduk, konuşuyoruz. Çoluk çocuk, geçim, yeni çıkan dedektif romanları (özel ilgi alanıdır) derken, konu siyasete geldi elbette. İslamcılar hakkında konuşurken, arkadaşım E. ne dese beğenirsiniz: “Hocam, Kemal bunları az kesmiş, daha çok kesmeliydi.”

Eskisine göre tam tersi bir noktaya gelmiş olsa da işin doğrusu arkadaşım E. bu tutumunda da ayrıksı bir örnek değil. Ahmet Altan, Hasan Cemal, Orhan Pamuk ve emsalleri “Atatürk’ün kıymetini bilemedik” itirafları döktürürken arkadaşım E. ne yapsın? Hem hiç de hiç yalnız değil. İşte bakın, 2012’deki Cumhuriyet için Seferberlik Buluşması’na polis müdahalesini “biraz da bunlar coplansın, biz coplanırken iyiydi” diye keyifle seyreden arkadaşınız nicedir her 29 Ekim’de kutlama mesajları gönderiyor. Hatta bu yıl Çanakkale Zaferi’ni bile ekledi mesajlı kutlamalar takvimine. Üstelik kimse “canım sen hayırdır ya” bile demiyor. Yoksa tekmil Kemalist mi oluyoruz?

***

“Türkiye’de solun en derman bulmaz varoluş problemi nedir?” diye sorarsanız, cevabım “Kemalizmi ne yapacağını bilememesi” olur. Hadi kavramlar net olsa belki işi biraz daha kolay olacak ama benim bildiğim en az iki ayrı kategoriyi tanımlamak için kullanılıyor Kemalizm nitelendirmesi.

Birincisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin dünden bugüne gelen uygulamaları ve yönelimleri, kısacası tüm bir Cumhuriyet rejimi anlamında Kemalizm. Bu rejim belli bir “kuruluş felsefesi”ne atıfta bulunduğu zamanlarda bile kendisini Kemalizm olarak nitelendirmez. En çarpıcı dönemeçlerinden birisi 12 Eylül olmak üzere, dönemin araçlarına uyarlanarak revize edilen Atatürkçülük veya Atatürk İlke ve İnkılapları dayanağından söz edilebilir. Ancak devlet olarak, rejim olarak var olmanın anlayışı hafif alaycı şekilde 1930’lara postalanan “resmi ideoloji”, Altı Ok falan değildir. İsmet Giritli, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu gibi yazarların formüle ettiği, güncel merkez sola uyarlanmış Atatürkçülük doktrinleriyle dahi kesişmez. Muteber olan, devletin bekası ideolojisidir ki bu da Atatürk’ün veya Cumhuriyet’in icadı değildir. Memleketi evvel âhir Deniz Baykal’ların yönettiğini zannedenler takip etmemiş olabilir ama bu ideolojinin adı kâh devlet-i ebed müddet olur, kâh “kurşun atan da yiyen de şereflidir” olur, kâh millî irade olur. Görünümü militan da olur, demokratik de.

REJİMİN ÇEKİRDEK ZİHNİYETİ

İşte burada rejimin çekirdek zihniyetine geliyoruz. Dürüst olmak gerek; bu zihniyetin Cumhuriyet dönemi boyunca görünümleri dünden bugüne izlenebildiği için sürekli, kesintisiz Kemalizmden kastedilen buysa ortada açıkça bir üçkâğıtçılık var demektir. “Erdoğan Kemalisttir” gibi akla mantığa takla attıran önermelerin dayanağı da bu. Bu durumda, “kedi buradaysa ciğer nerede?” demek gerekiyor. Erdoğan Kemalistse ve sırf devletin bekası ideolojisine bağlı olduğu için bu sıfatı taşıyorsa, 1930’lardan bu yana mukaddes Apis öküzü gibi milletin tepesine çöküvermiş, kaskatı bir “resmi ideoloji”yi eleştirmek için neden yıllarca nefes tükettiniz?

İkincisi ise bir siyasal-düşünsel akım. Kadro hareketi gibi erken ve sonrasında ancak akademik ilgilere konu olan örnekleri bulunsa da esasen 27 Mayıs sonrasının yeni politik ortamında biçimlenmiş. Kendisine açık ve net Kemalizm diyen tek çizgidir. Birinciden farklı olarak, devletin yitirildiğini, özellikle 1950’den sonra yabancı ellere geçtiğini, bunun sonucunda kuruluş temellerinden uzaklaştığını savunur. Devletin bekası yerine devletin kurtarılması temasını ortaya çıkartır. Ana hatlarıyla 1960’ların millî sosyalizm, kapitalist olmayan yoldan gelişme, bağlantısızlar hareketi, Nasırcılık gibi güncel tartışmalarıyla biçimlenmiştir ama meşruiyet alanını Cumhuriyet’in Atatürk dönemindeki çeşitli anlayış ve uygulamalarına sadakat üzerinden kurar. Devleti kurtarmak için devlet içinde yapılanma çabasına girişmiş, ancak 12 Mart sonrasında devletin stratejik mevkilerinden kesin şekilde uzaklaştırılınca, “ortanın solu”na yerleşen CHP’nin politik olanaklarına mahkûm hale gelmiştir.

Elbette bu çizgi de zaman içinde değişimlere uğradı. 12 Eylül’ün resmi Atatürkçülüğü karşısında yalpaladıktan sonra 1990’larda Uğur Mumcu başta olmak üzere bazı sembol isimlerinin uğradığı suikastlerle sarsıldı. 28 Şubat’a gelinirken pop-Atatürkçülük ile taze kan aramaya başladı ve 1999 sonrasında, en azından CHP siyasetine gönül indirmeyen bir kısmı, devlet-i ebed müddet ideolojisiyle uzlaşarak ve “ulusalcılık” adı altında, devleti kurtarmak noktasından devleti korumak noktasına geldi. Hatta belli bir hegemonik etkiyi de yaratabildi. Siyasal-düşünsel akım olarak Kemalizm hiçbir zaman geniş kitlelere hitap etmemişti, hatta geniş kitlelere hitap etmek üzere kurgulanmamıştı. Ancak dinamizmini türlü kanallarla korumayı başarmıştı. Ergenekon davasından sonra ise en cılız dönemine girdi. Şimdilerde yine “ulusalcılık” etiketiyle arz-ı endam ediyor ama isim hakkı Doğu Perinçek’te kalmış durumda. Perinçek’in elinde, hem mevcut iktidarın mikroskobik ortağı olmak amaçlı sayısız teşebbüsünün, hem de partisinin hayatiyetini sürdürmek için CHP tabanından tırtıklama çabalarının bir aracı konumuna düştü.

***

Toparlayalım. Türkiye’de bugün ister devlet içinde yapılanarak, isterse CHP parlamentarizmi yoluyla devleti kurtarmak veya korumak isteyen etkili, dinamik bir Kemalist akım mevcut değildir. Dolayısıyla, solun böyle bir odağa yaklaşarak hegemonyası altına girmesi, Kemalistleşmesi mümkün değil. Öte yandan, Kemalistleşme mecraına girerek rejimle uzlaşması da mümkün değildir.

Cumhuriyet rejiminin kuruluştan günümüze yaşadığı değişim bir tarafa, bugün fiili Erdoğan rejiminin Cumhuriyetin kuruluş anlayışı ve öğretileriyle pek az ilgisi olduğu açıktır. Siyasi eleştirinin hedefi geçmişten süzülen afaki imgeler değil, güncel siyasi öznelerdir. Dolayısıyla şu veya bu fikri akrobasi sayesinde Erdoğan’ı Kemalizmle eşitlemek, Erdoğan’a açıkça muhalif bir siyasal konumda olan insanları bu umacı çiftiyle korkutmak düpedüz şarlatanlıktır. Nitekim böyle davrananlar esasen kendi geçmiş yanılgılarının günahına herkesi ortak etme çabası içindeler. “Erdoğan Kemalisttir” tekerlemesi yalnızca, söyleyenler nezdinde hafif bir kandırılmışlık duygusuna, Erdoğan’dan gelecek “değişim” beklentilerinin fos çıktığı gerçeğine işaret ediyor.

CUMHURİYET’İN OLUMLU MİRASIYLA BARIŞ

Peki olan biten ne? Özetle, insanlar Cumhuriyet’in olumlu mirası ile barışıyorlar. Erdoğan iktidarı boyunca yitirdiğimiz veya yitirmek üzere olduğumuz değerlerin Cumhuriyet müktesebatının hangi kısmı olduğunun farkına varıyorlar. Akılcı eğitim, dindışı meşruiyete dayanan ulusal irade, yurttaşlık temelli ulus-devlet, kadınların eşitliği… Düne kadar hep “cepte” bildiğimiz, burun kıvırdıklarımız ortadan kaybolmaya yüz tutunca, aslında nasıl da bizi biz yapan değerler olduklarını anlıyoruz.

Elbette bu değerleri öğreti haline getiren rejimin kurucusu hakkında yargılarımızı gözden geçiriyoruz. Anlıyoruz ki yıllarca “Kürtleri asan, Ermenileri kesen, ulemayı ipe çeken” bir zalim olarak tanıma yarışına girdiğimiz Atatürk daha farklı da algılanabilir. Öğreniyoruz ki dünyada kayda değer yorumcular da esasen böyle algılıyor. Atatürk’ü İslam toplumlarındaki modernleşme, sekülerleşme ve reform akımlarının örnek bir ismi, “aydın despotizmi” çizgisi içinde önemli bir lider olarak görüyorlar. İşte bu noktada yılların birikimi olan koca bir algılar demeti dağılıp gidiyor. Hem de yalnızca dünya veya İslam âlemi düzeyinde değil. Yerel düzeyde baktığımızda Atatürk’ü illa bir Kürt, Ermeni veya Yunan milliyetçisinin anladığı gibi anlamamız, yorumlamamız gerektiğini vaaz eden propaganda da tuzla buz oluyor.

“Kemalistler Anadolu parsına soykırım yaptı” gibi laflar eden tipte meczuplar tabii ki bu gidişin farkında. Yıllarca temel uğraşları dar bir çevrede söylem keskinliği yarıştırmaktan ibaret olan, yaşadığımız topluma değil bir şey vermek, herhangi bir şey söylemek derdi dahi olmayan bu kişiler tedirgin. Yıllarca özene bezene inşa ettikleri, arasında kendilerine güzide hegemonya adacıkları kurdukları laboratuvar koşullarında anti-Kemalizm deneyi sonuna geldi. Rıza Nur’la, Abdurrahman Dilipak’la, Yeni Asyacıların Yakın Tarih Ansiklopedisi’yle, Necip Fazıl’ın Son Devrin Din Mazlumları’yla kotarılan ilacı bünye reddediyor artık. Arada sırada akıllarına gelip, takipçilerine “Kemalistleşmeyin ha” sopasını sallamaları boşa değil.

***

Buraya kadar her şey yolunda gibi ama değil. Bu meret şişede durduğu gibi durmuyor çünkü. Tüm bu eksen değişiklikleri ciddi bir sorgulamanın, özeleştirinin değil, politik zeminde dönemsel olarak değişen modalar ve karşı-modaların ürünü olduğu için bir uçtan bir uca, kontrolsüz şekilde savrulanlara sık sık rastlanıyor. Tıpkı arkadaşım E. gibi.

Sonuçta bu hengâmede, bizi biz yapan bazı temel değerlerle barışırken diğerlerini kaybediyoruz. Bu genel tabloda sosyalist siyaset ve sözü gittikçe silikleşirken, mevzu kimilerince, Ertem Eğilmez aile komedisi tadında yaşanan bir Eski Türkiye’ye duyulan özleme kadar indirgeniyor.  Örneğin, sanırım unutuyoruz, bizim o Eski Türkiye’ye temel itirazlarımızdan birisi “imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kütle” olduğu efsanesine değil miydi? Bizim Aile’yi tam da bu efsaneyi tuzla buz edecek Yaşar Usta’ların her zaman var olacağını hatırlattığı için sevmemiş miydik? Oysa bugün ideal kitle algımızda 1 Mayıs Marşı söyleyen işçilerin yerini İzmir Marşı söyleyen Beşiktaş tribünleri alıyor.

Düşünüyorum da, politika alanından çekilince, kitlelerden uzaklaşınca bizi hakikaten farklı kılan ancak günde 24 saat “Kemalizm! Kemalizm!” diye sayıklamamız mı kalmıştı yoksa? Ne olur söyleyin, biz böyle yaparsak arkadaşım E. ne yapsın?

17 YORUM

  1. teoride mantıksız diyemeyiz ancak eylem diye de bir şey var herkes bir kafadan konuşursa önceliklerimize göre birleşemezsek nasıl kazanım alınacak buna göre yol gösterecek bir şey ile tamamlasaydınız keşke. o samimiyetle eleştiri getirdiğiniz 5 yıllık dönemin en içten eleştirisinde bile bu eksikti. halbuki konuyu eyleme dökünce taşlar yerine tek tek oturuyordu. ideolojik temelli ayrışmaları politik duruşlar ve eylemler üzerinden de değerlendirirsek daha sağlıklı bir yorum getirmiş oluruz. belki de bunu bildiğiniz için kaçak güreşip ideolojik temelli yorumlardan vazgeçmiyorsunuz. kemalistlerin ne yaptığını anlatmışsınız bir de onların karşısında kimler olduğunu onların nasıl tırmandığını yazsaydınız ? onlar tam da bu çatlaktan sızarak yer buldular. 60 sonrası yönelim uluslararası politika temelli yani emperyalizm karşıtıydı. yine öyle bir yönelim üzerine şekilleniyor. bunun kimsenin babasının hayrına olmadığı da ortadayken böyle bir ayrışmayı taraflardan hangisinin temeline oturtacaksınız ? ulusalcı hareketin katıksız savunucusu değilim ama haksızlık edip yersiz küçümsediğinizi düşünüyorum. trump’ın esad ile ilgili kimyasal silah açıklaması yaptığı şu dönemde suriye ile birlikte artık her şeyin ortaya saçıldığını görüyoruz türkiye burada köprüden önceki son çıkıştan dönmüş, şamda namaz kılmak gibi ucube hedeflerden vazgeçmiş, burada bir çaba var burada bir eylem var sayfalarca tartışmasının yapılacağı bir dönemde nasıl iki burun kıvırır tavırla bunu geçiştirirsiniz ? böylesine yönelimden yoksun tutarsız eleştiri bütünlerinizin kazanımları da ortada duruyor çünkü eleştiriyi siz yapıyorsunuz STRATEJİYİ bir iki kişi oluşturuyor. sonuç ise kendinden emin bir şekilde değil oldu bittiye getirilerek gerçekleşiyor. o stratejinin türkiyede açtığı yaralar hala taptaze. insanlar kemalizme yönelmiyor strateji oluşturup hareket ortaya koymak istiyor hareketten caydırıcı bireyci yorumlar artık karın doyurmuyor buna göre havada duran değil amacı olan yorumlar yapıp mevzuyu açıklığa kavuşturmak lazım artık insanlar sızlanma değil karar verip eylem yapmak, sonuç almak istiyor. madem bir kıyaslama yapılacak o vakit sovyetler birliğindeki uygulamalarla cumhuriyet dönemi uygulamalarını karşılaştırıp sonuç üretelim ? sovyetler birliğinin de yürümeyen ağır aksak giden uygulamaları oldu tıpkı kemalizm gibi… mesela anadilde eğitim diyelim türki cumhuriyetlere baktığımızda sovyetlerdeki bu uygulama ne kadar bağlayıcı olmuş olmamış bizde nasıl olabilir bunun araştırmasını yapalım. hareketin karizmatik liderler üzerinden değil kendini yenileyen daima aynı dirayetle kalabilen bir şekilde ilerlemesini nasıl yapabiliriz diye karşılaştırma yapalım ? ancak ancak böyle bir söylem geliştirmeyip, bir taraf bizim için ay gibi olursa aya göre yolunu belirleyen sinek gibi tavana çarpa çarpa yok oluruz…

  2. Babam Eğitim-İş (1991) Çankırı kurucu il bşk. CHP’li, SHP’li, sosyal demokrat, atatürkçü bir öğretmen… Bende 90 doğumluyum. Babam her zaman Kürtçüler’e ve liboşlara gerizekalı dedi durdu, ve hep haklı çıktı. 11 Eylül olunca da eyvah dedi mesela… Bende 28 Şubat’ta Zülfü’nün Hipodrom konserine gittim, lisede arkadaşlarıma o Fetoş’a gitmeyin dedim, dedim de dedim… Bi faydasını da görmedim. Kendimi üzdüm sadece… BETER OLSUN HEPSİ, HEPİNİZ! ATATÜRK KADAR HERKESİN BAŞINA TAŞ DÜŞSÜN! 99’da Eğitim-Sen’in üye sayısı 250 bin idi, bugün küçücük çocukları tarikat yurtlarında yakıyorlar… Abim aile hekimi olmasa geçinemeyiz… Hangi beyaz Türkler… Kürtler’e de acımıyorum. Köy Enstitülü öğretmen onlar için mücadele etti de, ağa marabası, kapı iti olup hırladılar… Nankörler der babam… Tayyip bunlar zerdüşttt dedi de güldüm 😛 İstanbul’a Tayyip, Angara’ma Melih… HEPİNİZ BETER OLUN!

  3. Ha bu arada, Aleviyim… Madımak’ta, yak lan yak! diye coşa gelirlerken, Rıfat Ilgaz kalp krizi geçirdi. Anneden dedem, biz artık Sivaslı değiliz dedi! Daha dünkü olay! Erbakan Hoca, kanlı mı kansız mı, kadayıfın altı zart zurt demedi mi? Paranoyak laikçi teyze he mi? TAYYİP SÜREKLİ TRAMVAY DEMEDİ Mİ? VE NE DEMOKRASİSİ YAAA! SİZ KOMÜNİST REJİM DERDİNDE DEĞİL MİYDİNİZ? İdeolojik okumam da tarih bilgim de iyidir şükür… BOP Eşbaşkanı’nı da, imamlarını da hiiiiiiiiç sevmedim… Abim yobaz bir yere atandı, ilk atama, Ramazan, sokakta kola içtim, ters ters baktılar… Abim keserler salak mısın dedi de kendime geldim… İstanbul’dakiler, Cihangir sahtekarları lay lay yaparken, abim acil serviste b_ temizliyodu… Hüseyin Çelik öğretmenler!!!!, Recep Akdağ doktorlar!!! dedi, hamdolsun, işçi ve beyaz yaka zaaaaten kalmadı… Küçük dayım, Ankara Hukuk sonrası, 9 dalda KPSS TR 1.si oldu, 3 kere de kurum sınavında 1. oldu, bi zahmet utandı aldılar…. Bana da, salaklık etme zaten almicaklar dedikleri için hayalim Mülkiye’ye gitmedim… Yine bir ramazan, iki öküz taksici iftara yetişicez diye birbirine çarpıyor, biri kaldırıma fırlıyor, babamın ayağını eziyor… Benim lise dönemim AK Türkiye’de gaaaaayet zor geçti vallaaaa… HİÇ SEVMEDİM… NEYİMİZ VARSA SEVDİĞİMİZ YOK ETTİLER… O LİBOŞ YETMEZ AMA EVET TAKIMI BİN BETER OLSUN… BİZ ÇEKİYORUZ, ONLAR BİN KERE ÇEKSİN… GÜÜÜÜÜYAAA KANAAAT ÖNDERİ YA HEPSİ… PKKLI haberlerini hatırlar mısınız mesela? SÜNNETSİZ… YADA 6 7 EYLÜL? GAVUR YANİ 😉 YAAANİ OLAY HEP DİN İDİ BU COĞRAFYADA… ÜLKÜCÜLER ÇOK MU MİLLİYETÇİ… ÇOK MU BİLİRLER HRİSTİYAN GAGAVUZ TÜRKLERİ VS… ULUS ÇÖZÜLDÜ, HALK ÇÖZÜLDÜ, MEDENİYETLER ÇATIŞMASI MODU TAKILIYORUZ… TİCARET BURJUVAZİSİNDEN ÖTE GEÇMEMİŞ KEKO ÜLKEMDE, ALEVİ’YE ZÜLFİKAR, SÜNNİYE TÜRBAN… TEK DERDİMİZ 2 METRE BEZ! GERİCİ, GERİCİYİ YİYOR, BENDE GÜLEREK İZLİYORUM…

  4. Ha bu arada demokrasinin en basit kuralı, seçimde adalet değil mi? Yüzde 10 seçim barajını bir kere konuşmadılar, güüüüüüüyaaa en ileri, en has ileri demokrasi ülkesi… Siyasi partiler yasası yada? Haaa bu arada, meşhur 141-142… Menderes, cebren kısmını kaldırdı… Vatan Cephesi vs de kurduydu… Güya demokrat ya.. Bu ülkede parti içi demokrasi de iyi kötü CHP’de oldu… İsmet Paşa gibi bir tarihi devirdi adamlar… SİZ NE HALT ETTİNİZ ÇEN ÇEN? TÜRKAN SAYLAN, CÜZZAMI BİTİRDİ… SİZ NE ÜRETTİNİZ?

  5. Elalemin radikal solcusu, insan sağlığı diye çıldırır, bizimkiler bizi kanser etti! Aman, sizleri de biliyoruz… Siz bu kafalarla, anca binde 0 virgül bilmem kaç… Biz ne Dev Yolcular gördük, ne oldular… Nazım’da niye Kürtler yok diyeni bile duydum… Komünist olduğu için? Kemal, burjuvayı yeterince tepeleyemedi diyecek adam, burjuvanın tepelemesi gereken feodale mi laf edecek? Yada Fidel’e küfreden Kürtçüler… Bu pilav çok su kaldırır… BİN BETER OLSUN HEPİSİ… GÖZÜMDEN DÜŞEN DÜŞENE BU SÜREÇTE…

  6. Atatürk, hanedanı cebine harçlık koyup yolladığı, katletmediği için, ılımlı, devrimi yumuşak mı, -Romanovlar kurşuna dizilmişti- zalim mi…Çok güzel saçmalattılar milleti, hiç bir muhakeme yeteneği yok… Bende savcı olacak adamdım da, muteber savcımız Zekeriya Öz vs… ERGÜN AYBARS HOCAMIZ’ın İSTİKLAL MAHKEMELERİ KİTABINI ÖNERİRİM… 2000 KÜSÜR İDAM SADECE… SADECE 1793 -FRANSIZ TERÖR YILI- O YIL İÇİN 17 BİN RESMİ İDAM… KOMUNİZM, BURJUVAYA ÖLÜM DEĞİL MİYDİ? YOKSA ILIMLI MI? YOKSA FOŞŞİK CEHAPE Mİ? BAYDINIZ!!! HAKKI UYAR HOCAM’IN TEK PARTİ DÖNEMİ VE CUMHURİYET HALK PARTİSİ KİTABINI ÖNERİRİM 😉 İLK GAYRİMÜSLİM VEKİLLER DE 1935’TE GİRDİ MECLİSE, CİHANGİR BİLMEZ 😉 YOKSA, İLLİMÜNATİYE ÜLKEYİ Mİ SATTILAR :p PUAHAHAHA :p SAÇMALANACAK KONU ÇOK… VE ŞU KÜRTLER, ALEVİLER ZART, ZURT… RADİKAL DEMOKRASİ BAYDI… HANGİ KÜRTLER… MARABA MI, AĞA MI… HAAA BU ARADA LENİN’İN, KEMAL’İN ÜLKESİ BİR AVUÇ KÜÇÜK BURJUVA VE YÜZDE 90 KÖYLÜ, NEYİN KOMÜNİZMİ, ADAMLARA SAYGILI OLUN DEDİĞİNİ HATIRLATIRIM… CUMHURİYETİN 10. YILI’NI KUTLARKEN, DEMOKRASİNİN İCABI OLARAK ELBET PARTİLER OLACAKTIR DEDİĞİNİ DE ATATÜRK’ÜN… TROÇKİ’NİN KEMALİST İSTANBUL’DA İKAMET ETTİĞİNİ YADA… TURGUT ÖZAKMAN – VAHDETTİN, MİLLİ MÜCADELE, YALANLAR YUTTURMACALAR KİTABI, SİNA AKŞİN’İN TÜM KİTAPLARI, ATATÜRK – MEDENİ BİLGİLER GÜZEL KİTAPLAR… ATATÜRK ROBESPİERRE, DANTON KIVAMLI AMA DAHA İNSANCIL OLANI… HAKKI UYAR HOCAM CHP VE RADİKALLER KONGRELERİ’Nİ DE YAZAR… NAZİ VE FAŞİST REJİMLER YÜKSELİRKEN, CHP, BUGÜNKÜ ÖLÇÜLERDE SOSYAL LİBERAL – SOSYAL DEMOKRATLARLA TAKILDI… MAHMUT ESAT BOZKURT -IRKÇI SANARLAR- KOMÜNİZM ÖYLE GÜZEL ÜTOPYA Kİ, İMKANSIZ DİYOR… BU ŞEREFSİZ GÜRÜHUYLA, NE ANAMIZ NE BACIMIZ KALDI, BOZKURT VARİ NEYİN KOMÜNİZMİ AMAAAN NOKTASINDAYIM… ANTİ KOMÜNİZM BAŞKA BİR OLAY… VE LİBOŞ TAKIMI ÇOK SEVER YA ABD, BİZ DE NATO ÜYESİYİZ HATIRLATIRIM… KISACA ATATÜRK SOSYAL DEMOKRATIMSI… VE AHMET İNSEL LİBOŞUNUN NİHAYET İTİRAF ETTİĞİ GİBİ, AVRUPA SOSYAL DEMOKRASİSİ ULUS-DEVLET ÜZERİNDEN YÜKSELDİ… TÜRK ULUSU’NUN FERDİ OLMAK IRKÇILIK DEĞİL… RECEP PEKER -YİNE IRKÇI SANARLAR- ÇERKES, LAZ, KÜRTÇÜLÜK POMPALIYOLAR AMA, ONLAR BİZİM ÖZ VATANDAŞIMIZ, TÜRK ULUSUNDANIM DEDİKÇE BİZ ONLARI AYRI SAYMAYIZ DER… AMA GAVURRRRRR DİYECEK FESLİ KADİR DAHA SEVİMLİ DEMİ :p TÜRKİYE BİTİRİLDİ… YARIM AKILLILARCA BİTİRİLDİ… ATAYİZ, YAHUDİ, MASON… TANRI TANIMAZ BİR ATEİST, MUSEVİ DİNİNE NASI İNANIR? SALAKLIK, IQ MESELESİ VAR ÜLKENİN… BENİM KÜRTÇÜLER’E KIZMAM DA -ERDAL İNÖNÜ MECLİSE SOKTU ONLARI- BİZİ SATMALARINDAN…. NİHAL ATSIZ DEĞİLİM HERALDE… HA BU ARADA ŞEYH SAİT, BİR TÜRK ÖLDÜRMEK, 70 GAVUR ÖLDÜRMEKTEN EVLADIR DİYOR… SEVGİ PITIRCIĞI DİYEMEM HERALDE… DEDİĞİM GİBİ KÜRTLER… HANGİ KÜRTLER… DEVLETİN KÜRDÜ MÜ YOKSA :p ÜLKENİN SALAKLIĞI BAYIYOR…. DEVLETİN ADAMI LAFINA DA SİNİR OLUYORUM AYRICA… KEŞKE ŞU ÜLKEDE TUTARLI, SAYGIN, HESAP SORULABİLİR DEVLET ADAMLARI OLSAYDI… ATATÜRK’E ÇATIR ÇATIR HESAP SORULDU BU ÜLKEDE… MECLİSİ FESİH YETKİSİ VERİLMEDİ. HOŞ 1 MAYIS’DA O ARADA KAYNADI İLK, TAKRİR-İ SÜKUN YÜZÜNDEN… GERİCİ ŞEREFSİZLER RAHAT DURMUYO Kİ! AHA BIRAKTIK… IŞİD BİR KAÇ ÖFKELİ GENÇ, OYUN OYNUYO… VALLAAAA ÜLKE BAYIYO…

  7. STALİN VE MALUM ZAT DİKTATÖR DEĞİL, ATATÜRK DİKTATÖR… NASI Bİ ALGI YÖNETİMİ YAAA BU… TÜRKAN SAYLAN YAZIK OLACAK BU ÇOCUKLARA DEDİ, KÖTÜ OLDU… TOPLASINLAR… ACIMIYORUM… EMEK HIRSIZLARI. SORU HIRSIZLARI… ERDOĞAN’A DİYECEĞİM BİR VATANDAŞ OLARAK, NE İSTEDİLER DE VERMEDİNİZ DEMEK… KULAĞIMDA UĞUR MUMCU’NUN SESİ, ATATÜRK’Ü BIRAK DA, ÖZALGİLLER’İN YOLSUZLUKLARINA LAF ET, ÇAKMA ENTEL :p CEM TOKER BİLE ARTIK LİBOŞ DİYO YAAA :p BÖYLE BİR ÜLKEDEYİZ :p HAAA, MESS BAŞKANI VE MSP İZMİR ADAYI TURGUT ÖZAL, DARBEDE SORGULANMAYAN, HATTA BAŞBAKAN YRD YAPILAN, ÖDÜLLENDİRİLEN ADAM :p 2010 REFERANDUMUNDA ULAN DARBENİN ÇOCUKLARI BUNLAR, BUNLAR MI YARGILAYACAK DARBEYİ DE DEMİŞTİK, YİNE DİNLETEMEMİŞTİK… ÇEKİN ABİCİM… HİİİİİİİİİİÇ KİMSEYE ARTIK ACIMIYORUM…

  8. DERSİM OLAYI DA -KOMİNTERN OLUMLAR GERÇİ- YAKALANDIĞINDA APO’NUN BELİRTTİĞİ GİBİ, GERİCİ-FEODAL BİR İSYAN… HAAAA -KATLİ VACİP KAFASI- BİZ DEVRİM YAPTIK DEMEKLE BİRDEN DEVRİM OLMUYOR… SÜNNİ EGEMEN KAFA -BAYAR, ÇAKMAK VS- DOZUNU ABARTTI O İŞİN… BEN ALEVİYİM, DERSİM’İ DOĞRU-TUTARLI OKUYORUM… TAYYİP BEY’İN İSTEDİĞİ GİBİ, KİNDAR NESİL DEĞİLİM… DERSİM GEYİĞİ SÜRECİNDE DE, GANDİ’YE SORMAK NE ALAKA DA DEDİK, ULAN YENİ IRAK’TA 3 MİLYON İNSAN ÖLDÜ, 1930LAR SİZ MANYAK MISINIZ, GENÇ İŞSİZLİĞİ KONUŞUN MESELA DA ÇOK DEDİK DE, YİNE YEMEDİ… KEMALİSTLER BU ÜLKEDE NE DESE DİNLENMEZ… VE STOKHOLM SENDROMLU BİLE DEDİLER UTANMADAN BİZE… HALBUKİ FRANSA’DA DA OLSAM DANTONCU VS OLURDUM… FAZIL SAY’IN DEDİĞİ GİBİ BİZ ŞU YILLARIN ŞOKUNU DAHA ATLATAMADIK, AHMET ALTAN VS DÜŞÜNECEK HALDE DEĞİLİZ…

  9. Devletçiiiiiii olayı da, -sosyal demokrasinin sosyal devleti, yada 6 ok devletçiliği- idi… Hamdolsun devletçiiiii olayı sayesinde bu da bitti… Elitlere (!) inat, kaçAK saraylarda 50 bin kişilik düğün de yaptık, Özal köprüyü satarım deyince sattırmayan dinazor Necdet Calp’ı da aştık… Kol gibi kazıklar da girdi… Planlamayı da terkettik… Demirel, GAP’ı gaptırmam diyodu, GAP’ı unuttuk, derdimiz sadece türban… Başörtülü bacım Ortadoğu’da IŞİD mode on dinini yaşarken, önce ekmekler bozuldu, tarım bitti, angus getirdik… Milletin a_ koyanın adını ilahiyata verdiler, İSTEMEZÜKÇÜLER dediler… Sn. Ecevit, kıymetli hemşehrilerim dedi, pis elitler oldu, ananı da al git lan! dedi vay halkın adamı oldu… Camiler kışlamız, minareler süngümüz dedi, yok yok biz niyet okuduk… Osmanlı’dan beri şeriat isterik, din iman elden getti olayı olmadı sanki… 31 Mart olmadı sanki… Hadi Dersim Tek Parti dönemi bla bla bla… Maraş, Çorum, Sivas, 6-7 Eylül? 27 Mayıs 6-7 Eylül’ü yargıladığı için mi kötü? Yoksa illüminati mi Menderes’i indirdi? Millet neyin kafasında yaaaa…. MARKS AMCAM ÇOK GÜZEL SÖYLER, TÜRKİYE İÇİN EN GÜZEL SÖZÜ, DİN KİTLELERİN AFYONUDUR! ATATÜRK 1903’TE NOT DEFTERİNE ÖNCE SOSYALİST OLMALI, MADDEYİ ANLAMALI YAZDI, AMA 20SİNDE KOMÜNİST OLMAYANIN KALBİ, 40INDA HALA KOMÜNİST KALANIN AKLI YOKTUR DİYEN BERNARD SHAW GİBİ DE KOMÜNİST OLMADI ORTA YAŞLARINDA. KEMALİST BİR SOSYAL DEMOKRASİDE UZLAŞILMASI GEREK BU ÜLKEDE… HAAAA 6. FİLO’YA KARŞI İSLAMCILAR NAMAZ KILMIŞTI… ALLAH İÇİN ÖLDÜR DİYE KOMİNİSTLERE DALMIŞLARDI… BİZİM RADİKAL SOL VE GAYRİMÜSLİMLERDE STOKHOLM SENDROMU MU VAR HEP MERAK ETMİŞİMDİR… FERHAN ŞENSOY ÜÇ KURŞUNLUK OPERA TAVSİYE EDİLİR 😉 ATATÜRK ÇOĞU GİBİ DALLAMA DEĞİLDİ 😉 VE ELİTLER OLAYI… SOVYET RUSYA’DA KOMİNİST ELİTLER YOK MUYDU? VALLAAAA BAYDI BAĞZI ŞEYLER… AHMET TANER KIŞLALI HOCAMIZ’IN KİTAPLARINI EZBERLEMEK LAZIM BU ÜLKEDE… EVLADIM, OKU ADAM OL DİYEN İYİ NİYETLİ SOSYAL DEMOKRAT AMCA, PKK İÇİN -KÜRT IRKÇILIĞI- DAĞA ÇIKMADI DİYE YADIRGAYAMAZSINIZ… HAAA AYRICA MALUM KİŞİ DE HİKMETYAR’IN DİZİNİN DİBİNDEYDİ… KERİZ FENERİ YADA… YADA JET FADIL… YİNE Mİ DOLANDIRILDINIZ DESEM… YOK YAAAA SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR ÜLKEDE…. SANAYİ ÜRETİMİ OLMAYAN -TÜBİTAK BAŞINDA HAYVANAT BAHÇESİ MÜDÜRÜ, ABİM ÜFFFF DİYE GELİYOR EVE MESELA, KİMDE ŞEVK VAR- ÜLKEDE, TURİZMDE BİTTİ… DELİ Mİ KOVALIYOR, İTALYA SAHİLLERİ DE VAR MESELA… NİYE GELSİN ADAMLAR… HEP BİRLİKTE ÇEKİYORUZ… FRANSIZ 3. CUMHURİYETİ DİYE ÇIKTIK YOLA, -BENİM VE TAHMİNİM ATATÜRK’ÜN DE GÖNLÜNDEKİ- NORVEÇ DEĞİL, BAYAR AKLI KÜÇÜK AMERİKA’YA YÖNELDİK, NİHAYET VAHHABİ OLDUK…. AY YOKSA MEZHEPÇİLİK Mİ YAPIYORUM, ÖLDÜKTEN SONRA KARINIZLA İLK 6 SAAT SEKS HELAL DİYEN ADAMLARI EZDİM Mİ ACABA… UĞUR MUMCU’NUN 40LARIN CADI KAZANI KİTABINI ÖNERİRİM… BİR YANDA HİTLER, BİR YANDA STALİN, SESSİZLİK YURDU GARİP MEMLEKETİM, GAZ YOK DİYE PALTO İLE OTURAN İNÖNÜ… HER AN HAZIR TUTULAN ORDU… BAĞZI ŞEYLER HİÇ KOLAY DEĞİL… TEK ÜRETİMİ IŞİD OLANLAR, HERŞEYİ ÇOK KOLAY HARCIYOR… 1923 – 1938 OSMANLI BORÇLARI DA ÖDENİRKEN, ORT YÜZDE 7.5 BÜYÜME YILDA, HALA BU ORAN TUTTURULAMADI… TABİ RANT BİZE DÜŞMÜYO AK TÜRKİYE’DE DE… O ARA DÜŞME İHTİMALİ VARDI…

  10. HAAAAA BU ARADA DİNCİLER DARBE YAPTI BU ÜLKEDE :p 15 TEMMUZ’DA KIZILAY’DA MECLİSİN YAKININDA İDİM, EVE ZOR ATTIM KENDİMİ… EVİMİN YAKININA BOMBA DA ATTILAR… GÖZÜ DÖNMÜŞ SAPIK MEHDİ BOZUNTUSUNUN MANYAKLARI… BEN ŞİKAYETÇİYİM VALLAAAA… HİÇ BİR KUVVET AKLAYAMAZ GÖZÜMDE BİŞİLERİ… ÇOĞUNLUK AKP’DE TABİ DE, RAHMETLİ UĞUR MUMCU’NUN DEDİĞİ GİBİ TARİKAT-TİCARET-SİYASET… ÇIKAR KOKUSU… UĞUR MUMCU’NUN CENAZESİ NE KALABALIKTI DİMİ… ŞİMDİ KİMSE, KİMSE İÇİN SOKAĞA ÇIKMIYO DİMİ… AZ DÜŞÜNÜN BENCE, NİYE… AHMET ALTAN’IN ASKERLERİYİZ Mİ DİYEYDİM :p TÜRKİYE SOLU’NU YOK EDEN YÜZ KARALARI… SAMİMİYET KALMADI…

  11. Atatürk, Sofya’da ataşe iken, savaş yaklaşıyor, ve girmeyelim diyor, Enver’e dinletemiyor… Şimdiki asker kaçakları gibi de görevden kaçmıyor heralde, görev veriyolar yapıyor, memleket savunuyor… Sofya ataşemiliteri iken, Almanlar’a güvenmeyin, savaşa girmeyin diyor. Yine aynı şekilde, Sofya’da bir cafede, bir köylüye rastlıyor, köylüyü almak istemiyolar -nezih mekan- köylü Bulgaristan benim tüfeğimle korunuyor, benim vergimle yaşıyor, verin çayımı pastamı, alın parasını diyor, Atatürk de görüyor gülümsüyor, helal diyor 😉 ABİCİM, ÖZAL DÖNEMİ BÜYÜK MADENCİ YÜRÜYÜŞÜ GİBİ Bİ DURUM MU VAR DA, HELAL DİYELİM? IŞİD’E Mİ HELAL DİYELİM? ELİTİSTLİK BUYSA, BU YAŞTAN EDİNMEK ZORUNDA KALDIM VALLAAAA… HAAA FİKRET KIZILOK – BİR DEVRİMCİNİN GÜNCESİ 😉 14ÜMDE DİNLEDİM ÇOK SEVDİM 😉 RAHMETLİNİN WHY HİGH ONE WHY, ALATURKA LİBERAL, ENTELLEKTÜEL, ÇOOOKÇA GÜZEL ŞARKISI VAR :p ÖNERİRİM 😉

  12. Zafer Toprak’ın Dersim üzerine kitapları güzeldir. Uğur Mumcu HDF konuşması var youtube’da… Sn. Sosyal Demokrat Şansölye Adayı’nın da söylediği gibi, Alman şirketleri önce Saddam’a sarin gazi sattılar, sonrada korunmak için (Halepçe) gaz maskeleri! Fidel zaten yankeenin petrol bekçisi der… APO alayından akıllı… Bırakın o Cihangir tayfasını Kemalistler’le konuşun diyor…Ama Kürtçüler, Türkiye ilericiliği ile köprüleri o kadar fena attı ki… Ve o kadar saçmalandı ki… Afet İnan kafatası incelemiş… Vaaaaaaay… Benim başörtülü bacımanın bi başka versiyonu… Bu saçmalıklar yerine organ bağışı yapılsa mesela? 300 metrede bir cami, ne halta yarıyor? EŞŞEK GİBİ İMAM HATİP’E GİDECEKSİNİZ ÜLKESİ! ATATÜRK, AKLI HÜR, İRFANI HÜR, VİCDANI HÜR DEMİŞ… KOMİNİST SOLDAN, MERKEZ SAĞA KADAR YOLU VAR DEMEKTİR BUNUN 😉

  13. Ha ayrıca, ben Nihal Atsız değilim. Bu ülkede her eleştiriyi kimlikle algılayan saçma bir kafa oluştu. Kürdüm diye mi laf ediyosun, Müslümanım diye mi laf ediyosun vs… Abicim, klasik Kürtler vali de oldu şu da bu da geyiği değil, onların kendini tanımladığı şekildeki Kürtler’i yani Kürtçüleri de meclise Erdal İnönü taşıdı. Onlar naaptı? Bizi sattı… Madımak katilleri ile iş tutular. Hep din kardeşiyiz vs… Abim Gazi’de okurken -Gazi Ovası Bozkurt Yuvası- benim okuduğum özel ünide olaylar çok farklıydı… Kürtçüler ve İslamcılar aaaaahhh bu Müslümanlar ne çekti tripliydi… TKP ile Kürtçüler atışıyordu… Kürtçü ve dinci faşistler gelmesin diye de, sosyal demokratlar ülkücü öğrencilere yatıyordu öğrenci temsilciliği seçimlerinde… Ülkücüler de abim zamanından farklıyfdı, niye oruç tutmuyon devrini aşmışlardı.. Abi Soğuk Savaş çok yıpratmış, alttarafı alkol ne yani vs diyen çok ülkücü tanıdım… Enteresan devirlerdi vessalam…

  14. Bülent Ecevit, koruculuk kaldırılacak dedi 97’de… Demirel-İnönü ortaklığı Kürt realitesini tanıyoruz dedi. Ama 93’te 33 asker de öldürüldü mesela… Kimin eli kimin cebinde belli değil… Bir solcu niye faşist olsun durduk yere… Ama, Kürtçü ve İslamcı faşistlere hiç mi laf edilmicek? Ülkücüler Soğuk Savaş saçmalatmış derken, İslamofaşistler ile takılan Kürtçüler -şimdi ortada kaldılar- terörü azdırdı. Ve hep Türk Sorunu çıkaracaksınız dedim, dinlemediler.. Neyse ne, bildiğim tek şey, dinci yobazlık ve etnikçi faşizmin hiç bir türünü sevmediğim… Ütopyamdaki Türkiye’de, merkez soldaki CHP çok daha büyük, AKP yok, MHP ve HDP marjinal, LDP -liberal demokrasi özlemliyiz, ama ana akım liberal partimiz yok- ve TKP -kitlesel sosyalist sol olmadan hangi demokrasi- barajı aşabiliyor, merkez sağ da dincilerden arınmış bir şekilde geri dirilmiş… Demirel bunu yaptı aslında… Soğuk Savaş’ın keskin dinci ve sol karşıtı söylemini yumuşattı 90larda… Zamanında sürekli açtığı imam hatiplerin baş belası olduğunu gördü ve İran’a gitsinler dedi… Aaaaah aaah Türkiye…

  15. Tanrı dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar MÜSLÜMAN, kanımız aksa da, zafer İSLAM’ın vs vs vs… Ben bunun neyini beğeneyim? Çok sevgi pıtırcığı cidden… Ve tabii terör… 13 Eylül günü -kitle psikolojisi malesef- insanlar ohhh kurtulduk dediler… Uğur Mumcu’nun dediği gibi, o kör kıyamette, terör bezdirdi ve kimin ne söylediği güme gitti… Eylül rejimi sözde güvenlik getirdi. TÜSİAD grevlerden ve neoliberalizme hala geçmemekten şikayetçiydi, sıradan insan terörden… Güvenlik ve sükun bir ihtiyaç olmasa, en basit örnekle, barların kapısında bodyguard olmazdı… CHP Eylül rejiminde çok bedel ödedi. Kapandı… 27 Mayıs ile sol fışkırırken, 12 Eylül solu ezdi geçti. Ve şu ülkede, ne tezat, işçilere sosyal haklarını veren CHP -1961 Çalışma Bakanı Ecevit- eleştirilir de, bu elbise bol geldi diyen Demirel eleştirilmez. Özal’ın Demirel’in müsteşarı olduğu söylenmez vs… Ve artı komünizm kuracakken, cici demokrasi, filipin demokrasisi derken, en hızlı demokrat olmak vs… BEN HAYATTA EN ÇOK, ÇOK HIZLI ATAN TUTANLARDAN KORKARIM… ZİYAAAAAAAA!!! Ve Türkiye’de, -insan kalitesi- Bakan Bey şu dava ile çok ilgili durumları çok oldu da, Bakan Bey tüm HSYK’yı atasın, vesayet! saçmalıktı… Yargı tamamen siyasallaştı… Falan siyasetçinin iş takipçiliği yapmasıyla, tüm yargının siyasete bağlı olması…O YETMEZ AMA EVETÇİLERİ VAR YA! Şimdi de, tüm ülke Tek Adam’a bağlanıyor… HAYIRLISI…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

24,815BeğenenlerBeğen
17,090TakipçilerTakip Et
1,360AboneAbone Ol