Ali…


Bu coğrafyada Ali olmak önemlidir. “Ali’yi sevmekse” diye başlayan şuursuz cümleler hiç azaltmaz bu önemi. Şah-ı Merdan Ali, 661’de zehirli bir kılıç darbesiyle vurulduğu günden bu yana eziyet ve zulüm gören Aleviler kadar onlarla yüzyıllardır bir arada yaşayan Anadolu insanı da sever Ali’yi, sahiplenir. Bu yüzden Alevi olmayan halkın da çoktur Ali oğlu.

Nice Ali geçmiştir bu topraklardan; hakikat kapısını açtığı için yok edilen, inancından dönmesi için zulmedilen nice Ali’ye çok ağıtlar yakılmıştır. Hain pusularda, vicdana kapısı kapalı zindanlarda, darağacında ölen öyle çok Ali’miz vardır ki, ağıtlarımız art arda dizilse arşa varır.

Bir Ali’yi daha verdik sonsuzluğa. Güzel bakışlı, güzel yürekli Ali İsmail de ayrıldı bu dünyadan.

Savunmasız bir delikanlıyı vura vura öldürecek kadar gözü dönmüş katillerin emri büyük yerden aldıklarını bilemedi Ali. İfadesinde “Sopalarla vurdular, neden vurdular bilmiyorum” dedi. Sonra götürüldüğü hastanede karşısına çıkan doktorun da, kılık değiştirmiş Yezid olduğunu bilemedi Ali.

Kerbela’da İmam Hüseyin ve müritlerini aç susuz bırakarak zulmeden, sonra da hepsini kılıçtan geçiren Yezid bin Muaviye, halifelik ve iktidar adına yapılan kötülüklerin en eski temsilcilerinden biriydi. İnsanın insana ettiği kötülüğün simgesi olarak Anadolu’da küfür anlamına geldi onun adı. Çocuklara onun ismi verilmedi 14 asırdır, giderek “zalim” anlamı kazandı. Kötülüğün yeryüzündeki tezahürü Yezid oldu, iyiliğin ise Ali.

Hâlâ Yezid’i aklamaya çalışanlar olsa da, halk kararını verdi. Yezid zalimdir, Ali yiğit. Yezid iktidara tapınır, Ali doğruluğa. Yezid sinsice pusu kurar, Ali
mertçe savaşır.

Şimdi Yezid’in yolundan gidenler ne derse desin, Ali iyiliktir, Ali doğruluktur, Ali kötülüğe isyandır, Ali insanlıktır. Bu yüzden Ali, çocuklarımızın adlarıyla çoğalır. Yezid’in adı ise nefretle tükürülür boşluğa.

Ali İsmail’i unutma. Çünkü onu unutursan iyiliğin adını unutursun…
RED Dergisi, Sayı 82, Eylül 2013

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here