Gazete REDAKP’li Yeliz Abi ve Dingo’nun iktidarı

AKP’li Yeliz Abi ve Dingo’nun iktidarı

Toplumsal yozlaşma, taciz, tecavüz, kadına şiddet, cinayet, gasp, hırsızlık, dolandırıcılık, fuhuş, şantaj, rüşvet, yolsuzluk… AKP iktidarı altında bunların tamamında büyük patlama yaşandı… Neden mi? ‘Cahil cesareti’ dedikleri şey, tarihte hiç görülmedik bir seviyeye yükseldi de ondan…

Sokaktaki lümpen, kendisinin birebir benzerini iktidarda görüyor. Kendileri gibi bir lümpenin siyasi muhataplarına, “Sen kimsin ya?!” diye bağırarak attığı nutukla coşan kalabalıklar mahallelere, sokaklara, evlere dağılıyor. İktidardaki lümpen ağzı, sokakta katlanarak yeniden üretiliyor. Bu iktidar döneminin alametifarikası, sokaktaki lümpenin, bir benzerini iktidarda görerek en yakınındaki kadına, çocuğa, zayıfa, fukaraya saldırma cüretini kendinde bulmasıdır.

Evet, AKP’nin sırrı, sokaktaki cehaleti örgütlemiş olmasıdır. Elbette parti sınıfsal olarak sermayeye hizmet etmektedir ama üzerinde yükseldiği toplumsal zemin, cehaletin egemen olduğu lümpenler ve yine bir çeşit cehaletle bütünleşmiş esnaf kurnazlığıdır.

TAHSİLLİ EŞEKLİK

Cehaletten kastım öğrenim durum değil kesinlikle. Hani bir laf var ya, “Tahsil cehaleti alır, eşeklik baki kalır” diye… Türkiye tam olarak o ‘okumuş eşekler’le doldu.

En kıymetli akademisyenlerin akademi kapısının önüne konduğu, imamların YÖK’e baş edildiği yerde, bilim ‘ilim’e dönüşmekte, ezberledikleri Arapça lafları peş peşe sıralayan ve hurafeler anlatan şarlatanlar ‘ilim adamı’ sıfatına layık görülmektedir. İktidar kadroları arasında da, bırakın edebiyat, felsefe ya da fizikle ilgilenen birilerini bulmayı, doğru düzgün cümle kurup laf edebilen kimse yoktur.

Tayyip Erdoğan’ın, önündeki ‘prompter’ denen alet bozulduğunda ne hallere düştüğünü defalarca müşahede ettik. Bugüne kadar entelektüel tek bir ilgisine rastlamadık. Ekranlardan sürekli bağırmakta, prompterdan hep aynı kalıplarla hazırlanmış konuşmaları yapmaktadır. Onun seviyesi dalga dalga ülkeye yayılmaktadır.

İşte o Tayyip Erdoğan nihayet şoförünü de kendine vekil yapmış, o şoför de karşımıza Meclis’teki AKP’li Yeliz olarak çıkmıştır! (Yeliz, AKP Milletvekili Ahmet Hamdi Çamcı’nın kendisine münasip gördüğü müstear isimdir.) Adam oturduğu koltuğu düşünmektedir; Türkiye’de ısıtmalı/soğutmalı otomobil koltuğu yapılmıyor olmasını CHP’nin kabahati olarak görmekte, ekranlardan abuk sabuk bağırmaktadır. Öyle ya, Tayyip Erdoğan da bizzat sabahtan akşama kadar el aleme “Sen kimsin?!” diye bağırdığına göre, vekilinden atom fiziğiyle uğraşmasını beklemek abesle iştigal olacaktır!

DİNGO VE İKTİDAR

Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı sıfatıyla dolaştığı ülkenin sinema karakteri Recep İvedik, ilim adamı Cübbeli Ahmet, ekonomisti Yiğit Bulut, fikir insanı Rasim Ozan, sermayedarı ırz düşmanı Mehmet Cengiz, milletvekili de Yeliz Abi olur. Bu örnekleri çoğaltabiliriz…

Lenin, zamanında Çarlık parlamentosu Duma’yı domuz ağılına benzetmişti. Bizde domuz ağılı olmasa da, tarihi bir laf olarak ‘Dingonun Ahırı’ mevcuttur ve tepemize çöreklenmiş iktidarın yarattığı insan malzemesine bakarak, pekala Dingonun İktidarı’ndan söz edilebilir. Önüne gelen bu iktidara dahil olabilmektedir. Yeter ki tepeye biat edilsin. Böylelikle lümpenler ve cehalet yukarıya doğru hiyerarşik olarak örgütlenmekte, sömürü ise dizginlerinden boşalmaktadır…

SORUNUN ÇÖZÜMÜ

Bizim açımızdan cehalet sorgulamakla aşılır, ‘öğretim’ ya da ‘terbiye’ ile değil. Hayatı, dünyayı, evreni sorgulayan, ulaştığı sonuçları bilimle, edebiyatla, sanatla yansıtan insanların dünyasını yaratmayı düşleriz. Biz işçilerin, emekçilerin, yoksulların kendilerini özgürce geliştirebileceği ve üretenlerin yöneteceği bir toplumsal sistemi savunuruz… Böylesi bir toplumda esas olan öğrenmenin ve bilimin herkesin erişimine açık olması, kendini geliştiren ve toplumu sağlıklı bir biçimde yönlendirebilecek emekçilerin kendi konseyleri aracılığıyla kendi kaderlerini belirleyebilmesidir.

Esasen bugünün toplumu için de benzer bir söz söylenebilir: Cehaletin kırılması, işçi sınıfının örgütlenebilmesine ve kendini geliştirmesine bağlıdır. Bizim görevimiz bunun araçlarını yaratmak, en azından koşullarını oluşturmaktır. AKP’yi alt etmek sadece ilk adım olarak görülmelidir. Cehaleti ve Dingonun İktidarı’nı parçalamak uzun bir tarihsel mücadeledir…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Salgın vurgunculuğu

90 yaşına kadar günü olan adam 60'ında ölüdüğünde 30 yıl boyunca devletler bu masraflardan kurtulmuş olacak. Edilen kârı hesaplayın! ...

Menzil, köy ve cemaat – 6

Menzil tarikatının hikayesi altıncı bölümle devam ediyor... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN Abdülbaki Erol’un 1993’te başlayan şeyhliğiyle, Menzil cemaati bugün de sürdürdüğü...

Çöküş…

Kapitalizmle birlikte burjuva siyaseti de çöküyor… FİKRET BAŞKAYA “Bu ancak şu anlama gelebilir: Oradan çıkmak için yol yok değil...

Menzil, Köy ve Cemaat -5-

Devleti adım adım ele geçiren tarikatın ibretlik öyküsü... Beşinci bölüm... YUNUS BAKİHAN ÇAMURDAN (Ön not: Yazının ilk beş bölümünün bağlantılarına...

RED Arşiv

RED Sosyal

23,984BeğenenlerBeğen
16,906TakipçilerTakip Et
1,350AboneAbone Ol